Anthropic ile Pentagon Arasındaki Claude Davasında Temyiz Mahkemesi Kararı Açıklandı
ABD Columbia Bölgesi Temyiz Mahkemesi, Anthropic’in Claude üzerindeki kullanım kısıtlamaları nedeniyle ABD Savunma Bakanlığının şirketi tedarik zinciri riski olarak sınıflandırmasını 2’ye karşı 1 oyla hukuka uygun buldu. Mahkeme, 25 Eylül 2026 tarihli kararında Anthropic’in kötü niyetle hareket ettiğine ilişkin bir bulgu bulunmadığını kabul ederken 41 U.S.C. § 4713 kapsamında böyle bir şartın aranmadığı sonucuna vardı. Karar, Claude’un ölümcül otonom silahlar ile Amerikalılara yönelik kitlesel gözetimde kullanılmasına karşı şirketin koyduğu sınırların ABD ordusunun talep ettiği bazı yasal görevleri engelleyebileceği tartışmasının ardından geldi.
Mahkeme Pentagon’un Claude Üzerindeki Yetkisini Geniş Yorumladı
Washington’daki üç hakimli heyet, Savunma Bakanlığının Federal Acquisition Supply Chain Security Act kapsamında aldığı kararı incelerken Anthropic’in Claude’a getirdiği teknik ve sözleşmesel sınırlamaları doğrudan değerlendirdi. Mahkemenin çoğunluğu, Bakanlığın Claude’un bazı ulusal güvenlik görevlerinde istenen şekilde çalışmayabileceğine ilişkin endişesini 41 U.S.C. § 4713’teki tedarik zinciri riski tanımı içerisinde değerlendirdi.
Kararın merkezinde, ilgili yasanın “herhangi bir kişi” tarafından oluşturulabilecek riski kapsaması bulunuyor. Hakimler, yasal metindeki kapsamın yalnızca yabancı devletler veya ABD’nin düşmanlarıyla sınırlandırılmadığını belirtirken bir teknoloji ürününün kullanımını engelleme ihtimalinin de belirli koşullarda tedarik zinciri riski oluşturabileceğini değerlendirdi.
Mahkemenin çoğunluğu, Pentagon’un Claude’un tasarımındaki kısıtlamaların Bakanlığın sözleşme kapsamında yetkili olduğunu değerlendirdiği ulusal güvenlik görevlerini engelleyebileceğinden endişe etmekte haklı olduğu sonucuna ulaştı. Karar, böylece yapay zekâ şirketlerinin ürün kullanımına ilişkin kendi politikaları ile kamu kurumlarının satın aldığı sistemler üzerindeki operasyonel talepler arasında doğrudan bir hukuki çatışma oluşturdu.
Pentagon ile Anthropic arasındaki anlaşmazlık, Claude’un hangi askerî görevlerde kullanılabileceği konusunda yoğunlaştı. Anthropic, ölümcül otonom savaş sistemlerinde ve ABD vatandaşlarına yönelik kitlesel gözetim faaliyetlerinde Claude kullanılmasına izin vermek istemezken Savunma Bakanlığı modelin “yasal kullanımlar” konusunda daha geniş erişime sahip olmasını talep etti.
Anthropic’in politikası, Claude’un bazı biyolojik, kimyasal, nükleer veya radyolojik silah geliştirme görevlerinde kullanılmasını da teknik güvenlik önlemleriyle sınırlandırıyor. Şirketin model davranışına yerleştirdiği kurallar, yalnızca sözleşme metinlerinde yer alan kullanım koşullarından oluşmuyor; Anthropic aynı zamanda modelin eğitiminde güvenlik ilkelerini doğrudan davranış katmanına yerleştiriyor.
Pentagon ise farklı bir risk üzerinde duruyor. Bakanlığın değerlendirmesine göre aşırı kısıtlanmış bir yapay zekâ sistemi kritik bir askerî operasyon sırasında talep edilen görevi yerine getirmezse sistemin güvenilirliği operasyonel açıdan sorun oluşturabilir. Mahkeme çoğunluğu, iki tarafın işaret ettiği risklerin ulusal güvenlik boyutu taşıdığı sonucuna vararak nihai dengeleme yetkisini Başkan ile Savunma Bakanına bıraktı.
San Francisco’daki federal mahkeme, ağustos ayında Anthropic lehine karar verirken şirketin 10 U.S.C. § 3252 kapsamında tedarik zinciri riski olarak tanımlanamayacağı sonucuna ulaşmıştı. California’daki karar, ilgili yasanın tedarik zinciri riskini kötü niyetli faaliyetlerle ilişkilendiren daha dar bir çerçeveye sahip olduğu değerlendirmesine dayanıyordu.
Columbia Bölgesi Temyiz Mahkemesi ise son kararında 41 U.S.C. § 4713 kapsamındaki farklı bir yetkiyi inceledi. Söz konusu hüküm, federal kurumların ulusal güvenliği korumak amacıyla belirli teknoloji tedarikçilerini federal tedarik zincirinden dışlamasına ilişkin daha geniş bir mekanizma içeriyor.
İki mahkeme arasındaki farklı sonuç, aynı hukuki hükmün farklı yorumlanmasından kaynaklanmıyor. California’daki yargılama 10 U.S.C. § 3252 kapsamında yürürken D.C. Circuit incelemesi 41 U.S.C. § 4713 üzerinden gerçekleştirildiği için iki karar farklı yasal yetki alanlarına dayanıyor.
Temyiz mahkemesi, Anthropic’in Pentagon ile yürüttüğü süreçte kötü niyetli davrandığı yönünde bir sonuca ulaşmadı. Heyetin çoğunluğu, 10 U.S.C. § 3252 bakımından kötü niyet unsurunun önem taşıdığı yönündeki California mahkemesinin değerlendirmesine itiraz etmezken § 4713’ün aynı koşulu içermediğini belirtti.
Kararın bu bölümü, yapay zekâ şirketlerinin güvenlik politikalarının devlet açısından ne zaman tedarik zinciri riski sayılabileceği konusunda önemli bir hukuki ayrım ortaya koyuyor. Mahkemenin çoğunluğu, bir şirketin ürününü belirli görevlerde kullanıma kapatmasının devlet sistemlerinin işleyişini etkileyebileceği sonucuna varırken şirketin bunu kötü niyetle yapmasının ayrıca kanıtlanmasını şart koşmadı.
Hakim Karen Henderson, çoğunluğun § 4713 yorumuna katılmadı. Henderson, yasanın bağlamının federal tedarik zincirine giren teknolojileri kasıtlı biçimde bozmayı, izlemeyi veya bilgi toplamayı amaçlayan tehditlere yönelik olduğunu savunurken şirketin ürün kullanımına ilişkin açık kısıtlamalarının aynı kategoriye alınmaması gerektiğini belirtti.
Henderson’ın görüşü, Anthropic’in güvenlik politikası ile kötü niyetli bir tedarik zinciri müdahalesi arasında hukuki ayrım yapılması gerektiğine dayanıyor. Muhalif görüşe göre şirketin önceden açıkladığı kullanım sınırlarını uygulaması, federal sistemin işleyişini gizlice bozma veya sisteme sızma davranışıyla aynı kapsamda değerlendirilemez.
Savunma Bakanlığı, 3 Mart 2026’da Anthropic’i § 4713 kapsamında tedarik zinciri riski olarak belirledikten sonra şirketle olan sözleşmeleri sonlandırmaya, Claude’u kendi sistemlerinden çıkarmaya ve savunma yüklenicilerinin Anthropic’i alt yüklenici olarak kullanmasını engellemeye başlamıştı. Bakanlığın kararı, Pentagon dışındaki genel Claude kullanıcılarının tamamını kapsayan bir yasak olarak uygulanmadı.
Anthropic açısından temyiz kararı, Claude’un askerî kullanımı konusunda şirketin belirlediği sınırların federal tedarik politikasıyla çatışması halinde ortaya çıkabilecek sonuçları doğrudan etkiliyor. Şirketin açıklanan seçenekleri arasında kararın tüm D.C. Circuit hakimleri tarafından yeniden incelenmesini istemek veya davayı ABD Yüksek Mahkemesine taşımak bulunuyor.
Yapay zekâ sistemlerinin askerî kullanımı açısından ortaya çıkan hukuki mesele, yalnızca Anthropic ile Pentagon arasındaki ticari ilişkiyle sınırlı kalmıyor. Gelişmiş modellerin otonom silah sistemleri, istihbarat analizi veya gözetim gibi alanlarda kullanım koşulları belirlenirken şirketlerin güvenlik kuralları ile devletlerin operasyonel yetkileri arasındaki sınırın nasıl çizileceği de önümüzdeki davalarda yeniden gündeme gelebilir.









