7 Yıldır Gizlice Geliştirilen FeRAM Bellek, HBM’ye Alternatif Olmayı Hedefliyor
Yapay zekâ sistemlerinin artan bellek ihtiyacına çözüm arayan Kepler Computing, yaklaşık yedi yıldır gizli yürüttüğü çalışmanın ardından HBM’ye alternatif olarak geliştirdiği FeRAM bellek teknolojisini duyurdu. Şirket, ferroelektrik RAM tabanlı yeni yapının HBM benzeri kapasite sunarken daha olgun üretim süreçlerinden yararlanarak maliyetleri aşağı çekmesini hedefliyor. Kepler, ilk HBM örneklerini 2026’nın ilerleyen dönemlerinde göstermeyi, 2027’de Singapur’da hacimli üretime geçmeyi, ABD üretimine ise 2028’de başlamayı planlıyor.
Kepler, HBM’ye Alternatif Bellek Mimarisi Geliştiriyor
Kepler Computing, yeni bellek mimarisini geleneksel DRAM yerine ferroelektrik RAM teknolojisi üzerine kuruyor. Şirketin geliştirdiği yapı, özel malzemelerle birlikte yeni bir üç boyutlu yığınlama yöntemini kullanarak yapay zekâ hızlandırıcılarında ihtiyaç duyulan yüksek kapasiteli bellek yapısına yaklaşmayı amaçlıyor.

Günümüzde yapay zekâ hızlandırıcılarının bellek tarafındaki temel çözümlerinden biri olan HBM, yüksek bant genişliği sağlarken üretim açısından ileri teknolojilere ihtiyaç duyuyor. Kepler ise ferroelektrik RAM teknolojisi üzerinden daha olgun üretim düğümlerinden yararlanarak farklı bir maliyet ve üretim modeli oluşturmayı hedefliyor.
Kepler’in geliştirme süreci yalnızca bellek hücresinin tasarlanmasıyla sınırlı kalmadı. Şirket, ölçeklendirme sorunlarını aşmak için 35 farklı kompozit malzeme kombinasyonunu test ederek seri üretime uygun olduğunu değerlendirdiği tasarıma ulaştı.
Şirketin tercih ettiği yapı, FeRAM 3D bellek mimarisi yaklaşımının temelini oluşturuyor. Üç boyutlu yığınlama, aynı fiziksel alan içerisinde daha fazla bellek kapasitesi elde edilmesi açısından önem taşırken Kepler’in asıl hedefi bu yapıyı yüksek hacimli üretime aktarabilmek.
Kepler, üretim tarafında GlobalFoundries ile çalışarak teknolojisini gelişmiş üretim tesislerine bağımlı olmadan ölçeklendirmeyi denedi. İki şirket, standart bir 28 nm üretim tesisini yalnızca sekiz ay içerisinde bellek üretimine uygun hâle getirdi.
Geleneksel DRAM üretiminde yeni bir tesisin devreye alınması yaklaşık iki yıl sürebildiği için bu süre Kepler’in üretim stratejisinde önemli bir fark oluşturuyor. Şirket, 28 nm bellek üretimi üzerinden mevcut ve olgun üretim altyapısının değerlendirilmesiyle yeni tesis yatırımlarının maliyetini ve devreye alma süresini azaltmayı amaçlıyor.
Bu yaklaşım aynı zamanda EUV litografisine olan ihtiyacı azaltmayı hedefliyor. Kepler, daha ileri üretim düğümleri yerine mevcut altyapıyı kullanarak bellek üretiminin daha hızlı ölçeklenebileceğini göstermeye çalışıyor.
Kepler’in bugüne kadar geliştirdiği teknolojiyle yaklaşık 2.000 wafer işlediği belirtiliyor. Bu çalışmalar, şirketin laboratuvar aşamasındaki tasarımını gerçek üretim süreçleri üzerinde sınaması açısından önemli bir adım oluşturuyor.
Şirketin üretim planında ilk ticari örneklerin ardından kademeli bir kapasite artışı bulunuyor. Kepler, 2027 yılında GlobalFoundries’in Singapur tesisinde hacimli üretime başlamayı, ABD’deki üretim faaliyetlerini ise 2028 yılında devreye almayı planlıyor.
Kepler Computing’in geliştirdiği teknolojiye yönelik yatırım ilgisi de şirketin üretim hedeflerini destekliyor. Girişim, son birkaç yıl içinde yaklaşık 468 milyon dolar yatırım toplarken yatırımcıları arasında GlobalFoundries, Intel Capital ve AMD Ventures yer aldı.
Bu yatırımcı profili, yeni bellek teknolojisinin yalnızca bağımsız bir girişim projesi olarak kalmadığını gösteriyor. Özellikle Intel ve AMD gibi yapay zekâ hızlandırıcıları alanında faaliyet gösteren şirketlerin yatırım kollarının projeye dahil olması, alternatif bellek çözümlerine yönelik sektör ilgisinin arttığını ortaya koyuyor.
Kepler’in düşük maliyetli üretim ve mevcut fabrikalardan yararlanma iddiasının ticari başarıya dönüşmesi için bellek teknolojisinin gerçek kullanım koşullarındaki performansının görülmesi gerekiyor. Yeni yapının yoğunluk, bant genişliği, kapasite, enerji tüketimi ve üretim verimliliği açısından HBM ile nasıl karşılaştırılacağı henüz netleşmiş değil.
Özellikle yüksek hacimli üretimde wafer başına elde edilen kullanılabilir çip oranı, teknolojinin ekonomik avantajını doğrudan belirleyecek. Kepler’in 2026 içinde göstermeyi planladığı ilk HBM örnekleri, HBM alternatifi bellek performansı konusunda daha somut verilerin ortaya çıkmasını sağlayacak.
Şirketin 2027 ve 2028 üretim hedeflerine ulaşması durumunda teknoloji, yapay zekâ donanımlarındaki bellek tedarikinin yalnızca üretim kapasitesi açısından değil, kullanılan bellek mimarileri açısından da çeşitlenmesine katkı sağlayabilir. Ancak Kepler’in asıl sınavı, yedi yıllık gizli geliştirme sürecinde ortaya çıkan tasarımı yüksek verimlilikle ve istikrarlı kaliteyle seri üretime taşıyabilmek olacak.










