Visa Yapay Zekâ Destekli Dolandırıcılığa Karşı 2,4 Milyar Dolarlık Hamle Yaptı
Yapay zekâ destekli dolandırıcılık girişimlerinin finans sektöründe hızla artması, Visa’yı önemli bir satın alma kararına yöneltti. Şirket, davranışsal biyometri teknolojileri geliştiren İsrail merkezli BioCatch’i 2,4 milyar dolar nakit karşılığında satın alacağını duyurdu. Düzenleyici onayların ardından tamamlanması beklenen anlaşma, Visa’nın yapay zekâ kaynaklı siber tehditlere karşı güvenlik altyapısını güçlendirmeyi amaçlıyor.
BioCatch Teknolojisi Kullanıcı Davranışlarını Analiz Ederek Kimlik Doğruluyor
BioCatch’i öne çıkaran teknoloji, şirketin geliştirdiği davranışsal biyometri sistemi oluyor. Geleneksel güvenlik çözümleri parola, tek kullanımlık SMS kodu veya cihaz doğrulaması gibi yöntemlere dayanırken BioCatch, kullanıcının dijital davranışlarını gerçek zamanlı olarak analiz ediyor.
Platform, klavyeye basma ritmi, yazı yazma hızı, dokunmatik ekrana uygulanan basınç, ekran kaydırma alışkanlıkları, fare hareketleri ile cihazın tutulma biçimi gibi onlarca farklı davranışsal sinyali değerlendiriyor. Sistem, bu verileri kullanarak işlemi gerçekleştiren kişinin gerçek hesap sahibi mi yoksa hesabı ele geçirmeye çalışan bir saldırgan mı olduğunu yüksek doğruluk oranıyla belirleyebiliyor.
Üretken yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşması, siber suç yöntemlerini de önemli ölçüde değiştirdi. Dolandırıcılar artık yapay zekâ sayesinde daha gerçekçi kimlik avı mesajları hazırlayabiliyor, ses klonlama teknolojileriyle kullanıcıları taklit edebiliyor ve otomatik saldırıları çok daha büyük ölçeklerde gerçekleştirebiliyor.
Ödeme sistemleri, bankalar ile finans kuruluşları açısından en büyük risklerden biri hesap ele geçirme saldırıları olarak görülüyor. Davranışsal biyometri çözümleri ise yalnızca giriş bilgilerini doğrulamak yerine işlem boyunca kullanıcı davranışını izlediği için geleneksel güvenlik katmanlarını tamamlayan yeni nesil koruma yöntemleri arasında yer alıyor.
Visa Katma Değerli Hizmetler Başkanı Andrew Torre, BioCatch teknolojisinin müşterilerin dolandırıcılık girişimlerini ödeme gerçekleşmeden önce tespit edip engelleyebilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Bu yaklaşım, yalnızca şüpheli işlemleri sonradan incelemek yerine riskli davranışları işlem sırasında analiz ederek anlık müdahale edilmesini sağlıyor. Davranışsal biyometri sistemleri, özellikle hesap ele geçirme girişimleri, kimlik hırsızlığı, sosyal mühendislik saldırıları ile otomatik bot faaliyetlerinin tespitinde finans sektöründe giderek daha yaygın şekilde kullanılmaya başladı.
Visa, BioCatch’i 2,4 milyar dolar nakit bedelle satın almak için anlaşmaya vardığını açıkladı. İşlemin yürürlüğe girebilmesi için ilgili düzenleyici kurumların onayı gerekiyor. Şirket, satın alma sürecinin 2027 mali yılının ikinci çeyreği sona ermeden tamamlanmasını bekliyor.
BioCatch’in Visa bünyesine katılmasıyla birlikte davranışsal biyometri teknolojilerinin şirketin küresel ödeme ağına daha geniş ölçekte entegre edilmesi planlanıyor. Visa’nın dünya genelinde milyarlarca kart işlemini yöneten altyapısı dikkate alındığında, yeni teknolojinin çok geniş kullanıcı kitlesine ulaşması bekleniyor.
Visa’nın paylaştığı verilere göre dolandırıcılık ile hesap ele geçirme saldırılarının küresel ekonomiye yıllık maliyeti 1 trilyon doların üzerine çıkmış durumda. Bu tablo, finans kuruluşlarını yalnızca işlem doğrulama sistemlerine değil, kullanıcı davranışlarını sürekli analiz eden yapay zekâ destekli güvenlik platformlarına yatırım yapmaya yöneltiyor.
Mastercard, PayPal, bankalar ile dijital ödeme şirketleri de son yıllarda davranış analitiği, makine öğrenmesi ve gerçek zamanlı risk analizi teknolojilerine yatırım yapmayı hızlandırdı. Visa’nın BioCatch satın alması, ödeme sektöründe yapay zekâ destekli güvenlik çözümlerinin önümüzdeki dönemde daha yaygın hâle geleceğini gösteren en dikkat çekici adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.









