Haberler

Bosch CES 2026 Fuarında Donanım Ve Yazılım Odaklı Teknolojilerini Sergiledi

Bosch CES 2026 fuarında teknoloji sektöründeki kapsamlı vizyonunu ortaya koydu. Şirket yeni nesil BMI5 MEMS sensör platformunun lansmanını gerçekleştirdi. Aynı zamanda yapay zekâ destekli araç kokpiti ve yazılım tanımlı çözümler gibi yenilikleri paylaştı. Bu hamleler Bosch’un donanım ile yazılımı bütünleşik bir stratejiyle ele aldığını gösteriyor.

BMI5 MEMS Sensör Platformu Robotik Ve Giyilebilir Cihazlarda Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Bosch’un CES 2026’daki en önemli duyurularından biri BMI5 MEMS sensör platformu oldu. Platform BMI560, BMI563 ve BMI570 olmak üzere üç farklı varyant içeriyor. Her bir sensör ortak bir donanım altyapısı kullanıyor. Yazılım tabanlı özelleştirme sayesinde farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayabiliyor.

BMI560 modeli sanal ve artırılmış gerçeklik başlıkları için tasarlandı. Sensör baş hareketlerini neredeyse gecikmesiz şekilde algılayabiliyor. Bu özellik kullanıcıların üç boyutlu ortamlarda doğal bir etkileşim kurmasına olanak tanıyor. Aynı sensör gelişmiş görüntü sabitleme kabiliyeti ile akıllı telefon ve aksiyon kameralarında da kullanılabiliyor.

BMI563 modeli robotik sistemler ve sanal gerçeklik kumandaları için optimize edildi. Sensör titreşimli ve zorlu çalışma koşullarında dahi yüksek doğruluk sunuyor. Bu özellik insansı robotların kamera görüşü engellendiğinde bile doğru yön bulmasına yardımcı oluyor.

BMI570 modeli giyilebilir teknoloji cihazlarına odaklanıyor. Akıllı saat ve kablosuz kulaklıklarda kullanılan sensör önceki nesle göre iki kat daha geniş ölçüm aralığı sunuyor. Kulaklıklarda sağladığı hassas baş yönü verileri sürükleyici üç boyutlu ses deneyimlerinin önünü açıyor.

Tüm BMI5 sensörleri Edge AI tabanlı bir sınıflandırma motoru içeriyor. Bu yapı hareket ve konum verilerini sensör seviyesinde analiz ediyor. Sonuç olarak cihazlar daha düşük enerji tüketimi ile daha hızlı tepki süreleri elde ediyor.

Bosch, CES 2026 fuarında donanımın yanı sıra yazılım ve hizmet odaklı büyüme planlarını da detaylandırdı. Şirket, 2030’lu yılların başında yazılım ve bağlantılı hizmetlerden yıllık 6 milyar Euro’nun üzerinde gelir elde etmeyi hedefliyor. Bu gelirin yaklaşık üçte ikisinin (4 milyar Euro civarı) Mobilite (otomotiv) sektöründen sağlanması bekleniyor.

Sensörler, yüksek performanslı bilgisayarlar ve ağ bileşenlerinden oluşan entegre sistem çözümlerinin ise 2030’ların ortalarına kadar yıllık gelirinin 10 milyar Euro’yu aşacağı öngörülüyor. Bosch, bu alandaki rekabet gücünü artırmak için 2027 yılı sonuna kadar yapay zekâ araştırmalarına ve uygulamalarına 2,5 milyar Euro’dan fazla yatırım yapacağını açıkladı.

Yapay Zekâ Destekli Yeni Nesil Kokpit Teknolojisi Sürüş Deneyimini Kişiselleştiriyor

Fuarda dikkat çeken bir diğer duyuru, Bosch’un yeni nesil yapay zekâ destekli kokpit sistemi oldu. Sistem, bir büyük dil modeli (LLM) sayesinde sürücüyle doğal bir konuşma diyaloğu kurabiliyor. Ayrıca, bir görsel dil modeli (VLM) aracı içini ve dış çevreyi analiz ederek bağlama uygun akıllı önerilerde bulunabiliyor. Örneğin, sürücüye varış noktasında otomatik olarak park yeri arayabilir veya araç içindeki bir toplantı sırasında özet notlar oluşturabilir.

Bosch otomotiv sektöründe yazılım tanımlı araç dönüşümüne öncülük ediyor. Şirket brake-by-wire ve steer-by-wire teknolojileri ile mekanik bağlantıları elektrik sinyalleri ile değiştiriyor. Bu alanda 2032 yılına kadar toplam yedi milyar euro üzerinde gelir hedefleniyor. Vehicle Motion Management yazılımı fren direksiyon aktarma organları ve şasi sistemlerini merkezi olarak yönetiyor. Yazılım araç hareketlerini altı serbestlik derecesinde kontrol edebiliyor. Bu kontrol hareket kaynaklı rahatsızlıkların azalmasına katkı sağlıyor.

Radar Gen 7 Premium Karmaşık Trafik Senaryolarında Üstün Güvenlik Sunuyor

Bosch, CES 2026’da yeni nesil Radar Gen 7 Premium ürününü ilk kez sergiledi. Sensör, özel anten tasarımı sayesinde 200 metreden fazla mesafedeki palet, araç lastiği veya yoldaki diğer küçük nesneleri tespit edebiliyor.

Bu gelişmiş uzun menzil ve yüksek çözünürlük kabiliyeti, karmaşık şehir içi veya otoyol senaryolarında sürüş destek (ADAS) ve otonom sürüş sistemlerinin çok daha erken ve güvenilir tepkiler vermesini sağlıyor. Sistem, potansiyel bir engeli erkenden fark ederek aracın güvenli bir şekilde frenlemesine veya manevra yapmasına olanak tanıyor.

Bosch ayrıca Microsoft ile Manufacturing Co-Intelligence alanındaki iş birliğini genişleteceğini duyurdu. Agentic AI yaklaşımına dayanan bu yapı üretim süreçlerini daha akıllı hale getirmeyi hedefliyor. Sistem arıza sürelerini azaltarak üretim maliyetlerini düşürmeyi amaçlıyor. Endüstriyel otomasyon şirketi Sick AG bu teknolojinin ilk müşterilerinden biri oldu.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu