F-35 Parçaları Sevkiyat Sırasında Hong Kong’a Ulaştı: ABD ve Avustralya İnceleme Başlattı
Avustralya, ABD’de onarılması amacıyla gönderilen bazı F-35 parçalarının taşıma sürecinde Hong Kong’a ulaştığını doğrularken parçaların bir bölümünün hâlâ bulunamadığını açıkladı. Savunma Bakanı Richard Marles, 22 Eylül 2026’da yaptığı açıklamada Avustralya’nın kendi tedarik süreçlerini incelediğini ancak kayıp parçaların hassas ekipman olduğuna dair bir değerlendirme bulunmadığını belirtti. ABD ile Lockheed Martin’in yürüttüğü soruşturma sürerken olay, F-35 programının küresel tedarik zincirinde parça takibi ve güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
F-35 Parçalarının Hong Kong’a Ulaşması Araştırılıyor
Avustralya Savunma Bakanlığı, Adelaide’de 22 Eylül’de gazetecilerin sorularını yanıtlarken F-35 parçalarının kaybolmasıyla ilgili incelemenin ABD ile Lockheed Martin tarafından yürütüldüğünü açıkladı. Richard Marles, Avustralya’nın kendi tarafındaki süreçleri de gözden geçirdiğini söylerken parçaların hassas ekipman olarak değerlendirilmediğini ifade etti.
ABD tarafındaki F-35 Ortak Program Ofisi ile Lockheed Martin, parçaların küresel tedarik zincirindeki hareketini inceleyen soruşturmanın merkezinde bulunuyor. Avustralya hükümeti, sevkiyatın yönetiminden nihai olarak ABD ile programın ana yüklenicisi Lockheed Martin’in sorumlu olduğunu belirtti.
Kayıp parçaların hangi aşamada Hong Kong’a yönlendirildiği konusunda kamuya açık ayrıntılar henüz paylaşılmadı. Avustralya Savunma Bakanlığı, devam eden soruşturma nedeniyle sevkiyatın rotası veya parçaların nerede bulunduğu konusunda daha fazla teknik ayrıntı vermedi.
Hong Kong’un Çin’e bağlı özel idari bölge statüsü taşıması, olayın teknik bir lojistik hatanın ötesinde güvenlik tartışmasına dönüşmesine neden oldu. Ancak Avustralya Savunma Bakanlığı’nın mevcut açıklaması, kayıp parçaların Çin makamlarının eline geçtiğini doğrulamıyor.
Richard Marles, mevcut değerlendirmeye göre sevkiyatta hassas F-35 ekipmanlarının bulunmadığını söyledi. Bakan, Avustralya’nın F-35 programına yaptığı katkıların güvenli şekilde yürütüldüğünden emin olduğunu belirtirken soruşturmanın asıl sorumluluğunun ABD ile Lockheed Martin tarafında bulunduğunu ifade etti.
Lockheed Martin, sevkiyatın ayrıntılarını güvenlik gerekçesiyle kamuoyuna açıklamıyor. Şirketin sorumluluğundaki F-35 küresel tedarik zinciri, üretim parçalarının yanı sıra bakım, onarım ile lojistik süreçlerini de kapsıyor.
ABD Savunma Bakanlığı’nın F-35 programı üzerindeki rolü, olayın neden yalnızca Avustralya ile ABD arasındaki bir kargo problemi olarak değerlendirilmediğini de ortaya koyuyor. F-35 Joint Program Office, üretim ile sürdürülebilirlik sözleşmelerini yönetirken Lockheed Martin uçağın ana yüklenicisi olarak küresel tedarik ve bakım süreçlerinde merkezi konumda bulunuyor.
F-35A Lightning II için yedek parça zinciri, aviyonik, hidrolik ve itki sistemlerine ait çok sayıda parçayı kapsıyor. Avustralya Savunma Bakanlığı daha önce operasyonel F-35A filolarını desteklemek amacıyla çeşitli sistemlere ait yedek parçaları içeren özel lojistik paketler oluşturduğunu açıklamıştı.
F-35 programının düşük görünürlük özellikleri, uçağın en hassas teknolojik alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Radar kesit alanını azaltmaya yönelik tasarım, özel malzemeler, elektronik sistemler ile sensör mimarisi F-35’in tespit edilmesini zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor.
Hong Kong’a ulaşan parçaların gerçekten hassas teknoloji içerip içermediği ise mevcut resmi açıklamalarda doğrulanmış değil. Richard Marles’ın açıklaması, Avustralya tarafındaki mevcut değerlendirmenin kayıp parçaları hassas ekipman olarak sınıflandırmadığını gösteriyor ancak nihai teknik değerlendirme ABD soruşturmasının sonucuna bağlı kalıyor.
ABD ile Avustralya, F-35 programında uzun süredir birlikte çalışıyor. Avustralya şirketleri F-35 küresel tedarik zincirine 2000’li yılların başından beri katılırken ülkenin F-35A filosu Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin savaş uçağı kapasitesinin merkezinde yer alıyor.
Avustralya’nın F-35 altyapısındaki rolü de son dönemde genişlemeye devam ediyor. Lockheed Martin Australia’nın Williamtown’da kurduğu yeni Air Power Precinct, F-35 filosunun bakım ve idame faaliyetlerinin yanı sıra bölgesel F-35 sürdürülebilirlik çalışmalarını destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Tesisin 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor.
F-35 programı onlarca ülkenin katıldığı geniş bir üretim ve bakım ekosistemine dayanıyor. Parçaların farklı ülkeler arasında taşınması, bakım merkezlerine gönderilmesi ve yeniden operasyonel filolara ulaştırılması nedeniyle tedarik zincirinin güvenliği programın teknik kapasitesi kadar önemli bir konu oluşturuyor.
ABD Savunma Bakanlığı denetim raporları da F-35 sürdürülebilirlik sisteminin tedarik zinciri, lojistik, depo bakımı ile uçak bakım eğitimini kapsayan geniş bir yapı olduğunu ortaya koyuyor. Lockheed Martin, tüm F-35 varyantları için üretim ile uçak sürdürülebilirliği alanındaki ana yüklenici konumunda bulunuyor.
Avustralya’nın kendi tedarik süreçlerini incelemesi, soruşturmanın yalnızca kayıp parçaların bulunmasına odaklanmadığını gösteriyor. Sevkiyat zincirindeki hangi aşamanın rotanın değişmesine yol açtığının belirlenmesi, benzer olayların tekrarını önleyecek güvenlik kontrollerinin oluşturulması açısından önem taşıyor.
Olayın sonucu, F-35 programındaki uluslararası lojistik süreçlerinin nasıl denetlendiğine ilişkin yeni önlemleri gündeme getirebilir. ABD ile Lockheed Martin’in soruşturması parçaların nerede kaybolduğunu, Hong Kong’a hangi koşullarda ulaştığını ve kayıp ekipmanların gerçekten hangi teknik niteliklere sahip olduğunu ortaya koyarsa olayın güvenlik boyutu daha net değerlendirilecek.
Avustralya’nın F-35 filosunu destekleyen yerel sanayi kapasitesi büyürken tedarik zinciri güvenliği de stratejik bir başlık olarak kalacak. Ülkedeki bakım tesisleri, Lockheed Martin’in küresel ağı ve ABD merkezli F-35 Joint Program Office arasındaki koordinasyon, gelecekteki parça hareketlerinin izlenebilirliği açısından daha sıkı prosedürlerin uygulanmasına yol açabilir.









