Anthropic’ten Malezya’da Seçim Manipülasyonu İddiası: Türk Şirketi Bağlantıyı Reddetti
Anthropic, Malezya’daki seçmenleri hedefleyen yapay zekâ destekli bir etki operasyonunu ortaya çıkardığını açıklarken operasyonu İstanbul merkezli BBS Bilişim Teknolojileri ile ilişkilendirdi. Şirketin 10 Eylül 2026 tarihli tehdit istihbaratı raporu, Claude’un seçmen profilleme, sahte sosyal medya hesapları, içerik üretimi ile propaganda altyapısında kullanıldığını ortaya koydu. BBS ise raporda geçen alan adlarının kendi şirketleriyle yalnızca isim benzerliği taşıdığını belirterek Anthropic’in iddiasını reddetti.
Malezya’daki 222 Seçim Bölgesi İçin Hedefleme Sistemi Kuruldu
Anthropic’in raporunda yer alan teknik incelemeye göre operasyonun merkezinde Malezya’daki 222 parlamento seçim bölgesinin tamamını kapsayan bir seçmen analiz sistemi bulunuyordu. Sistem, nüfus sayımı kayıtları, seçim verileri ile milyonlarca seçmen kaydını işleyerek farklı bölgelerdeki seçmen gruplarını sınıflandırmak üzere tasarlandı. Anthropic, Claude modellerinin bölgesel profillerin hazırlanmasında kullanıldığını aktarırken sistemin Malezya siyasetindeki ırk, din ile kraliyet gibi hassas başlıklar üzerinden hedefleme yapabildiğini belirtti.
Platformun temel işlevi yalnızca veri analiziyle sınırlı kalmadı. Operasyonun arkasındaki aktörler, yapay zekâ destekli içerik üretimini sosyal medya dağıtımıyla birleştirerek belirli siyasi mesajların seçilmiş gruplara ulaştırılmasını hedefledi. Anthropic, ticari olarak sunulan yapının kendisini siber savunma ile dezenformasyonla mücadele çözümü gibi tanıttığını ancak inceleme sırasında siyasi etki operasyonlarında kullanılabilecek özellikler taşıdığını tespit etti.
Anthropic, söz konusu altyapıyı İstanbul merkezli BBS Bilişim Teknolojileri ile ilişkilendirdi ancak Malezya operasyonunu satın alan kişi veya kuruluşun kimliğini açıklamadı. Şirket ayrıca çalışmanın belirli bir Malezya seçimine doğrudan bağlandığına ilişkin kesin bir bulgu paylaşmadı. Raporun kapsamındaki faaliyetlerin Aralık 2025 ile Ağustos 2026 arasındaki dönemde incelendiği de bildirildi.
Operasyonun sosyal medya ayağında 1.000’den fazla sahte X hesabı yer aldı. Hesapları yöneten aktörler, gerçek kullanıcı izlenimini güçlendirmek amacıyla çerezleri ile IP adreslerini düzenli biçimde değiştirdi. Platformdaki kontrol mekanizması ayrıca belirli hesaplara gönderilecek yapay görüntülenme miktarının ayarlanmasına izin verdi.
Anthropic’in tespit ettiği örneklerden biri, dönemin Malezya Başbakanı’nın hesabına 1 milyon yapay görüntülenme gönderilmesini öngören bir görevdi. Bu yöntem, organik kullanıcı ilgisi yaratmak yerine bir siyasi hesabın görünürlüğünü yapay biçimde yükseltmeye yönelik koordineli etkileşim modeline işaret etti.
Sahte hesapların sayısının yüksek olmasına rağmen operasyonun gerçek çevrim içi topluluklarda geniş çaplı biçimde yayıldığına dair kanıt bulunmadı. Anthropic, farklı platformlara dağıtılan hesapların gerçek kullanıcı topluluklarına derin biçimde sızdığını gösteren bir bulguya ulaşamadığını açıkladı.
Operasyonun içerik tarafında Malaysia Pulse adı verilen sahte bir haber sitesi yer aldı. Anthropic’in incelemesine göre site, Malezya’daki gerçek haberleri yapay zekâ yardımıyla topladıktan sonra metinleri yeniden üretiyor, içerikleri sahte yazar kimlikleriyle yayımlıyordu.
Malaysia Pulse alan adının 10 Mayıs 2026’da kaydedildiği belirlendi. Aynı operasyonla ilişkilendirilen @malaysiapulseof adlı YouTube hesabının da bulunduğu aktarıldı.
İçerik ağı yalnızca Malezya kaynaklarından beslenmedi. Xinhua, CGTN, Sputnik/RIA ile TV BRICS gibi Çin veya Rusya devlet medyasıyla bağlantılı kuruluşlardan alınan içeriklerin de yeniden işlendiği belirtildi. Anthropic, haberlerde bu kuruluşların devlet bağlantılarını gösteren ifadelerin çıkarıldığını, içeriklerin bağımsız Malezya basını tarafından hazırlanmış izlenimi verecek şekilde sunulduğunu kaydetti.
Operasyon kapsamında hazırlanan materyaller arasında muhalif bir siyasetçi ile bir sivil toplum kuruluşunu hedef alan sahte istihbarat dosyaları da yer aldı. Anthropic, dosyalardaki suçlamaların gerçeğe dayanmadığını belirtirken hedeflerin isimlerini açıklamadı.
Claude’un güvenlik mekanizmaları bazı talepleri engelledi. Model, örneklerden birinde talebin siyasi karalama amacı taşıdığını değerlendirerek içeriği hazırlamayı reddetti. Operatörlerin daha sonra istemleri farklı ifadelerle yeniden kurarak aynı çıktıya ulaşmaya çalıştığı aktarıldı.
Bu yöntem, yapay zekâ güvenliği açısından istem manipülasyonunun neden ayrı bir risk alanı oluşturduğunu gösteriyor. Anthropic, seçimlere ilişkin kullanım politikalarında aldatıcı siyasi kampanyaları, sahte dijital içerikle siyasi söylemi etkilemeyi, seçmen dolandırıcılığını veya oy verme süreçleri hakkında yanıltıcı bilgi yaymayı yasaklıyor. Şirket, ihlalleri belirlemek için otomatik sınıflandırıcılar ile tehdit istihbaratı ekiplerinden yararlandığını daha önce açıklamıştı.
Operasyonun ticari boyutunda Malezya’nın ulusal iletişim düzenleyicisiyle sözleşme yapılmasına yönelik bir girişim de yer aldı. Anthropic, aktörlerin böyle bir anlaşma kurmaya çalıştığını tespit etti ancak görüşmelerin sözleşmeyle sonuçlandığını gösteren bir kanıt bulamadı.
Malezya makamlarının olayla ilgili ayrı bir soruşturma yürütüp yürütmediği henüz netleşmedi. BBS Bilişim Teknolojileri’nin Malezya hükümetiyle herhangi bir sözleşme görüşmesi yapıp yapmadığına ilişkin de bağımsız olarak doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
BBS Bilişim Teknolojileri, Anthropic’in raporunda geçen “bbs teknoloji” veya “bbs-teknoloji” uzantılı alan adlarının kendi şirketlerine ait olmadığını açıkladı. Şirket, raporda adı geçen yapıların Bilgi Birikim Sistemleri ile herhangi bir kurumsal bağlantısının bulunmadığını savundu.
Şirketin açıklamasına göre rapordaki isim, yalnızca BBS ile benzerlik taşıyor. BBS, kendi alan adları ile Anthropic’in raporunda belirtilen alan adları arasında bağlantı bulunmadığını belirterek suçlamayı açık biçimde reddetti.
Anthropic’in raporu ise söz konusu bağlantıyı bir tehdit istihbaratı çalışmasının sonucu olarak sunuyor. Ancak operasyonu kimin finanse ettiği, Malezya’daki hangi siyasi aktör veya kuruluşun hizmetten yararlandığı konusunda raporda kesin bir kimlik açıklanmıyor. Bu nedenle şirket adıyla ilgili iddianın bağımsız soruşturma veya farklı kaynaklar tarafından doğrulanması önem taşıyor.
Seçmen profilleme, sentetik sosyal medya etkileşimi, otomatik haber üretimi ile sahte belge hazırlanmasının tek bir altyapıda birleştirilmesi, yapay zekânın seçim süreçlerinde yalnızca içerik üretim aracı olarak kullanılmadığını gösteriyor. Anthropic’in raporu, modelin veri analizi, hedef seçimi, içerik oluşturma ile operasyonel görevlerin farklı aşamalarında kullanılabildiğini ortaya koyuyor.
Yapay zekâ destekli siyasi manipülasyonun en önemli riski, düşük maliyetli içerik üretiminin geniş veri kümeleriyle birleştirilmesiyle ortaya çıkıyor. Böyle bir yapı, tek tek sahte içeriklerden farklı olarak seçmen gruplarını ayrı ayrı analiz ederek farklı mesajların farklı hedeflere yöneltilmesine dayanıyor.
Türkiye açısından gelişmenin dikkat çeken tarafı ise Anthropic’in operasyonu İstanbul merkezli olduğu belirtilen bir şirketle ilişkilendirmesi oldu. BBS’nin isim benzerliği savunması sonrasında alan adı sahipliği, altyapı kayıtları, ticari sözleşmeler ile operasyonu yürüten kişi veya kuruluş arasındaki bağlantıların ortaya konulması, iddianın kapsamının anlaşılması açısından belirleyici olacak.
Anthropic’in 10 Eylül tarihli raporu aynı zamanda yapay zekânın kötüye kullanımının seçim manipülasyonuyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Şirket aynı çalışmada biyolojik araştırmalar, siber casusluk, silah geliştirme ile Çin merkezli yapay zekâ şirketlerinin Claude yeteneklerini model damıtma yoluyla elde etmeye yönelik girişimleri de inceledi.









