Yapay Zekâ Şirketleri Modellerini Eğitmek İçin Milyonlarca Basılı Kitabı Satın Alıyor
Yapay zekâ şirketlerinin eğitim verisi arayışı ikinci el kitap pazarında yeni bir talep oluşturdu. Yapay zekâ eğitimi sürecinde faaliyet gösteren bazı şirketler, 2022 öncesinde yayımlanan yüz binlerce hatta milyonlarca fiziksel kitabı toplu olarak satın alıp dijital ortama aktarıyor. Sürecin en tartışmalı yönünü ise yüksek hızlı tarama işleminin ardından birçok kitabın fiziksel olarak imha edilmesi oluşturuyor.
Eski Basımlar Yapay Zekâ Modelleri İçin Daha Güvenilir Veri Sağlıyor
Dünyanın en büyük kitap veri tabanlarından biri olduğunu belirten ISBNdb, yapay zekâ geliştiricileri için bin ila bir milyon arasında fiziksel kitabın toplu olarak temin edilebildiğini duyurdu. Şirket, kitapları ikinci el pazarlarından, kütüphanelerden, kitapçılardan ile bireysel satıcılardan topladığını aktarıyor.
ISBNdb’ye göre 2022 öncesinde yayımlanan basılı eserler, üretken yapay zekâ içerikleriyle kirlenmemiş veri sunduğu için daha değerli kabul ediliyor. Yapay zekâ modellerinin yeniden yapay zekâ tarafından üretilen metinlerle eğitilmesi, “model çökmesi” olarak bilinen kalite kaybına yol açabiliyor. Doğrudan cevap vermek gerekirse, eski basılı kitaplar yapay zekâ şirketleri için daha temiz eğitim verisi olarak görülüyor.
Alibris ile Biblio gibi ikinci el kitap platformlarında satış yapan satıcılar son aylarda olağan dışı toplu siparişler aldıklarını ifade ediyor. Siparişlerin belirli bir konuya odaklanmaması, farklı dillerde yayımlanmış eserleri kapsaması ile fiyat hassasiyeti göstermemesi, alımların sıradan koleksiyon amaçlı yapılmadığı yönünde değerlendirmelere neden oluyor.
Yabancı dil kitapları satan bazı satıcılar, nisan ayından itibaren satış hacminde belirgin artış yaşandığını belirtiyor. Satıcılar, uzun süredir depolarda bekleyen kitapların satılmasından memnuniyet duyarken nadir eserlerin tarandıktan sonra imha edilmesinin etik açıdan rahatsızlık oluşturduğunu da dile getiriyor.
Anthropic hakkında görülen dava, fiziksel kitapların yapay zekâ eğitiminde nasıl kullanıldığını ortaya koyan önemli örneklerden biri oldu. Dava dosyasındaki belgeler, milyonlarca kitabın satın alındığını, yüksek hızlı tarama yöntemiyle dijital ortama aktarıldığını, ardından fiziksel nüshaların imha edildiğini gösterdi.
ABD Federal Yargıcı William Alsup, dijital kopyaların yalnızca şirket içinde kullanıldığını, fiziksel kitabın dijital sürümle değiştirildiğini belirterek bu uygulamayı “adil kullanım” kapsamında değerlendirdi. Yüksek hızlı yıkıcı tarama yöntemi, kitabın cildinin kesilmesi sayesinde sayfaların otomatik sistemlerde çok daha kısa sürede taranmasına dayanıyor.
ISBNdb, ikinci el pazardan satın alınan kitapların yeniden satılmadığını, eser sahiplerinin ilk satıştan gelir elde ettiğini vurgulayarak uygulamanın telif gelirini doğrudan etkilemediğini savunuyor. Şirket, fiziksel kaynak kullanımını kitap yakma olarak değil kitabın yaşam döngüsünün son aşaması olarak tanımlıyor.
Yapay zekâ sektöründe yüksek kaliteli eğitim verisine duyulan ihtiyaç büyümeyi sürdürürken düşük tirajlı veya nadir eserlerin zaman içinde ortadan kalkabileceği endişesi de güçleniyor. Özellikle dijital arşivlerde bulunmayan basımların imha edilmesi, kültürel mirasın korunması ile yapay zekâ geliştirme süreçleri arasındaki dengeyi önümüzdeki dönemde daha fazla tartışmaya açabilir.









