Haberler

Microsoft Araştırdı: İngiltere’de Yapay Zekâ Liderliğine Yöneticiler İnanıyor, Çalışanlar Şüpheyle Yaklaşıyor

Microsoft’un İngiltere’de gerçekleştirdiği araştırmaya göre iş dünyasının üst düzey karar vericilerinin yüzde 84’ü ülkenin beş yıl içinde yapay zekâ alanında küresel lider olacağına inanırken çalışanlarda aynı oran yüzde 41’de kalıyor. Şirketin 5.000 çalışan ile 1.000 üst düzey yöneticinin görüşlerini incelediği UK AI Diffusion Report, iş yerlerinde yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasına rağmen istihdam güvencesi ve gençlerin iş bulma olanakları konusunda endişelerin sürdüğünü ortaya koyuyor. Araştırma, hükümetten yapay zekâ eğitimi ve beceri geliştirme desteği bekleyen iki grubun teknolojiye ilişkin önceliklerinin ise önemli ölçüde farklılaştığını gösteriyor.

İngiltere’de İş Dünyası Yapay Zekâ Yatırımlarına Güveniyor

Microsoft’un araştırmasında yer alan üst düzey iş karar vericilerinin yüzde 90’ı, kuruluşlarının net bir yapay zekâ stratejisi bulunduğunu belirtiyor. Yapay zekâyı benimseyen kuruluşların yüzde 84’ü ise teknolojinin çalışma biçimlerinde orta veya yüksek düzeyde değişiklik yarattığını bildiriyor. İşletmeler, talep baskısı ve ekonomik koşullar karşısında üretkenliği artırmayı, maliyetleri kontrol etmeyi ve mevcut kaynaklardan daha fazla verim almayı hedefliyor.

Microsoft Birleşik Krallık ve İrlanda CEO’su Darren Hardman, ülkenin üretken yapay zekâ kullanımında dünya genelinde sekizinci, G7 ülkeleri arasında ikinci sırada bulunduğunu belirtiyor. Hardman, Avrupa’daki yapay zekâ yatırımları açısından İngiltere’nin güçlü konumuna da işaret ederek teknoloji sektörünün ekonomik büyümeye katkısını vurguluyor. Şirket yöneticileri, İngiltere hükümetinin G7 içerisinde yapay zekâ benimseme hızını artırma hedefini desteklerken bu hedefin kamu, özel sektör ve eğitim kurumları arasında ortak çalışma gerektirdiğini savunuyor.

İş yerinde yapay zekâ kullanan çalışanların yüzde 35’i, teknolojinin kendi iş güvencelerini zayıflattığından endişe ediyor. Katılımcıların yüzde 57’si ise yapay zekânın gençler ile iş piyasasına yeni katılan kişiler için iş fırsatlarını azaltabileceğini düşünüyor. İşverenlerin üretkenlik ve verimlilik kazanımlarına odaklanmasına karşılık çalışanlar, otomasyonun mevcut görevleri nasıl değiştireceği ve kariyerlerinin geleceğini nasıl etkileyeceği konusunda daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor.

Araştırma, çalışanların yapay zekâya ilişkin görüşlerinin yalnızca olumsuz kaygılardan oluşmadığını da ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 71’i teknolojinin işlerine veya kariyerlerine olumlu katkı sağladığını belirtirken yüzde 69’u yaptığı işin kalitesinin yükseldiğini ifade ediyor. Aynı çalışanların bir yandan verimlilik kazanımlarını kabul etmesi, diğer yandan istihdam risklerinden endişe duyması, yapay zekânın iş hayatındaki etkilerinin mesleğe ve görev türüne göre değişebileceğine işaret ediyor.

Microsoft’un raporunda çalışanlar ile yöneticiler, yapay zekâ becerilerinin geliştirilmesi ve eğitim olanaklarının artırılması konusunda büyük ölçüde aynı beklentiyi paylaşıyor. Her iki grubun yaklaşık yüzde 60’ı hükümetin yapay zekâ eğitimi konusunda daha fazla destek sunmasını istiyor. Ancak düzenleme ve teşvikler söz konusu olduğunda öncelikler farklılaşıyor: Çalışanların yüzde 36’sı daha güçlü yapay zekâ düzenlemeleri ve güvenlik önlemleri talep ederken iş dünyası liderlerinin yüzde 30’u teknolojiyi benimseyen şirketlere yönelik kamu desteğinin artırılmasını istiyor.

İngiltere’deki ekonomik koşullar da teknolojiye ilişkin beklentileri şekillendiriyor. Kaynak araştırma, yüksek faiz oranları, kredi maliyetleri ve sınırlı iş fırsatlarıyla karşı karşıya kalan çalışanların iş güvencesine daha fazla önem verdiğini aktarıyor. İşletmeler ise zayıf taleple mücadele ederken yapay zekâyı operasyonel verimliliği artıracak bir araç olarak değerlendiriyor. Hükümetin eğitim, iş gücü dönüşümü ve güvenlik standartları alanlarında atacağı adımların iki taraf arasındaki güven farkını azaltmada rol oynaması bekleniyor.

Microsoft’un verileri, İngiltere’de üretken yapay zekâ kullanım oranının 2025’in ilk yarısındaki yüzde 36,6 seviyesinden 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 43,7’ye yükseldiğini gösteriyor. Ülke, söz konusu ölçümde dünya sıralamasında sekizinci, G7 içerisinde ise ikinci sırada yer alıyor. Ancak ulusal ortalama, teknolojinin ülkenin her bölgesinde aynı hızla benimsendiği anlamına gelmiyor.

Bölgesel veriler, Batı İngiltere Birleşik Otoritesi bölgesinde tahmini yapay zekâ kullanımının yüzde 57,4’e ulaştığını, İskoçya’daki Highlands and Islands bölgesinde ise yüzde 34,1 düzeyinde kaldığını ortaya koyuyor. Aradaki fark, dijital becerilere erişim, altyapı ve işletmelerin teknolojiye uyum kapasitesi gibi etkenlerin yapay zekâdan yararlanma düzeyini etkileyebileceğini gösteriyor. Microsoft, kuruluşların yapay zekâyı günlük operasyonlarına daha kapsamlı biçimde entegre etmesi ve ekonomik fırsatları daha geniş kesimlere ulaştırması gerektiğini belirtiyor.

Microsoft, 2028 yılına kadar İngiltere’ye toplam 30 milyar dolarlık yatırım taahhüdünde bulunduğunu bildiriyor. Şirket, bu tutarın 15 milyar dolarını bulut ve yapay zekâ altyapısına ayırmayı planlıyor. Yatırımlar, artan hesaplama kapasitesi ve dijital hizmet ihtiyacına yanıt vermeyi amaçlarken veri merkezlerinin yerel topluluklar üzerindeki etkileri de tartışma konusu olmayı sürdürüyor.

Şirket ayrıca İngiltere genelinde 2,5 milyondan fazla kişiye dijital teknolojiler ve yapay zekâ alanlarında beceri kazandırılmasına katkı sağladığını belirtiyor. Önümüzdeki dönemde altyapı yatırımlarının ekonomik değer üretmesi, yalnızca teknoloji kapasitesinin artmasına değil, çalışanların yeni beceriler edinmesine ve işletmelerin dönüşümden yararlanabilmesine de bağlı olacak. İngiltere’nin yapay zekâ alanındaki liderlik hedefi açısından asıl sınav, benimseme oranlarını yükseltirken çalışanların güvenini korumak ve teknolojinin getirdiği fırsatları bölgeler ile meslek grupları arasında daha dengeli dağıtmak olacak.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu