Yapay Zeka İç Tehditlere Yaklaşımı Yeniden Şekillendiriyor
Avrupa’da siber güvenlik uzmanlarının en büyük kaygısı artık içeriden gelen tehditler oldu. Exabeam tarafından yayınlanan yeni rapor, güvenlik ekiplerinin yönünü dışarıdan gelen saldırılardan çok kurum içindeki risklere çevirdiğini ortaya koydu. Raporda, içerideki kişilerin ya da hesapların ele geçirilmesinin dış tehdit aktörlerinden daha büyük tehlike olarak görüldüğü vurgulandı.
İç Tehditler Siber Güvenlikte Öne Çıktı
Exabeam verilerine göre, siber güvenlik profesyonellerinin yüzde 64’ü içeriden kaynaklanan riskleri en büyük tehdit olarak tanımladı. Yapay zekâ teknolojilerinin kötü niyetli kişilerce kullanılması bu algıyı daha da güçlendirdi. Araştırmaya göre, saldırılar daha hızlı ve daha gizli hale geldiği için tespit edilmesi zorlaştı. Şirketin üst düzey yöneticisi Steve Wilson, artık yalnızca çalışanların değil yapay zekâ tabanlı yazılımların da içerideki bir kullanıcı gibi hareket edebildiğini belirtti.
Yayınlanan rapora göre, kurumların yüzde 73’ü içeriden gelen tehditleri en kritik risk olarak değerlendiriyor. Bu algı sektörlere göre farklılık gösterirken, üretim alanında yüzde 60, sağlık sektöründe ise yüzde 53 olarak ölçülüyor. Şirketlerin yarısından fazlası, son bir yıl içinde içeriden kaynaklanan güvenlik olaylarında artış yaşandığını belirtiyor.
Exabeam’in araştırması, kurumsal alanlarda onaylanmamış yapay zekâ araçlarının kullanımının ciddi riskler doğurduğunu da gösterdi. Kuruluşların yüzde 67’si çalışanlarının izinsiz yapay zekâ yazılımlarına başvurduğunu bildirdi. Teknoloji şirketleri yüzde 40 ile ilk sırada yer alırken kamu kurumları yüzde 38, finans kuruluşları ise yüzde 32 oranında yetkisiz kullanım tespit etti. Palo Alto Networks tarafından yayınlanan rapora göre, 2025’in başında yapay zekâ ile bağlantılı veri kaybı olayları iki katına çıktı.
Araştırmaya katılan kurumların büyük çoğunluğu içeriden gelen tehditlere karşı bir programa sahip olduğunu açıkladı. Ancak bu programlarda davranış analizi teknolojilerinin yeterince kullanılmadığı dikkat çekti. Kuruluşların sadece yüzde 44’ü kullanıcı ve varlık davranışlarını inceleyen sistemlere sahip. Çoğu hâlâ erişim yönetimi, güvenlik eğitimi, veri kaybı önleme yazılımları ve uç nokta tespit araçlarıyla korunmaya çalışıyor. Uzmanlara göre bu çözümler belirli bir görünürlük sağlasa da davranışsal bağlamı yakalamakta yetersiz kalıyor.
Exabeam’in güvenlikten sorumlu yöneticisi Kevin Kirkwood, yapay zekânın içerideki hareketlere hız ve gizlilik kattığını, geleneksel savunmaların ise bu gelişmelere uyum sağlayamadığını vurguladı. Kurumların tehditleri tespit etmek için yapay zekâ destekli çözümler kullandığını belirten Kirkwood, yönetim ve denetim eksikliği nedeniyle güvenlik ekiplerinin bu yarışta geride kaldığını ifade etti. Uzmanlar, içeriden gelen risklerle mücadelede köklü bir yaklaşım değişikliğine ihtiyaç olduğuna dikkat çekiyor.









