Trump’ın Intel Hamlesi Şirketin Kaderini Değiştirmeye Yetecek Mi?
ABD Başkanı Donald Trump, Intel’e 8,9 milyar dolarlık yatırım karşılığında yüzde 9,9’luk hisse aldı. Ancak analistler, bu adımın şirketin yaşadığı yapısal sorunları çözmeyeceğini söylüyor. Intel’in asıl ihtiyacı, ileri seviye üretim süreçlerine müşteri bulmak.
Intel’in Sert Gerçekle Yüzleşmesi Gerekiyor
Intel, uzun yıllardır yönetim hataları nedeniyle rakiplerinin gerisinde kaldı. Şirket, hem TSMC’ye üretim liderliğini kaptırdı hem de yapay zekâ çiplerinde Nvidia karşısında ciddi kayıplar yaşadı. Yeni CEO Lip Bu Tan, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada “14A sürecine yatırımlarımız yalnızca müşteri taahhütlerine bağlı olacak” diyerek durumun ciddiyetini vurguladı.

Summit Insights analisti Kinngai Chan, Intel’in 18A ve 14A üretim teknolojilerini ayakta tutabilmesi için müşteri hacmine ihtiyacı olduğunu belirtti. Trump’ın duyurduğu anlaşmaya göre, ABD hükümeti Intel’in en büyük hissedarı konumuna geliyor. Devlet, şirketin hisselerini piyasa kapanış fiyatına göre yüzde 17,5 indirimle aldı. Ayrıca beş yıl içinde geçerli olacak bir opsiyon hakkıyla ilave yüzde 5 hisseye erişim imkânı sağlandı.
Intel’in hisseleri duyurunun ardından yüzde 5,5 yükseldi. Ancak şirket anlaşmanın ayrıntılarını açıklayınca hisse fiyatı işlem sonrası yüzde 1 geriledi. Yatırımcılar, hükümetin şirkete ortak olmasını hem destekleyici bir işaret hem de yönetimsel baskı riski olarak görüyor.
Reuters’ın aktardığına göre Intel’in 18A üretim sürecinde verimlilik sorunları devam ediyor. Çiplerin büyük kısmı standartlara uymadığı için satışa sunulamıyor. TSMC gibi büyük üreticiler, Apple gibi müşterilerle çalışırken ilk aşamalarda oluşan maliyeti göğüsleyebiliyor. Intel ise son altı çeyrektir zarar açıklıyor ve bu yükü taşıyamıyor. Gabelli Funds analisti Ryuta Makino, “Verim düşük olduğu sürece yeni müşteriler Intel’i tercih etmez. Yatırım da bu teknik problemi çözmez” diyerek sürecin zorluğuna işaret etti.
Intel, ABD’de fabrika yatırımlarına 100 milyar dolardan fazla kaynak ayırdığını açıkladı. Arizona’daki tesiste yüksek hacimli üretimin bu yıl başlaması bekleniyor. Yine de uzmanlar, Intel’in ayakta kalabilmesi için müşterilere gerçek anlamda rekabetçi üretim sunması gerektiğini düşünüyor.
Trump anlaşmayı “Amerika için büyük bir kazanç” sözleriyle değerlendirse de piyasalarda temkinli bir hava hâkim. Intel’in geleceği, artık devlet desteğinden çok teknoloji performansına ve müşteri güvenine bağlı olabilir.










