Haberler

Siber Suçluların Yöntemi Değişti: Rastgele E-Postalar Yerini Hedefli Saldırılara Bırakıyor

Siber güvenlik şirketi KnowBe4 tarafından yayınlanan rapor, hedefli oltalama saldırılarının yüzde 41,1 arttığını, rastgele alıcılara gönderilen toplu dolandırıcılık e-postalarının ise gerilediğini ortaya koyuyor. 2026’nın üçüncü çeyreğine ilişkin veriler, saldırganların güvenilir bulut altyapılarını, yapay zekâ platformlarını ve kurumsal kimlikleri daha yoğun kullandığını gösteriyor. Toplam oltalama e-postası hacmi yıllık bazda yüzde 29,8 artarken kuruluşlar, gelen her 733 e-postadan ortalama birinde kötü amaçlı içerikle karşılaşıyor.

Siber Saldırganlar Rastgele E-Postalar Yerine Belirli Kişileri Hedef Alıyor

KnowBe4’ün Phishing Threat Trends Report Volume 8 başlıklı raporu, siber suçluların saldırı yöntemlerinde belirgin bir değişim yaşandığını gösteriyor. Saldırganlar, çok sayıda kişiye aynı mesajı göndererek sonuç almayı amaçlayan geleneksel yöntemlerden uzaklaşırken hedefleri önceden araştıran ve kuruma özel içerikler hazırlayan saldırılara daha fazla ağırlık veriyor.

Hedefli oltalama saldırıları olarak bilinen spear phishing yönteminde saldırganlar, kurbanın görevini, çalıştığı kurumu veya kullandığı dijital hizmetleri araştırarak daha inandırıcı mesajlar hazırlıyor. Rapora göre bu saldırı türü yüzde 41,1 artarken saldırı öncesi keşif faaliyetleri yüzde 33,7, şirket taklidi içeren girişimler ise yüzde 28 yükseliyor.

Rastgele gönderilen mesajlara dayanan toplu oltalama kampanyalarında ise farklı oranlarda düşüş görülüyor. Mobil cihazları hedef alan dolandırıcılık girişimleri yüzde 47,3, ön ödeme talep eden 419 dolandırıcılığı yüzde 31,3, güncel haberleri kaçırma endişesinden yararlanan oltalama mesajları yüzde 11,3 geriliyor. Veriler, saldırganların geniş kitlelere ulaşmaktan çok belirli hedefleri ikna etmeye yöneldiğini ortaya koyuyor.

Rapor, saldırganların sahte giriş sayfalarını ve zararlı içerikleri yalnızca şüpheli alan adlarında barındırmadığını gösteriyor. 2026’nın üçüncü çeyreğinde meşru dijital altyapılardan kaynaklanan saldırıların sayısı, aynı yılın ikinci çeyreğine kıyasla iki katına çıkıyor. Yapay zekâ platformları da saldırganların kullandığı bu altyapılar arasında yer alıyor.

Siber suçlular, yapay zekâ hizmetlerinin kendi alan adları üzerinde sahte geliştirici panelleri, oturum açma ekranları ve dosya indirme merkezleri oluşturabiliyor. Böylece kullanıcılar, tanıdık bir hizmetin alan adını gördüklerinde sayfanın güvenli olduğunu varsayabiliyor. Ancak meşru bir platformun altyapısının kullanılması, ilgili sayfanın veya işlemin güvenilir olduğunu tek başına kanıtlamıyor.

Üretken yapay zekâ ile otonom görev araçları da saldırı hazırlıklarını hızlandırıyor. KnowBe4 verilerine göre saldırganlar, güncel haberleri oltalama mesajlarına dönüştürme sürecinde 2022’ye kıyasla 5,4 kat daha hızlı hareket ediyor. Bu hız, güncel olayları ve gündemdeki gelişmeleri kullanan sahte bildirimlerin kısa sürede yayılmasını kolaylaştırıyor.

Ticari olarak sunulan hazır saldırı araçları da oltalama faaliyetlerinin yaygınlaşmasına katkıda bulunuyor. Rapora göre bu araçlarla desteklenen saldırılar yüzde 54 artarken söz konusu yöntemler gelen kötü amaçlı e-postaların yüzde 29,2’sini oluşturuyor. Araç destekli oltalama faaliyetlerinin yüzde 90,2’sinden ise yalnızca üç temel araç takımı sorumlu tutuluyor.

