Yapay Zekâ ile Geliştirilen İlk İlaç Klinik Onay Sürecinde Son Aşamaya Ulaştı
İlaç geliştirme süreçleri uzun yıllardır yüksek maliyetler ve uzun zaman çizelgeleriyle ilerliyor. Son dönemde dijital teknolojiler bu yapıyı değiştirmeye başladı. Yapay zekâ destekli araştırmalar, ilaç keşfi alanında yeni bir dönemi işaret ediyor. Bu dönüşüm, Insilico Medicine tarafından geliştirilen Rentosertib ile somut bir aşamaya taşındı. Tamamen yapay zekâ sistemleriyle tasarlanan ilaç, klinik onay öncesi son basamak olan Faz 3 sürecine girmeye hazırlanıyor.
Rentosertib Ölümcül Akciğer Hastalığı İçin Geliştirildi
Insilico Medicine, Rentosertib adlı ilacı idiyopatik pulmoner fibroz tedavisi için tasarladı. Bu hastalık, akciğer dokusunda kalıcı hasara yol açıyor. Mevcut tedavi seçenekleri hastalığın ilerleyişini sınırlı ölçüde yavaşlatabiliyor. ABD genelinde her yıl yaklaşık 40 bin kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Şirket, Rentosertib ile hastalığın seyrine daha etkili bir müdahale hedefliyor.
Haziran ayında Nature Medicine dergisinde yayımlanan Faz 2 verileri, ilacın klinik açıdan güçlü sonuçlar verdiğini ortaya koydu. Çin’de yürütülen çalışmada 71 hasta yer aldı. En yüksek dozu alan hasta grubunda akciğer kapasitesini gösteren zorlanmış vital kapasite değerinde ortalama 98.4 mililitrelik artış görüldü. Plasebo grubunda ise aynı ölçümde ortalama 20.3 mililitrelik düşüş kaydedildi. Araştırma, ciddi yan etkilere rastlanmadığını da gösterdi.
Rentosertib’i öne çıkaran unsur yalnızca klinik verilerle sınırlı kalmıyor. Geleneksel ilaç geliştirme süreçleri, bir molekülün insan denemelerine ulaşması için genellikle 4 ila 5 yıllık bir zaman gerektiriyor. Insilico Medicine, bu süreyi iki yılın altına çekti. Şirket, kendi geliştirdiği yapay zekâ platformu aracılığıyla yalnızca 78 molekülü inceleyerek erken keşif aşamasını 18 ayda tamamladı. Bu yaklaşım, farmakoloji alanında araştırma süreçlerinin daha verimli ilerleyebileceğini ortaya koydu.
Şirket yöneticileri, bu hızın veri analizi ve moleküler tasarım süreçlerinde kullanılan algoritmalar sayesinde sağlandığını belirtiyor. Yapay zekâ sistemleri, olası adayları kısa sürede değerlendirerek başarısız denemelerin önüne geçiyor. Bu durum, maliyetleri düşürürken araştırma sürelerini de kısaltıyor.
Rentosertib’in Faz 3 sürecine yaklaşması, sektördeki yatırım ilgisini de açıklıyor. PitchBook verileri, 2025’in ilk üç çeyreğinde yapay zekâ destekli ilaç keşfi alanına 2.7 milyar dolarlık girişim sermayesi aktarıldığını gösteriyor. Küresel ilaç sektöründeki yapay zekâ yatırımlarının 2034 yılında 16.5 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Büyük ilaç şirketleri de bu alanda altyapı yatırımlarını hızlandırıyor. Eli Lilly, Nvidia ile iş birliği kurarak yüksek kapasiteli bir hesaplama sistemi hazırlıyor. Şirket, bu altyapıyı milyonlarca potansiyel ilacın aynı anda analiz edildiği bir araştırma merkezi olarak konumlandırıyor. Benzer projeler, yapay zekâ destekli ilaç geliştirme yaklaşımının kalıcı hâle geldiğini gösteriyor.
Rentosertib’in Faz 3 sürecini başarıyla tamamlaması hâlinde, ilaç dünyasında yeni bir dönem başlayabilir. Bu gelişme, yalnızca pulmoner fibroz tedavisini değil, ilaç keşfinin genel yapısını da dönüştürebilecek bir örnek olarak görülüyor.









