Haberler

Veri Merkezi Operatörleri için Kapasite Planlaması Giderek Daha Zorlayıcı Hale Geliyor

Küresel çapta artan yapay zekâ yükleri, veri merkezi yöneticilerinin karşı karşıya kaldığı sorunları daha da karmaşık hâle getiriyor. Artan enerji maliyetleri, tedarik zinciri aksaklıkları ve nitelikli iş gücü eksikliği gibi zorluklar, geleceğe dönük kapasite planlamasını daha da güçleştiriyor.

Yapay Zekâ Yükleri, Donanım Altyapısını Zorluyor

Uptime Institute tarafından hazırlanan 15. Küresel Veri Merkezi Araştırması, veri merkezi sektöründe hem büyümenin hem de beraberinde gelen baskının aynı anda yaşandığını ortaya koydu. Rapor, birçok işletmenin yapay zekâ işlemleri için altyapılarını genişletmek zorunda kaldığını gösterdi. Özellikle GPU tabanlı sunucuların ihtiyaç duyduğu yüksek güç gereksinimi, mevcut altyapıları zorlayan en büyük faktörlerden biri hâline geldi.

Araştırmaya göre, veri merkezlerindeki en yüksek raf gücü yoğunluğu çoğunlukla 30 kW seviyesinin altında kalıyor. Her ne kadar bazı tesislerde 100 kW’yi aşan kabinler bulunsa da, 50 kW üzeri yoğunluğa sahip raf oranı yalnızca yüzde 9 seviyesinde. Genel ortalamaya bakıldığında, yoğunluk 2024’teki 6.8 kW seviyesinden 2025’te 7.5 kW’ye çıktı.

Veri merkezi yöneticileri için maliyetler en büyük sorun olmaya devam ediyor. Ancak artık ikinci sıraya kapasite planlaması yerleşmiş durumda. Yöneticilerin önemli bir kısmı, ilerleyen dönemlerde yapay zekâ eğitimi ve çıkarım iş yüklerini veri merkezlerinde barındırmayı planlıyor. Bu da gelecek yıllarda daha fazla enerji ve altyapı gereksinimi anlamına geliyor.

Rapor, kamu bulutlarının büyümesine rağmen kurum içi veri merkezlerinin hâlâ baskın olduğunu ortaya koydu. Kurumsal veri merkezlerinde çalışan iş yükü oranı yüzde 45, kolokasyon tesislerinde ise yüzde 16 seviyesinde. Kamu bulutu ise yalnızca yüzde 11’lik bir paya sahip. Bu durum, yapay zekâ ile artan yüklerin büyük ölçüde kurum içi veri merkezlerini etkileyeceğini gösteriyor.

Rapora göre, veri merkezi kesintileri azalmaya başladı. Özellikle etkili (impactful) kesintilerin oranı düşse de, iyileşme hızında yavaşlama olduğu belirtiliyor. Her iki tesisten biri, son üç yılda en az bir kez kesinti yaşadı. Ancak bu oran geçen yıl yüzde 53 iken, bu yıl yüzde 50’ye geriledi. Ciddi kesinti yaşayanların oranı ise yüzde 3 seviyesinde kaldı. Yani genel olarak veri merkezlerinde istikrar artıyor. Yine de güç altyapısı gibi hayati önemdeki bileşenlerde yaşanabilecek arızalar, operasyonel riskleri tamamen ortadan kaldırmıyor.

Veri merkezi sektöründe personel açığı, kronikleşen bir sorun hâline geldi. Araştırmaya katılanların yüzde 46’sı, açık pozisyonlar için yeterli aday bulamadığını belirtti. Ayrıca yüzde 37’lik bir kesim mevcut personeli elde tutmakta zorlandığını söyledi. Geçmişte teknik personel sıkıntısı öne çıkarken, bu yılki raporda yönetici seviyesindeki personel açığı dikkat çekiyor. Uptime Institute, kıdemli personelin emekliliği ve bu kişilerin bilgi aktarımının yeterince yapılmamasının uzun vadede bilgi kaybına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Veri merkezi operatörlerinin büyük kısmı, yapay zekâ tabanlı sistemlere karşı temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Yüzde 73’lük kesim, eğitimli bir yapay zekâ modelinin sensör verileri üzerinden analiz yapmasını kabul ederken, yalnızca yüzde 14’lük bir grup bu sistemlerin doğrudan yapılandırma değişikliği yapmasına izin vereceğini ifade etti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu