Yapay Zekâ Kullanan Şirketlerin Büyük Çoğunluğu Başarıya Ulaşamıyor
MIT tarafından yayımlanan yeni bir rapor, şirketlerin yapay zekâ kullanımında yaşadığı zorlukları ortaya koydu. Yüksek yatırım rakamlarına rağmen şirketlerin büyük çoğunluğu yapay zekâdan beklediği verimi alamıyor. ABD merkezli araştırmaya göre işletmelerin yalnızca yüzde 5’i yapay zekâyı iş süreçlerine entegre ederek gelirlerini hızla artırabiliyor.
Şirketler Yatırım Yapıyor Ancak Sonuç Almakta Zorlanıyor
2025’in ilk yarısında yapay zekâ girişimleri 44 milyar dolardan fazla yatırım topladı. Bu rakam 2024 yılının tamamında yapılan yatırımlardan daha yüksek oldu. Goldman Sachs’ın tahminine göre yıl sonunda toplam yatırım 200 milyar dolara yaklaşacak. Fakat yatırımların büyük bölümü şirketler için somut bir kazanca dönüşmüyor. Çoğu girişim ve kurum yapay zekâ sistemlerini verimli kullanmakta güçlük yaşıyor.
MIT’nin hazırladığı “The GenAI Divide: State of AI in Business 2025” başlıklı rapor, yapay zekâ kullanımında başarı oranının düşündüğünden çok düşük olduğunu gösterdi. Araştırmada incelenen projelerin yüzde 95’i başarısız oldu. Bu başarısızlığın temel nedeni, yapay zekânın iş dünyasında beklenen üretkenlik artışını sağlayamaması oldu. Çalışmalara göre en gelişmiş yapay zekâ araçları bile gerçek ofis görevlerinin yalnızca yüzde 30’unu yerine getirebildi.
Geçmişte yapılan analizlerde yapay zekânın 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 6 trilyon dolar katkı sağlayacağı öngörülmüştü. Ancak mevcut tablo bu tahminlerin fazlasıyla iyimser olduğunu ortaya koyuyor. Finans sektöründe yapılan hesaplamalar, büyük teknoloji şirketlerinin yıllık gelirlerine ek 600 milyar dolar katkı sağlaması gerektiğini işaret ediyor. Buna karşın bu şirketlerin 2025 yılı için beklenen ek gelirleri yalnızca 35 milyar dolar seviyesinde kalıyor.
Uzmanlar, her yıl beklenen getirilerin sağlanamaması durumunda yatırımcıların baskısının daha da artacağı görüşünde birleşiyor. Yatırımların karşılık bulmaması, yapay zekâ alanında bir balon oluştuğu yorumlarını gündeme taşıyor. Eğer yakın zamanda büyük bir teknolojik sıçrama yaşanmazsa bu balonun patlaması ihtimali, küresel ekonomi için ciddi riskler barındırıyor.









