Siber Saldırılar Şirketlerin İşe Alım Stratejilerini Tamamen Değiştiriyor
Yeni araştırmalar, Amerikan teknoloji yöneticilerinin önümüzdeki on yılın en büyük kurumsal tehdidi olarak siber güvenlik risklerini gördüğünü ortaya koydu. Bu durum, şirketlerin işe alım stratejilerini doğrudan etkiliyor.
Güvenlik Açıkları, İnsan Kaynaklarını Yeniden Şekillendiriyor
Talker Research tarafından Per Scholas adına yapılan araştırmada 1.000 üst düzey yöneticiyle görüşüldü. Katılımcıların %64’ü, veri ihlallerini ve fidye yazılımı saldırılarını önümüzdeki on yılın en büyük kurumsal tehlikesi olarak değerlendirdi. Şirketlerin %56’sı geçmişte en az bir siber saldırıyı püskürttüğünü belirtirken %43’ü veri ihlali yaşadığını, %14’ü ise başarılı bir saldırının kurbanı olduğunu ifade etti.
Bu tehdit ortamı, yetenek arayışlarını da doğrudan etkiliyor. Yöneticilerin %53’ü, gelecekte en çok ihtiyaç duyacakları yeteneğin siber güvenlik becerileri olduğunu belirtti. Ayrıca şirketler yeni mezunlara da odaklanıyor. Katılımcıların %43’ü işe alımda sıklıkla giriş seviyesi personel tercih ettiklerini söyledi.

Araştırma sonuçlarına göre yöneticiler, yalnızca teknik yeterliliği değil aynı zamanda esneklik ve problem çözme becerilerini de önemsiyor. Katılımcıların %52’si problem çözme yeteneğini öncelikli beceriler arasında gösterdi. %42’lik kesim ise özellikle yapay zekâ alanında bilgi sahibi olan adaylara ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
Veriler, yöneticilerin %48’inin yapay zekâ ve diğer yeni teknolojileri entegre etmenin başlı başına bir zorluk oluşturduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Ayrıca yöneticilerin %35’i, bu teknolojilere dair artan düzenlemeleri de önemli bir engel olarak görüyor.
Çalışanlar Eğitim için Gönüllü, Ancak Bilinç Seviyesi Düşük
Araştırma, çalışanların güvenlik konusundaki farkındalık düzeyinin yöneticilere göre oldukça düşük olduğunu da gösterdi. 1.000 çalışanın yalnızca %48’i şirketlerinin siber saldırılara karşı “çok hazırlıklı” olduğunu düşünüyor. %51’lik kesim ise kurumlarının güvenlik çalışmaları hakkında yeterince bilgi sahibi olduğunu belirtiyor.
Buna rağmen çalışanların %88’i, güvenliği artırmak için fazladan eğitim almaya istekli olduğunu söylüyor. Katılımcılar, ayda ortalama 7 saatlik bir eğitim süresine gönüllü olduklarını ifade etti. Çalışanların %81’i hassas verileri korumak için kendi önlemlerini alıyor. En yaygın yöntemler arasında yazılım güncellemeleri (%73), iki veya çok faktörlü kimlik doğrulama (%65) ve veri yedekleme (%56) yer alıyor.

Veri merkezleri günümüzde dijital altyapının temelini oluşturuyor. Yöneticilerin %95’i ve çalışanların %89’u, veri merkezlerinin gelecekte ekonominin merkezinde olacağını düşünüyor. Yöneticilerin %66’sı yapay zekânın, veri merkezi sektörünü büyütecek en önemli etken olduğuna inanıyor.

Ancak katılımcıların yalnızca yarısı (%57) veri merkezlerinin artan talebe yeterince hızlı karşılık verebileceğini düşünüyor. Çalışanlarda bu oran %37’ye kadar düşüyor. Her iki grup da teknik siber güvenlik becerilerinin (%82), problem çözme kabiliyetinin (%79) ve güçlü iletişim yeteneğinin (%61) büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Per Scholas yöneticisi Brittany Murrey, “Yapay zekâ gündelik iş akışından stratejik planlamaya kadar her alanı etkiliyor. Bu süreçte güvenliği göz ardı etmek büyük bir risk yaratır” dedi. Murrey’e göre kurumların siber tehditlere karşı hazırlıklı olması, eğitimli çalışanlar ve güçlü dijital altyapılarla mümkün olabilir.









