Yeni Kanser Tedavisi Bazı Hastalarda Tümörleri Tamamen Yok Etti
Johnson & Johnson'ın geliştirdiği yeni tedavi, ileri evre baş ve boyun kanseri hastalarında yüzde 42 yanıt oranına ulaşırken bazı hastalarda tümörlerin tamamen kaybolmasını sağladı.

baş ve boyun kanseri tedavisinde geliştirilen yeni bir ilaç, ileri evre hastalarda dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Johnson & Johnson’ın açıkladığı klinik araştırma verilerine göre bazı hastalarda tümörler tamamen ortadan kalktı. Şirket, olumlu sonuçların ardından tedavinin kullanım alanını genişletmek için ABD’deki onay sürecini hızlandırdı.
Klinik Çalışma Tedaviye Verilen Yanıtı Ortaya Koydu
Araştırma ekibi, Faz 1b/2 OrigAMI-4 çalışması kapsamında tekrarlayan veya metastatik baş ve boyun kanseri tanısı bulunan 102 hastayı takip etti. Çalışmaya katılan hastalar daha önce platin bazlı tedavi ve immünoterapi almasına rağmen hastalığı ilerlemeye devam eden kişilerden oluştu. Elde edilen sonuçlar, Rybrevant Faspro tedavisinin bu hasta grubunda güçlü bir etki oluşturduğunu gösterdi.
Bağımsız değerlendirme sonuçlarına göre araştırmacılar yüzde 42 oranında doğrulanmış genel yanıt tespit etti. Hastaların yüzde 15’inde tümörler tamamen kaybolurken yüzde 27’sinde kısmi yanıt gözlendi. Klinik fayda oranı yüzde 63 seviyesine ulaşırken hastaların tedaviye ortalama 6,6 hafta içinde yanıt verdiği kaydedildi.
Bilim insanları, tedavide kullanılan amivantamab molekülünü geliştirirken tümör büyümesiyle ilişkili iki kritik biyolojik mekanizmayı hedef aldı. Araştırmacılar, EGFR ve MET yollarını aynı anda baskılayan yaklaşım sayesinde kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatmayı amaçladı. Tedavi aynı zamanda bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı verdiği yanıtı güçlendiren ek bir etki oluşturdu.
👉️ İlginizi Çekebilir: Londra’daki Cerrah 1.500 Kilometre Uzaklıktaki Hastaya Robot Destekli Uzaktan Ameliyat Gerçekleştirdi
Şirket, ilacı üç haftada bir uygulanan deri altı enjeksiyon formunda geliştirdi. Bu yöntem, uzun süreli damar içi uygulamalara ihtiyaç duyan geleneksel antikor tedavilerine kıyasla daha pratik bir kullanım deneyimi sunuyor. Hastalar böylece daha kısa uygulama süresiyle tedavi alabiliyor.
Araştırmacılar, tedavi sürecinde görülen yan etkilerin büyük bölümünün hafif veya orta şiddette gerçekleştiğini açıkladı. Klinik incelemelerde düşük albümin düzeyi, cilt döküntüsü, tırnak çevresi iltihabı ve akne benzeri dermatit en sık görülen yan etkiler arasında yer aldı. Ekip, güvenlik profilinin ileri evre kanser hastalarında kabul edilebilir düzeyde olduğunu bildirdi.
Uzmanlar, metastatik baş ve boyun kanseri tedavisinde seçeneklerin sınırlı olması nedeniyle bu sonuçların ayrı bir önem taşıdığını değerlendiriyor. Mevcut tedavilere yanıt vermeyen hastalarda elde edilen veriler, yeni bir tedavi yaklaşımının ortaya çıkabileceğine işaret ediyor.
Johnson & Johnson, klinik araştırmadan elde edilen sonuçların ardından FDA’ya ek biyolojik lisans başvurusu yaptı. Şirket daha önce aynı tedavi için çığır açıcı tedavi statüsü elde etmişti. Düzenleyici kurumun vereceği karar, tedavinin daha geniş hasta gruplarına ulaşmasının önünü açabilecek gelişmeler arasında yer alıyor.
Araştırma ekibi, Faz 3 OrigAMI-5 çalışmasını sürdürürken tedavinin ilk basamak kullanım potansiyelini değerlendirmeye devam ediyor. Yeni çalışmada subkutan amivantamab, pembrolizumab ve karboplatin kombinasyonu test edilirken amaç, ileri evre hastalarda daha güçlü ve kalıcı sonuçlar elde etmek olarak öne çıkıyor.
✍️ Editörün Notu İçin Tıklayın
Baş ve boyun kanseri, ileri evreye ulaştığında tedavi seçeneklerinin önemli ölçüde azaldığı kanser türleri arasında yer alıyor. Johnson & Johnson’ın geliştirdiği tedavinin özellikle standart yöntemlere yanıt vermeyen hastalarda elde ettiği sonuçlar dikkat çekiyor. Tam yanıt oranının yüzde 15 seviyesine ulaşması araştırmanın en güçlü bulgularından biri olarak öne çıkarken devam eden Faz 3 çalışmaları ilacın gerçek klinik etkisini daha net ortaya koyacak. FDA sürecinden çıkacak karar ise tedavinin geleceği açısından belirleyici olacak.









