Microsoft Copilot+ PC Markasını Geri Plana Çekiyor
Microsoft, yapay zekâ odaklı Windows bilgisayarları tanımlamak için 2024’te oluşturduğu Copilot+ PC markasını yeni Surface modellerinde kullanmamaya başladı. Şirket, Snapdragon X2 Plus işlemcili yeni Surface Pro 12 inç ile Surface Laptop 13 inç modellerini tanıtırken Copilot+ PC adlandırmasını ürün isimlerinden çıkardı. Microsoft’un yaklaşımı, yapay zekâ bilgisayarlarında donanım sınıfını öne çıkaran markalama stratejisinin yeniden şekillenebileceğine işaret ederken şirket 7 Ekim’deki etkinlikte yeni bir isimlendirme sunabilir.
Yeni Surface Modelleri Copilot+ Adını Kullanmadı
Microsoft’un 23 Eylül’de tanıttığı Surface Pro 12 inç ile Surface Laptop 13 inç modelleri, Copilot+ PC sınıfında kullanılan yapay zekâ yeteneklerini desteklemesine rağmen ürün tanıtımlarında bu markayı taşımadı. Surface Kurumsal Başkan Yardımcısı Brett Ostrom, yeni cihazların Copilot+ PC olarak adlandırılmadığını doğrularken Microsoft’un yeni ürünleri doğrudan Surface markası altında konumlandırdığı görüldü.
Yeni Surface Pro 12 inç modeli Snapdragon X2 Plus işlemcisiyle gelirken Microsoft cihazın önceki nesle kıyasla yüzde 95 daha yüksek cihaz içi yapay zekâ performansı sunduğunu açıkladı. Surface Laptop 13 inç modeli ise aynı işlemci ailesiyle 22,5 saate kadar pil ömrü sunarken şirket cihazın yerel yapay zekâ işlemlerinde de yüksek performans verdiğini belirtti. Microsoft’un iki modeli Copilot deneyimleriyle tanıtması, markanın donanım yetenekleri ile Copilot+ PC etiketini birbirinden ayırmaya başladığını gösteriyor.
Copilot+ PC sınıfının temelini oluşturan teknik gereksinim ise değişmiş değil. Microsoft, bu bilgisayarların yapay zekâ işlemleri için saniyede 40 trilyondan fazla işlem gerçekleştirebilen bir NPU taşımasını şart koşuyor; şirket ayrıca Windows 11, en az 16 GB RAM ile en az 256 GB depolama gibi donanım koşullarını sınıfın parçası olarak tanımlıyor.
2024 yılında Copilot+ PC sınıfının ortaya çıkışı, yerel yapay zekâ işlemlerini çalıştırabilecek bilgisayarları geleneksel Windows modellerinden ayırmayı amaçlıyordu. Microsoft’un belirlediği 40+ TOPS NPU şartı, cihaz üzerinde gerçek zamanlı çeviri, görüntü oluşturma, Windows Studio Effects ile benzeri işlemlerin CPU veya GPU üzerindeki yükü azaltılarak yürütülmesine dayanan yeni donanım yaklaşımının temelini oluşturdu.
Qualcomm’un Snapdragon X serisinin yanı sıra AMD Ryzen AI ile Intel Core Ultra işlemcilerin Copilot+ gereksinimlerini karşılayan modeller sunması, yapay zekâ hızlandırıcısını Windows bilgisayar pazarında daha geniş bir donanım kategorisine dönüştürdü. Microsoft’un geliştirici belgeleri de AMD Ryzen AI 300 serisi ile Intel Core Ultra 200V serisi gibi farklı işlemci ailelerini 40+ TOPS NPU desteğine sahip Copilot+ bilgisayarlar arasında gösteriyor.
Windows tarafında Recall özelliğinin yaşadığı güvenlik ve gizlilik tartışmaları da Copilot+ PC markasının algısını etkileyen gelişmeler arasında yer aldı. Microsoft, Recall’ı daha sonra güvenlik mimarisini değiştirerek yeniden ele alırken özellik Windows Hello kimlik doğrulaması, şifreli kayıt ile kullanıcı kontrolü gibi ek korumalarla sunuldu. Markanın çevresindeki tartışmalar, yapay zekâ özelliklerinin yalnızca donanım performansı üzerinden değil gizlilik, veri işleme ve kullanıcı kontrolü üzerinden de değerlendirilmesine yol açtı.
Microsoft’un Redmond merkezli Surface ekibi, yeni donanım stratejisinin sonraki aşamasını 7 Ekim’de düzenlenecek Windows ve Surface etkinliğinde gösterecek. Şirket etkinliğin odağında yerel yapay zekânın bilgisayarların geleceğini nasıl değiştireceğine ilişkin vizyonunu anlatırken yeni Surface ürünleriyle ilgili daha geniş bir donanım duyurusu da bekleniyor.
Nvidia tabanlı yeni donanımların Surface ailesine girmesi halinde Microsoft’un yapay zekâ bilgisayarları için kullandığı sınıflandırma daha da değişebilir. Nvidia’nın güçlü GPU mimarileri, NPU’ların düşük güç tüketimli yerel yapay zekâ görevlerine ek olarak daha yüksek hesaplama gerektiren üretken yapay zekâ modellerinde de farklı bir performans katmanı sunarken Windows ekosistemindeki AI PC tanımının yalnızca 40 TOPS eşiğine dayanması giderek daha az açıklayıcı hale gelebilir.
Türkiye’deki kurumsal kullanıcılar açısından marka adındaki değişimden çok cihazların hangi yerel yapay zekâ özelliklerini desteklediği önem taşıyacak. Microsoft’un Copilot, Windows 11, Microsoft 365 ile cihaz üzerindeki NPU ve GPU kaynaklarını birlikte kullanan yeni bilgisayar yaklaşımı yaygınlaştıkça işletmeler satın alma kararlarında yalnızca işlemci performansını değil yapay zekâ iş yükleri, güvenlik politikaları, cihaz yönetimi ve uygulama uyumluluğunu da değerlendirecek.
Microsoft’un Copilot+ PC adlandırmasını geri plana çekmesi, yapay zekâ bilgisayarlarının artık ayrı bir ürün kategorisi olarak değil Windows bilgisayarların standart özelliklerinden biri olarak konumlandırılmaya başladığını gösterebilir. Şirketin 7 Ekim etkinliğinde yeni bir marka açıklaması yapıp yapmayacağı ise Microsoft’un önümüzdeki dönemde yerel yapay zekâ donanımını tüketiciye nasıl anlatacağını netleştirecek.









