Yapay Zekâ Veri Merkezi Şirketleri Halka Arz İçin Daha Sıkı Yatırımcı Denetimiyle Karşılaşıyor
Yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımların büyümesi, veri merkezi şirketlerinin halka arz planlarını sürdürmesini sağlarken yatırımcıların finansman maliyetleri ve müşteri risklerine yönelik incelemeleri sıkılaşıyor. Singapur merkezli DayOne, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) halka arz başvurusunu ekim ortasında kamuya açmayı ve kasım ayında borsada işlem görmeye başlamayı planlıyor. Şirketlerin halka arz takvimleri değişebilirken SB Energy’nin erteleme kararı ve bazı büyük veri merkezi projelerindeki anlaşmazlıklar, yapay zekâ altyapısı pazarında yatırımcıların seçici davranmaya başladığını gösteriyor.
Yatırımcılar Kesinleşmiş Talebi Daha Fazla Önemsiyor
DayOne, Asya-Pasifik ve Avrupa’da bulut bilişim ile yapay zekâ müşterilerine yönelik tesisler geliştiren ve işleten bir veri merkezi şirketi olarak öne çıkıyor. Şirketin halka arz planı, yüksek faiz oranlarının sermaye maliyetini artırdığı ve veri merkezi projelerinin daha yoğun yatırım gerektirdiği bir dönemde ilerliyor.
DayOne’ın ABD’deki başvurusunu ekim ayında kamuya açması halinde şirketin kasım ayında halka arz edilmesi hedefleniyor. Şirketin planlarında değişiklik yaşanabileceği belirtilirken DayOne konuya ilişkin açıklama yapmadı.
DayOne’ın planı, veri merkezi sektöründe halka arz penceresinin hâlâ açık olduğunu gösteriyor ancak yatırımcıların şirketleri değerlendirirken yalnızca yapay zekâ talebinin büyüklüğüne bakmadığı görülüyor. Geliri çeşitlendirilmiş, faaliyette olan tesislere sahip ve gelecekteki kapasitesi için bağlayıcı müşteri anlaşmaları bulunan şirketler daha fazla yatırımcı ilgisi çekebiliyor.
Veri merkezi yatırımlarında yatırımcıların temel ayrımı, kapasitenin gerçek müşteriler tarafından ne ölçüde taahhüt edildiği üzerinden şekilleniyor. Shenton Research Araştırma Başkanı Ke Yan, finansman açısından faaliyete geçmiş veya sözleşmeyle güvence altına alınmış talebin yalnızca planlama aşamasındaki beklentilerden daha önemli olduğunu belirtiyor.
Elektrik kapasitesinin veri merkezi yatırımlarında temel darboğazlardan biri haline gelmesi, enerji tedarikinin güvence altında olmasını şirket değerlemelerinde daha önemli bir kriter haline getiriyor. Yatırımcılar ayrıca işletmeye alınmış veya tamamlanmaya yaklaşmış kapasitesi yüksek olan operatörlere ve uzun vadeli al ya da öde sözleşmelerine sahip şirketlere daha fazla önem veriyor.
Switch, Vantage Data Centers ve CyrusOne gibi şirketlerin de halka arz seçeneklerini değerlendirmesi, veri merkezi sektöründeki rekabetin yalnızca yeni tesis yatırımlarıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Switch’in halka arz başvurusunu gizli biçimde yaptığı ve DayOne’ın ardından piyasaya çıkmasının beklendiği aktarılıyor.
DayOne’ın farklı coğrafyalarda faaliyet göstermesi ve yalnızca geliştirme aşamasındaki projelere bağlı kalmaması, şirketin halka arz hazırlığında yatırımcılara sunduğu temel unsurlar arasında yer alıyor. Şirket Malezya, Hong Kong, Japonya, Finlandiya ve İspanya gibi pazarlarda faaliyet gösterirken Asya-Pasifik ile Avrupa arasında yayılmış bir portföy işletiyor.
DayOne, Haziran ayında tamamlanan Seri C yatırım turunda Coatue ve Hillhouse gibi yatırımcılardan 4,5 milyar dolar finansman sağladı. Şirketin halka arz sırasında 5 milyar dolara kadar kaynak toplamayı ve yaklaşık 20 milyar dolar değerlemeye ulaşmayı hedefleyebileceği daha önce bildirildi.