Saldırganlar, geleneksel parola hırsızlığının ötesine geçerek oturumları ve erişim izinlerini ele geçirmeyi de hedefliyor. Kimlik doğrulama bilgilerini çalan sahte giriş ekranları, Microsoft Teams gibi platformlarda kullanılan cihaz koduyla oturum açma süreçlerinin kötüye kullanılması ve OAuth izinlerinin istismarı, öne çıkan yöntemler arasında bulunuyor. Bu saldırılar, yalnızca parolanın ele geçirilmesi yerine kullanıcının mevcut oturumunu veya bir uygulamaya verdiği yetkileri hedef alabiliyor.

Yapay zekâ ajanlarına tanınan erişim izinleri de saldırganların ilgisini çekiyor. Bir uygulamanın takvim, dosya, mesaj veya kurumsal verilere erişmesine izin veren yetkiler kötüye kullanıldığında, saldırganlar doğrudan parola bilmeden de hassas kaynaklara ulaşma girişiminde bulunabiliyor.

KnowBe4’ün bölgesel analizleri, saldırganların kullandığı yöntemlerin ülkelere göre değişebildiğini ortaya koyuyor. Almanya’da işletme e-postalarının ele geçirilmesi olarak bilinen Business Email Compromise (BEC), oltalama saldırılarının yüzde 79,2’sini oluşturuyor. Küresel ölçekte yüzde 51,2 olan bu oran, Almanya’da saldırıların belirli bir yöntemde yoğunlaştığını gösteriyor. Aynı ülkede tanınmış markaları taklit eden klasik saldırıların payı yüzde 5,9 seviyesinde kalıyor.

İsviçre’de ise saldırganlar, şirket içindeki kimlikleri taklit eden ve hızlı işlem yapılmasını isteyen mesajlara ağırlık veriyor. Bu e-postalar ortalama 9,8 görsel içerirken küresel ortalama 2,6 görsel seviyesinde bulunuyor. Mesajların ortalama uzunluğu 747 karaktere ulaşıyor ve saldırıların yüzde 33,2’sinde alıcının kendi kurumu taklit ediliyor. Küresel ölçekte aynı yöntemin payı yüzde 20,3 olarak hesaplanıyor.

BEC saldırılarında suçlular, yönetici, finans çalışanı veya insan kaynakları personeli gibi davranarak para transferi, ödeme değişikliği ya da hassas bilgilerin paylaşılması yönünde talepte bulunabiliyor. KnowBe4 raporu, insan kaynakları, finans ve üst yönetim birimlerinin en sık hedef alınan departmanlar arasında yer aldığını belirtiyor.

Saldırıların zamanlaması da kurumların e-posta güvenliği açısından önem taşıyor. Rapora göre oltalama mesajlarının yüzde 90,4’ü hafta içi, yani pazartesi ile cuma günleri arasında gönderiliyor. En yüksek günlük pay ise yüzde 20,6 ile pazartesi gününe ait. Çalışanların hafta başında yoğun bir e-posta trafiğiyle karşılaşması, sahte mesajların fark edilmesini zorlaştırabiliyor.

KnowBe4 Tehdit İstihbaratından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Jack Chapman, gönderen adresini inceleme, bağlantıları kontrol etme ve güvenlik göstergelerine bakma gibi alışkanlıkların temel önemini koruduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirtiyor. Chapman’a göre saldırganların meşru alan adlarından ve güvenilir hizmetlerden yararlanması, kullanıcıların yalnızca görünür güven işaretlerine dayanarak karar vermesini riskli hale getiriyor.

Şirketlerin e-posta güvenliğini güçlendirmek için çalışan farkındalığını, çok faktörlü kimlik doğrulamayı, uygulama izinlerinin denetimini ve şüpheli oturumların izlenmesini birlikte ele alması gerekiyor. Özellikle beklenmedik ödeme talepleri, kurum içinden gelmiş gibi görünen giriş bağlantıları ve acil işlem isteyen mesajlar, farklı bir iletişim kanalı üzerinden doğrulanmadan işleme alınmamalı.

KnowBe4’ün raporu, oltalama saldırılarının yalnızca sayısal olarak artmadığını, aynı zamanda daha hedefli ve güvenilir dijital hizmetlerin arkasına saklanan bir yapıya dönüştüğünü ortaya koyuyor. Bu nedenle kuruluşların güvenlik yaklaşımını yalnızca gönderen adresi ve bağlantı kontrolüyle sınırlamaması, kullanıcı kimliklerini ve uygulama erişimlerini de koruma kapsamına alması gerekiyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu