Lionsgate’in Yapay Zekâ ile Film Denemesi Başarısızlıkla Sonuçlandı
Hollywood’un köklü stüdyolarından Lionsgate, yapay zekâ ile sinema filmi üretme girişiminde istediği sonucu elde edemedi. Geçen yıl yapay zekâ girişimi Runway ile ortaklık kuran stüdyo, kendi arşivindeki filmleri kullanarak “sinema kalitesinde video” üreten özel bir model geliştirmeyi planladı. Ancak süreç, hem teknik yetersizlikler hem de telif sorunları nedeniyle çıkmaza girdi.
Yapay Zekâ ile Hazırlanan İçerikler Beklenen Kaliteye Ulaşmadı
Stüdyo, geliştirdiği yapay zekâ modelinden popüler filmlerinin farklı versiyonlarını üretmesini bekledi. Şirketin başkan yardımcısı Michael Burns, “Artık John Wick’i animeye çevirebiliriz” sözleriyle projeye olan güvenini dile getirmişti. Ancak denemeler, sinema diliyle bağdaşmayan kısa ve kopuk sahnelerden öteye geçemedi. Ortaya çıkan görüntüler daha çok düşük bütçeli reklamlara benzetildi.
Lionsgate’in arşivini yapay zekâya açması yeni tartışmalar doğurdu. Telif haklarının paylaşıldığı karmaşık yapısı nedeniyle Hollywood filmlerinin eğitim verisi olarak kullanılması ciddi engeller yarattı. Uzmanlar, bir filmin yapımında çok sayıda tarafın söz sahibi olduğunu ve bu durumun hukûkî açıdan büyük belirsizlikler oluşturduğunu belirtiyor.
Yapay zekâ teknolojisine yatırım yapan sadece Lionsgate olmadı. Disney de yeni Moana filminde Dwayne “The Rock” Johnson’ın yapay zekâ ile üretilmiş yüzünü kullanmayı denedi. Şirket, 18 ay süren çalışmaların ardından hiçbir sahneyi filme dahil etmedi. Bu deneyim, büyük stüdyoların yapay zekâ destekli sinema projelerinde yaşadığı çıkmazı bir kez daha gösterdi.
Uzmanlar, yapay zekâ ile uzun metrajlı bir film üretmenin bugünkü şartlarda gerçekçi olmadığını vurguluyor. Modeller, kısa süreli etkileyici sahneler üretse de bunları bütünlüklü bir sinema eserine dönüştürmekte zorlanıyor. Ayrıca, tamamen yapay zekâ tarafından üretilmiş içeriklerin telif hakkı koruması altında olup olmayacağı da tartışmalı bir konu olarak öne çıkıyor.