Şirketin internet sitesinde yer alan bilgilere göre DayOne’ın güvence altına aldığı kapasite rezervasyonları yaklaşık 2,1 gigavat seviyesine ulaşıyor. Faaliyetteki tesislerin bulunması, şirketin gelecekteki yatırımlarını yalnızca müşteri beklentilerine dayandırmadığını gösteren unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
SoftBank destekli SB Energy, halka arzını resmi olarak pazarlamaya başlamadan önce SEC’in yönelttiği ek soruları yanıtlamak amacıyla süreci erteledi. Şirketin hedeflediği yaklaşık 60 milyar dolarlık değerleme de yatırımcıların değerlendirdiği başlıklardan biri olurken OpenAI’nin önemli müşterilerden biri olması ayrıca inceleniyor.
SB Energy’nin Ohio’da geliştirdiği veri merkezi projesi, yapay zekâ altyapısındaki büyük sermaye ihtiyacının dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor. Nvidia, OpenAI’nin söz konusu tesisi kiralamasına yardımcı olmak amacıyla 105 milyar dolara kadar garanti sağlamayı kabul ederken şirket aynı zamanda SB Energy’ye 1,5 milyar dolar yatırım yapıyor.
SoftBank ise OpenAI yatırımlarını finanse etmek amacıyla 10 milyar dolarlık dolar cinsi borçlanma işlemi için yatırımcılardan talep topluyor. Şirket daha önce OpenAI’deki hissesini teminat gösterdiği bir kredi de kullanmıştı.
Yapay zekâ altyapısının genişlemesi, teknoloji şirketlerinin sermaye harcamalarını tarihi seviyelere taşırken yüksek faiz oranları veri merkezi projelerinin finansmanını daha pahalı hale getiriyor. Moody’s verilerine göre ABD’nin en büyük altı teknoloji şirketinin yapay zekâ bağlantılı sermaye harcamalarının 2027 yılında yaklaşık 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Yüksek yoğunluklu sunucu rafları ve sıvı soğutma sistemleri gibi yapay zekâya uygun altyapıların kurulması milyarlarca dolarlık ön yatırım gerektirebiliyor. CBRE Asya-Pasifik Veri Merkezi Sermaye Piyasaları Direktörü Neil Bear-Hetherington, borçla yatırım yapan geliştiriciler açısından finansal açıdan güçlü müşterilerden alınan uzun vadeli gelir taahhütlerinin borç servisinde kritik rol oynadığını belirtiyor.
Veri merkezi yatırımlarında müşterinin kimliği ve finansal gücü de şirketlerin değerlendirilmesinde giderek daha önemli hale geliyor. Tek bir büyük yapay zekâ müşterisine aşırı bağımlı olan projeler, müşteri sözleşmesinin değişmesi durumunda gelir görünürlüğünü kaybedebildiği için daha yüksek finansal risk taşıyabiliyor.
Veri merkezi şirketleri açısından mevcut piyasa koşulları, büyüme beklentisi ile finansman riskinin aynı anda değerlendirilmesini gerektiriyor. Yüksek faizler borçlanma maliyetlerini artırırken enerji bağlantılarındaki gecikmeler ve tesislerin devreye alınma süreleri, yatırımın geri dönüşünü daha ileri bir tarihe taşıyabiliyor.
Shenton Research’ten Ke Yan, yatırımcıların veri merkezi şirketlerinde getiri ile büyümeyi birlikte aradığını ve belirsizliğin iki unsuru da olumsuz etkileyebildiğini belirtiyor. Finansman koşullarındaki belirsizlik borç maliyetini artırırken enerji altyapısındaki gecikmeler yeni kapasitenin devreye alınmasını geciktirebiliyor.
DayOne, Switch ve sektörde halka arz hazırlığı yapan diğer şirketler için müşteri sözleşmeleri, elektrik kapasitesi, faaliyetteki tesisler ve borç yükü yatırımcıların inceleyeceği temel başlıkları oluşturuyor. Yapay zekâ altyapısına yönelik güçlü talep şirketlere büyüme fırsatı sunmaya devam ederken halka açık piyasalara giren şirketlerin artık yalnızca kapasite büyüklüğüyle değil, bu kapasitenin ne kadarının gerçek gelir ürettiğiyle de değerlendirilmesi bekleniyor.









