Şirketler Siber Dayanıklılık Stratejisi Planlarında Dış Riskleri Göz Ardı Ediyor
Kurumların önemli bir bölümü güvenlik planlarını hâlâ şirket içi risklere odaklayarak dış kaynaklı tehditleri ikinci planda bırakıyor. Yeni bir araştırma, siber dayanıklılık stratejisi yaklaşımının çoğu organizasyonda fazla içe dönük kaldığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, tedarik zinciri kaynaklı saldırılar ve jeopolitik dalgalanmalar karşısında bu bakış açısının risk oluşturduğunu belirtiyor.
Araştırma Sonuçları Tedarik Zinciri Riskine İşaret Ediyor
Zscaler tarafından yayımlanan rapor, şirketlerin dış şoklara karşı yeterince hazırlıklı olmadığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 60’ı son bir yıl içinde bir tedarikçi ya da üçüncü taraf kaynaklı büyük bir arıza senaryosu yaşadığını belirtiyor. Önümüzdeki 12 ay içinde benzer bir durumla karşılaşacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 63 seviyesinde bulunuyor.
Siber dayanıklılık stratejisi kapsamında yapılan yatırımlar artış gösteriyor. Kurumların yüzde 90’ı son 12 ayda bu alandaki harcamalarını yükselttiğini ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 96’sı ise dış faktörlere karşı savunmayı güçlendirmek amacıyla planlarını güncellediğini aktarıyor.
Araştırma, şirketlerin yalnızca yüzde 34’ünün mevcut önlemlerinin tedarik zinciri oynaklığına karşı yüksek derecede etkili olduğunu düşündüğünü ortaya koyuyor. Kurumların yüzde 52’si ise mevcut güvenlik altyapısının gelişmiş tehditleri engellemekte yetersiz kaldığını kabul ediyor.
Yapay zekâ tabanlı araçlar da risk alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Katılımcıların yüzde 76’sı ajan tabanlı yapay zekâ teknolojilerini ya kullanıyor ya da test ediyor. Buna karşın yüzde 69’u gölge yapay zekâ kullanımına dair görünürlük eksikliği yaşadığını belirtiyor. Veri sızıntısı endişesi taşıyanların oranı yüzde 56 seviyesinde bulunuyor.
Kurumların yüzde 57’si güvenlik planlarına Post-Quantum Cryptography yaklaşımını henüz dahil etmediğini ifade ediyor. Buna rağmen katılımcıların yüzde 60’ı bugün çalınan verilerin üç ila beş yıl içinde daha büyük risk oluşturabileceğini kabul ediyor.
Araştırma, altyapı esnekliğinin de sorunlu olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 59’u mevcut BT mimarisinin iş dünyasındaki hızlı değişime ayak uyduramadığını düşünüyor. Pek çok kuruluşun hâlâ eski sistemlere bağımlı olması, dönüşüm sürecini yavaşlatıyor.
Uzmanlar, siber dayanıklılık stratejisi oluşturulurken yalnızca şirket içi savunma katmanlarına odaklanmanın yeterli olmadığını vurguluyor. Tedarikçiler, platform sağlayıcıları ve küresel riskler hesaba katılmadığında operasyonel istikrarın tehlikeye girebileceği belirtiliyor. Bu tablo, siber dayanıklılık stratejisi yaklaşımının daha bütüncül ve dışa açık bir perspektifle yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.









