Teknoloji Devlerinden ABD’ye Ortak Çağrı: Açık Ağırlıklı Yapay Zekâ Modellerini Kısıtlamayın
Yapay zekâ sektörünün önde gelen şirketleri, açık ağırlıklı (open-weight) modellerin geleceğine ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Hugging Face, Microsoft, Nvidia, Meta ve Mistral’in de aralarında bulunduğu çok sayıda şirket, ABD’li politika yapıcılara kapsamlı yasaklar yerine hedefe yönelik düzenlemeler uygulanması çağrısında bulundu. Açıklama, Washington yönetiminin Çin merkezli yapay zekâ modellerine yönelik yeni yaptırımları değerlendirdiğine ilişkin iddiaların ardından geldi.
Açık Mektup, Yapay Zekâ Geliştirme Süreçlerinin Korunmasını İstiyor
Ortak mektuba Hugging Face, Dell, Mozilla, Palantir, Replit, Perplexity, Meta, Microsoft, Mistral ve Nvidia’nın yanı sıra çok sayıda teknoloji şirketi destek verdi. Şirketler, açık ağırlıklı yapay zekâ modellerinin araştırma, geliştirme ve ticari inovasyon açısından kritik önem taşıdığını vurgulayarak bu ekosistemin geniş kapsamlı kısıtlamalarla zayıflatılmaması gerektiğini savundu.
Mektubun yayımlanması, Trump yönetiminin Çin merkezli açık ağırlıklı yapay zekâ modellerini yasaklamayı ve bazı yapay zekâ şirketlerine yaptırım uygulamayı değerlendirdiğine yönelik haberlerle aynı döneme denk geldi. Son günlerde ABD yönetiminin, Moonshot AI’ın Kimi K3 modelini geliştirirken Anthropic’in modellerinden yararlandığı iddiasını gündeme taşıması da tartışmaları hızlandırdı.
Şirketler ise olası düzenlemelerin yalnızca belirli ihlalleri hedef alması gerektiğini, açık ağırlıklı modellerin tamamını etkileyecek genel yasakların hem araştırmaları hem de küresel rekabeti olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Şirketler Damıtma Yönteminin Yasaklanmasına Karşı Çıkıyor
Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang’ın X hesabından paylaştığı mektupta, politika yapıcıların meşru yapay zekâ geliştirme teknikleriyle fikri mülkiyet ihlallerini birbirinden ayırması gerektiği belirtildi.
Açıklamada özellikle “distillation” olarak bilinen damıtma yöntemine dikkat çekildi. Bu tekniğin, bir modelin ürettiği çıktılardan yararlanarak başka bir modeli geliştirmek veya iyileştirmek amacıyla uzun süredir kullanılan standart bir yaklaşım olduğu vurgulandı. Şirketler, yöntemin model doğrulama, performans artırma ve araştırma süreçlerinde önemli rol oynadığını belirterek bunun doğrudan yasa dışı faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Ortak açıklamada, kapalı yapay zekâ modellerinden hukuka aykırı yollarla ticari değer elde edilmesinin ayrı bir konu olduğu da ifade edildi. Böyle durumlarda çözümün, sektör genelini etkileyecek geniş kapsamlı yasaklar yerine fikri mülkiyet ihlallerini doğrudan hedef alan hukuki ve ticari düzenlemeler olduğu dile getirildi.
Yapay zekâ alanındaki rekabetin hızlandığı mevcut dönemde yayımlanan bu mektup, ABD’nin Çin’e yönelik olası teknoloji politikalarının yalnızca iki ülke arasındaki rekabeti değil, açık yapay zekâ ekosisteminin geleceğini de doğrudan etkileyebileceğine işaret ediyor.










