Haberler

VMware Lisans Maliyetleri Şirketleri Çoklu Hiper Yönetici Ve Konteyner Yapılarına Yöneltiyor

Şirketlerin VMware lisans maliyetleri karşısında alternatif altyapılara yönelmesi, kurumları tek bir sanallaştırma platformundan çıkmak yerine çoklu hiper yönetici ile konteyner modellerini birlikte değerlendirmeye itiyor. Rimini Street araştırmasına göre VMware kullanan kuruluşların yüzde 60’ı çoklu hiper yönetici stratejisini değerlendirirken yüzde 47’si hiper yöneticiler ile konteynerleri aynı altyapı yaklaşımında birleştirmeyi düşünüyor. Kuruluşlar lisans giderlerini azaltmak isterken operasyonel karmaşıklık, farklı üreticilerin sistemlerini yönetme zorunluluğu, genişleyen saldırı yüzeyi ile uzmanlık ihtiyacı geçiş planlarının önündeki temel engeller arasında yer alıyor.

VMware Kullanıcıları Tek Platformdan Uzaklaşmayı Değerlendiriyor

Dünya genelinde 300 VMware kullanan kuruluşla gerçekleştirilen araştırma, şirketlerin sanallaştırma altyapısında daha fazla seçenek aradığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 60’ı birden fazla hiper yöneticinin kullanıldığı mimarileri değerlendirirken yüzde 47’si farklı iş yüklerini ihtiyaçlarına göre hiper yönetici veya konteyner üzerinde çalıştırmayı planlıyor.

Kuruluşların yaklaşımı yalnızca VMware yerine başka bir sanallaştırma ürününe geçişten oluşmuyor. Çoklu hiper yönetici mimarisi, kritik iş yüklerinin mevcut VMware ortamında tutulurken farklı uygulamaların başka platformlara dağıtılmasına da kapı açıyor. Konteyner altyapısının aynı stratejiye dahil edilmesi ise şirketlere uygulamanın gereksinimine göre çalışma ortamı seçme esnekliği sağlıyor.

Rimini Street’in VMware ile birlikte Oracle ve SAP gibi kurumsal yazılımlar için üçüncü taraf destek hizmetleri sunması, araştırma sonuçlarının değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken ticari bir unsur oluşturuyor. Araştırma, şirketlerin alternatiflere ilgisini ortaya koysa da katılımcıların kaçının yeni mimarileri fiilen kurduğu konusunda veri sunmuyor.

VMware lisans maliyetleri, araştırmaya katılan kuruluşların alternatifleri değerlendirmesindeki en güçlü neden olarak öne çıkıyor. Katılımcıların yüzde 90’ı yükselen VMware lisans fiyatlarının alternatif arayışını tetiklediğini belirtirken yüzde 73’ü maliyet tasarrufunu sanallaştırma stratejisinin öncelikleri arasında gösteriyor.

Broadcom’un VMware’i satın almasının ardından lisanslama modeliyle ilgili değişiklikler de karar süreçlerini etkiliyor. Katılımcıların yüzde 54’ü kalıcı lisans sahiplerine yönelik desteğin sona erdirilmesini alternatif arayışının nedenleri arasında gösteriyor. Bazı müşteriler fiyat artışlarının yüzde 100 ile yüzde 300 arasında gerçekleştiğini bildirirken kimi müşteriler yüzde 1.000’e ulaşan artışlardan söz ediyor.

Müşteri bildirimleri, VMware kullanan tüm kuruluşların aynı oranda fiyat artışı yaşadığı anlamına gelmiyor. Farklı lisans anlaşmaları, kullanım kapsamları ile sözleşme koşulları nedeniyle şirketlerin karşılaştığı maliyet değişimleri birbirinden ayrılıyor.

Operasyonel karmaşıklık, sanallaştırma stratejisini değiştirmeyi düşünen şirketlerin yüzde 40’ı tarafından en önemli engel olarak gösteriliyor. Çoklu tedarikçi yönetimi yüzde 38 ile ikinci sırada yer alırken genişleyen saldırı yüzeyi ile personelin ihtiyaç duyduğu teknik beceriler yüzde 37 oranında endişe yaratıyor.

Sanallaştırma altyapısı farklı platformlara yayıldığında BT ekiplerinin izleme, yedekleme, erişim kontrolü, güvenlik politikaları ile sorun giderme süreçlerini birden fazla sistem üzerinde yürütmesi gerekiyor. Şirketlerin lisans tasarrufu elde ederken operasyon maliyetlerini artırmaması, çoklu platform kararının finansal değerlendirmesinde kritik önem taşıyor.

BT ekipleri açısından uzmanlık gereksinimi de ayrı bir maliyet kalemi oluşturuyor. VMware ortamına eklenen farklı hiper yöneticiler veya konteyner platformları, mevcut ekiplerin yeni yönetim araçlarını öğrenmesini gerektirirken güvenlik politikalarının farklı altyapılara uyarlanması da geçiş sürecini karmaşıklaştırabiliyor.

VMware Cloud Foundation, mevcut VMware varlıklarını hibrit bulut altyapısıyla birleştirmek isteyen kuruluşlar için seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 48’i ise herhangi bir varlığını Cloud Foundation’a taşıma planının bulunmadığını belirtiyor.

Kuruluşların bu yaklaşımı, maliyet baskısının yalnızca başka bir VMware ürününe geçişle çözülmek istenmediğini gösteriyor. Şirketler mevcut altyapılarının hangi bölümünü koruyacağını, hangi iş yüklerini farklı platformlara taşıyacağını, hangi uygulamaların konteyner ortamına uygun olduğunu ayrı ayrı değerlendirmek zorunda kalıyor.

Gartner’ın öngörüsü de alternatif altyapı değerlendirmelerinin önümüzdeki yıllarda artacağını gösteriyor. Gartner, 2029 yılına kadar işletmelerin yüzde 55’inin alternatif dağıtık hibrit altyapı ürünleri için kavram kanıtlama çalışmaları gerçekleştireceğini öngörürken 2026 için aynı oranı yüzde 25 olarak hesaplıyor.

Kuruluşların sanallaştırma altyapısını değiştirme süreci, yalnızca yeni bir ürün seçmekten daha kapsamlı bir planlama gerektiriyor. Şirketlerin kritik sistemleri çalışır durumda tutarken alternatif platformları test etmesi, ardından iş yüklerinin hangi ortama taşınacağını belirlemesi gerekiyor.

Kurumsal sanallaştırma stratejisi açısından konteyner kullanımı da tek başına VMware’in yerini alan bir teknoloji olarak değerlendirilmiyor. Konteynerler uygulama paketleme ile dağıtım süreçlerinde farklı avantajlar sunarken geleneksel sanal makineler belirli iş yükleri için kullanılmaya devam edebiliyor. Dolayısıyla hibrit yaklaşım, şirketlerin altyapıyı tek seferde değiştirmek yerine iş yükü bazında dönüşüm gerçekleştirmesine dayanıyor.

VMware alternatifleri üzerindeki ilginin artması, şirketlerin lisans giderlerini azaltma hedefiyle operasyonel risk arasında denge kurmaya çalıştığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde başarılı bir geçiş yalnızca daha ucuz bir platform seçilmesine değil güvenlik, personel yetkinliği, yönetim yükü, uygulama uyumluluğu ile toplam sahip olma maliyetinin birlikte hesaplanmasına bağlı olacak.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu