ABD Ara Seçimleri Veri Merkezi Yatırımlarına Yönelik Baskıyı Artırdı
ABD’de ara seçimlerde Demokratların elde ettiği kazanımlar, teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımları ile veri merkezi projeleri üzerindeki siyasi baskıyı artırdı. Seçmenlerin önemli bir bölümü veri merkezi inşaatları, elektrik maliyetleri ve yapay zekâ düzenlemelerini oy tercihlerini etkileyen başlıklar arasında gösterdi. Teksas’ta Gina Hinojosa’nın valilik yarışını kazanması ise ABD’nin planlanan veri merkezi kapasitesinin önemli bölümünü barındıran eyalette yeni kısıtlamaların gündeme gelmesine yol açtı.
Veri Merkezleri Seçim Kampanyalarının Merkezine Yerleşti
ABD’deki ara seçimlerde Demokrat adayların önemli bir bölümü, yeni veri merkezi projelerine sınırlama getirilmesini destekledi. Ballotpedia verilerine göre 10 eyalette veri merkezlerinin düzenlenmesine ilişkin 40’tan fazla oy pusulası önerisi gündeme geldi. NBC News tarafından yayımlanan çıkış anketinde seçmenlerin yüzde 56’sı yapay zekâ ve veri merkezlerini oy tercihlerini etkileyen önemli veya belirleyici konular arasında gösterdi.
Ohio’da Senatör seçilen Sherrod Brown gibi Demokrat adaylar, veri merkezi inşaatlarına yönelik eleştirileri seçim kampanyalarının önemli başlıklarından biri hâline getirdi. Demokratların farklı bölgelerde kazandığı seçimler, yapay zekâ altyapısının enerji tüketimi ve yerel topluluklar üzerindeki etkilerinin siyasi karşılık bulduğunu gösterdi.
Americans for Responsible Innovation kurucu ortağı Brad Carson, seçim sonuçlarını yapay zekâ politikaları açısından büyük bir kırılma olarak değerlendirdi. Carson, seçmenlerin yapay zekâ ve veri merkezleri için daha güçlü kurallar talep ettiğini söyledi. Teksaslı Demokrat Kongre üyesi Greg Casar da seçimlerin ABD siyasetinde daha büyük bir yapay zekâ tartışmasının başlangıcı olabileceğini belirtti.
Teknoloji sektörünün karşılaşabileceği en önemli değişimlerden biri Teksas’ta yaşandı. Demokrat Gina Hinojosa, Cumhuriyetçi görevdeki vali Greg Abbott’ı yenerek valilik yarışını kazandı. Hinojosa, kampanyası boyunca yeni veri merkezi projelerine geçici sınırlamalar getirilmesini, elektrik faturalarının korunmasını ve yerel toplulukların yatırım kararlarında daha fazla söz sahibi olmasını savundu.
Wells Fargo verilerine dayandırılan tahminlere göre Teksas, ABD’de planlanan veri merkezi kapasitesinin yüzde 27’sini barındırıyor. Büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapısı için eyalete yönelmesi, yeni yönetimin alacağı kararları sektör açısından kritik hâle getiriyor. Elon Musk gibi teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinin de faaliyetlerini Teksas’a taşıması, eyaletin teknoloji yatırımları açısından önemini artırıyor.
Hunterbrook Media’dan Sam Koppelman, Politico’ya yaptığı değerlendirmede yapay zekâ sektörünün Teksas’ta büyük ölçekli veri merkezi yatırımlarına dayanan bir büyüme stratejisi oluşturduğunu söyledi. Koppelman, seçim sonucunun şirketlerin bu planlarını yeniden değerlendirmesine neden olabileceğini belirtti.
SemiAnalysis analistleri de seçim öncesinde Hinojosa’nın kazanması durumunda veri merkezi projelerine geçici moratoryum uygulanabileceğini öngörmüştü. Analistlerin değerlendirmesine göre yeni yönetim, topluluklara karar süreçlerinde söz hakkı tanıyan, elektrik faturalarını koruyan ve veri merkezi şirketlerine sağlanan vergi teşviklerini yeniden ele alan düzenlemeleri gündeme getirebilir.
Demokrat adayların Georgia ve Michigan’daki valilik yarışlarında elde ettiği başarılar, veri merkezi yatırımlarına yönelik düzenleme tartışmalarını başka eyaletlere de taşıdı. SemiAnalysis tarafından seçim öncesinde yapılan değerlendirmeye göre Teksas, Georgia ve Michigan’daki siyasi değişim, ABD’de planlanan veri merkezi kapasitesinin yüzde 45’ini etkileyebilecek bir düzenleme riskini beraberinde getiriyor.
Bu oran, söz konusu eyaletlerdeki bütün projelerin durdurulacağı anlamına gelmiyor. Ancak yeni yönetimlerin izin süreçlerini sıkılaştırması, enerji bağlantılarını yeniden değerlendirmesi veya vergi teşviklerini değiştirmesi şirketlerin yatırım takvimlerini etkileyebilir.
Elon Musk, seçimlerin ardından sosyal medya hesabında veri merkezlerinin uzaya taşınması fikrine gönderme yapan bir paylaşım yaptı. Musk’ın açıklaması, büyük ölçekli veri merkezlerinin enerji tüketimi ve uygun arazi bulma sorunlarının teknoloji sektöründe yarattığı baskıyı yansıttı.
Yorkville Ives & Co ortağı Dan Ives ise Demokratların federal yönetimde güç kazanmasının yapay zekâ ve teknoloji sektörüne yönelik yasal düzenlemeleri zorlaştırabileceğini söyledi. Ives, özellikle Senato’daki siyasi dengelerin önümüzdeki iki yıl boyunca teknoloji şirketlerinin Washington’daki politika çalışmalarını etkileyebileceğini belirtti.
Seçim sonuçlarının teknoloji sektörü açısından bir diğer önemli boyutunu siyasi bağışlar oluşturdu. Kaynak metinde aktarılan verilere göre Elon Musk, ara seçim sürecinde toplam 474 milyon dolar harcadı. Bu tutarın 224 milyon dolarlık bölümü Teksas’taki siyasi faaliyetlere ayrıldı.
OpenAI Başkanı Greg Brockman ile Silikon Vadisi yatırımcıları Marc Andreessen ve Ben Horowitz de yapay zekâ politikalarını destekleyen adaylar için oluşturulan bir siyasi eylem komitesine yüksek miktarda bağış yaptı. Desteklenen adayların çoğu Cumhuriyetçi Parti saflarında yer aldı.
Guardrails Action tarafından seçim öncesinde Iowa, Michigan ve Ohio’da gerçekleştirilen ankette katılımcıların dörtte üçü, bir adayın yapay zekâ odaklı bir siyasi eylem komitesinden bağış aldığını öğrenmeleri durumunda o adaya oy verme olasılıklarının azalacağını söyledi. Bu sonuç, teknoloji sektörünün siyasi harcamalarının seçmenler nezdinde her zaman olumlu karşılanmadığını gösteriyor.
Teknoloji yöneticilerinin Donald Trump yönetimiyle kurduğu yakın ilişkiler de seçim sonrasındaki tartışmaların önemli başlıklarından biri oldu. Kaynak metin, şirketlerin Trump’ın taleplerine uyum sağlamasını ve yönetimle kamuoyu önünde kurdukları yakın ilişkileri eleştiriyor.
Trump’ın yapay zekâ yerine “Super Intelligence” ifadesinin kullanılmasını istemesinin ardından bazı yapay zekâ şirketlerinin iletişimlerinde bu terimi kullanmaya başlaması, söz konusu uyumun örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Google’ın Trump’ın açıklamalarının ardından bazı coğrafi adlandırmaları değiştirmesi de teknoloji şirketlerinin yönetimle ilişkileri üzerinden tartışıldı.
Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in Beyaz Saray’daki bir görüşmede şirketin yapay zekâ yatırımlarına ilişkin verdiği rakamı uydurduğunu kabul etmesi de kaynak metinde yer verilen diğer örneklerden biri. Teknoloji şirketlerinin yöneticileri Trump’ın göreve başlama törenine katılmış, daha sonra Beyaz Saray’da şirketlerin kendi kendilerini düzenlemesini öngören bağlayıcı olmayan bir anlaşmaya destek vermişti.
ABD’deki seçim sonuçları, teknoloji şirketlerinin yalnızca ürün ve altyapı yatırımları üzerinden değil, siyasi ilişkileri ve finansman tercihleri üzerinden de değerlendirildiğini ortaya koydu. Veri merkezi projelerinin geleceği ise enerji maliyetleri, yerel yönetimlerin kararları ve yeni düzenlemelerin kapsamına bağlı olarak şekillenecek.









