Haberler

Yapay Zekâ Ajanları BT Operasyonlarına Giriyor: Ancak Şirketler Kontrolü Bırakmıyor

Şirketlerin yüzde 90’ı önümüzdeki iki yıl içinde yapay zekâ ajanlarını kullanarak otonom BT operasyonlarına geçmek isterken kuruluşların yüzde 77’si yapay zekânın insan onayı olmadan operasyonel karar vermesine sıcak bakmıyor. Riverbed araştırmasına göre işletmelerin yüzde 75’i ajan tabanlı yapay zekâyı gelecekteki BT stratejilerinin temel parçalarından biri olarak görürken mevcut yatırımların beklentileri aştığını söyleyenlerin oranı yüzde 90’a ulaşıyor. Araştırma, şirketlerin otomasyon konusunda istekli olmasına rağmen güven, güvenlik, yönetişim ve altyapı eksikliklerinin tam otonom yapıya geçişi yavaşlattığını gösteriyor.

Güvenlik Ve Yönetişim Endişeleri Otonom Kararları Sınırlıyor

Kuruluşların yalnızca yüzde 20’si bugün otomatik BT operasyonları kullanırken şirketlerin yüzde 40’ı ajan tabanlı yapay zekâyı destekleyebilecek bir BT ortamına sahip bulunuyor. Mevcut tablo, kurumların yapay zekâ yatırımlarını artırmasına rağmen altyapı hazırlığının teknoloji beklentilerinin gerisinde kaldığını ortaya koyuyor.

İşletmelerin yüzde 82’si yapay zekâyı inovasyon çalışmalarında ve yeni rekabet avantajları oluşturmak amacıyla kullanıyor. Yapay zekâ projelerinin yüzde 76’sı kavram kanıtlama aşamasını geride bırakmış olsa da projelerin yalnızca yüzde 9’u kurum genelinde kullanıma sunulmuş durumda.

Kurumsal yapay zekâ yatırımlarının yaygınlaşması, BT ekiplerinin yalnızca otomasyon araçlarına değil karar mekanizmalarına da odaklanmasını gerektiriyor. Şirketlerin önemli bölümü yapay zekâ ajanlarının rutin görevleri üstlenmesini isterken kritik operasyonlarda insan denetimini korumayı tercih ediyor.

BT operasyonlarında yapay zekâ kullanımı, güvenlik ve uyumluluk açısından şirketlerin en önemli çekincelerinden birini oluşturuyor. Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 55’i otonom BT süreçlerinin güvenlik veya uyumluluk sorunları yaratabileceğini belirtirken yüzde 45’i operasyonel kesinti riskini, yüzde 39’u ise yapay zekâ kararlarına duyulan güven eksikliğini temel engeller arasında gösteriyor.

Yapay zekâ yönetişimi, şirketlerin otonom sistemleri genişletirken üzerinde daha fazla duracağı alanlardan biri haline geliyor. Katılımcıların yüzde 90’dan fazlası yapay zekâ gözlemlenebilirliği ile yönetişim çalışmalarının BT yönetiminde giderek daha kritik rol oynayacağını düşünüyor.

Teknik uzmanların yaklaşımı, şirket yöneticilerinin iyimserliğinden daha temkinli seyrediyor. Kuruluşlarının yapay zekâ yönetişimine güvenen katılımcıların oranı genel grupta yüzde 42 olurken teknik uzmanlarda bu oran yüzde 36’ya düşüyor. Teknik uzmanların yalnızca yüzde 17’si tam otonom ajanların önümüzdeki birkaç yıl içinde şirketlerinin işletim modelinde büyük bir yer tutacağını öngörüyor.

Otonom BT operasyonları için kaliteli veriye ihtiyaç duyulurken katılımcıların yüzde 19’u yapay zekâ destekli BT süreçlerini çalıştırmak için gerekli veriye sahip olmadığını belirtiyor. Teknik uzmanlar arasında aynı görüşü paylaşanların oranı yüzde 17 seviyesinde kalıyor.

Birleşik gözlemleme altyapısı da şirketlerin önemli bir bölümünde henüz yeterli seviyeye ulaşmış değil. Katılımcıların yalnızca yüzde 17’si BT ortamı genelinde birleşik görünürlüğe sahip olduğunu belirtirken kurumların yüzde 87’si farklı araçlar ile sistemlerini henüz bütünleştirmediğini ifade ediyor.

BT gözlemlenebilirliği, farklı sistemlerden gelen performans, hata, güvenlik ve kullanım verilerinin tek bir görünüm üzerinden değerlendirilmesini sağlayarak yapay zekâ ajanlarının daha doğru kararlar vermesine yardımcı oluyor. Araç konsolidasyonu ise birbirinden kopuk yönetim sistemlerinin oluşturduğu veri boşluklarını azaltarak otomasyon süreçlerinin daha tutarlı çalışmasına katkı sağlıyor.

Şirketlerin otonom BT stratejileri, yalnızca daha fazla yapay zekâ ajanı devreye almak yerine kararların nasıl izleneceği, doğrulanacağı ve gerektiğinde insanlara aktarılacağı bir kontrol modeli gerektiriyor. Yapay zekâ destekli IT operasyonları, özellikle kritik sistemlerde insan müdahalesinin tamamen kaldırılmasından önce açık yetki sınırları ile denetim mekanizmalarına ihtiyaç duyuyor.

Otonom IT operasyonları için veri kalitesi, birleşik görünürlük ve araç entegrasyonu temel altyapı koşulları olarak öne çıkıyor. Şirketlerin mevcut sistemleri bu gereksinimleri karşılamadığında yapay zekâ ajanlarının daha fazla karar yetkisi alması, otomasyonun sağlayacağı verimlilikten önce operasyonel riskleri büyütebiliyor.

Kuruluşların önümüzdeki iki yıllık dönemde atacağı adımlar, yapay zekâ otomasyonunun kapsamını belirleyecek. Şirketler güvenilir veri kaynaklarını birleştirip BT ortamını daha görünür hale getirdikçe ajanların üstlenebileceği görevlerin kapsamı genişleyebilir ancak kritik kararların insan onayından çıkarılması için teknik hazırlığın yanında güvenlik, uyumluluk ve yönetişim standartlarının da olgunlaşması gerekecek.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu