Çin’de Yapay Zekâ Balonu Patladı: Teknoloji Hisseleri 480 Milyar Dolar Kaybetti
Çin’de yapay zekâ yatırımlarına yönelik piyasa iyimserliği yerini sert satışlara bırakırken yapay zekâ balonu tartışmaları yeniden gündeme geldi. Ülkedeki yapay zekâ ve yarı iletken şirketlerini kapsayan STAR50 endeksi, son dört ayda yüzde 40 gerileyerek yaklaşık 480 milyar dolarlık piyasa değerinin silinmesine yol açtı. Borsadaki düşüşe rağmen DeepSeek’in yeni finansman sağlaması, Huawei’nin çip yatırımları için kredi alması ve sektördeki büyüme hedefleri, Çin’in yapay zekâ pazarındaki tablonun henüz kesinleşmediğini gösterdi.
Çin’de Yapay Zekâ Hisseleri Dört Ayda Yüzde 40 Geriledi
Çin’de yapay zekâ ve yarı iletken şirketlerinin hisselerinde yaşanan sert düşüş, sektördeki yüksek değerleme beklentilerinin sorgulanmasına neden oldu. Reuters’ın aktardığı verilere göre STAR50 endeksi dört ay içinde yüzde 40 değer kaybederken şirketlerin toplam piyasa değerinden yaklaşık 480 milyar dolar silindi.
Pekin merkezli fon yöneticisi Dong Baozhen, Reuters’a yaptığı değerlendirmede borsanın spekülatif bir yükseliş dönemine girdiğini, ardından balonun patlamaya başladığını ifade etti. Söz konusu değerlendirme, yatırımcıların yapay zekâ şirketlerine yönelik beklentilerinin finansal sonuçlarla ne ölçüde desteklendiği konusundaki tartışmaları yansıttı.
Çin’in robotik sektöründeki şirketlerinden Unitree de düşüşten etkilenen isimler arasında yer aldı. Şirketin ağustos ayında gerçekleştirdiği ve yoğun ilgi gören halka arzın ardından hisseleri yaklaşık yarı yarıya geriledi. Bellek ve yarı iletken alanında faaliyet gösteren CXMT ise yalnızca son bir ayda piyasa değerinin dörtte birinden fazlasını kaybetti.
Borsadaki gerileme, Çin’deki bütün yapay zekâ yatırımlarının durduğu anlamına gelmiyor. Bloomberg’in aktardığı bilgilere göre DeepSeek, ülke tarihindeki en büyük finansman turlarından biri kapsamında 15 milyar dolar yatırım aldı. Huawei ise yapay zekâ çiplerine yönelik harcamalarını artırmak amacıyla Çin bankalarından 2,3 milyar dolarlık kredi sağladı.
Bu gelişmeler, finansal piyasalardaki satış baskısıyla teknoloji şirketlerinin uzun vadeli yatırım planlarının farklı yönlerde ilerleyebildiğini gösteriyor. Yatırımcılar bazı şirketlerin piyasa değerlerini yeniden değerlendirirken Çin’in teknoloji sektörü, yerli yapay zekâ altyapısını geliştirmek için kaynak aktarmayı sürdürüyor.
DeepSeek’in finansman turu ile Huawei’nin kredi anlaşması, özellikle yerli işlemci kapasitesi ve yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi açısından önem taşıyor. Ancak yeni yatırımların tek başına sürdürülebilir gelir yaratacağını veya şirketlerin kârlılığa ulaşacağını gösteren bir veri bulunmuyor.
Çin’deki yapay zekâ hisselerinde yaşanan düşüşü yalnızca yatırımcıların aşırı iyimserliğiyle açıklamak, piyasanın karşı karşıya olduğu dış baskıları göz ardı edebilir. ABD’nin Çin’in ileri teknoloji sektöründeki faaliyetlerini sınırlandırmaya yönelik politikaları, şirketlerin küresel pazarlara erişimini ve kritik donanımlara ulaşmasını etkileyen unsurlar arasında bulunuyor.
ABD’nin Çinli şirketlere uyguladığı tarifeler ile veri merkezlerinde kullanılan ekipmanların tedarikine yönelik olası kısıtlamalar, sektördeki belirsizliği artırıyor. Zhongji Innolight gibi optik alıcı-verici üreticileri, yapay zekâ veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek hızlı veri aktarım altyapısında önemli bir rol üstleniyor. Bu tür bileşenlere yönelik ticari engeller, Çinli üreticilerin uluslararası rekabet gücünü etkileyebilir.
Dolayısıyla Çin’deki piyasa gerilemesinde iki ayrı baskı öne çıkıyor: Şirketlerin gelecekteki gelirlerine ilişkin yüksek beklentiler ile jeopolitik gerilimlerin yarattığı ticari riskler. Batılı pazarlara erişimin daralması, bazı şirketlerin satış potansiyelini sınırlayabilirken yatırımcıların risk değerlendirmelerini de değiştirebilir.
Çin’deki gelişmeler, yapay zekâ sektörünün yalnızca yerel bir piyasa sorunu yaşamadığını, küresel ölçekte de benzer finansal sorularla karşı karşıya bulunduğunu gösteriyor. Goldman Sachs verilerine atıf yapan haberde, yapay zekâ hisselerinin Çin borsasının toplam piyasa değerinin yaklaşık yüzde 42’sini oluşturduğu belirtiliyor. Bu oran, sektörün finansal piyasalar üzerindeki ağırlığını ortaya koyarken yüksek değerlemelerin genel piyasa hareketleri açısından taşıdığı riski de artırıyor.
ABD merkezli yapay zekâ şirketlerinin harcamaları da yatırımın geri dönüşü konusundaki tartışmaları güçlendiriyor. Anthropic’in halka arz belgelerinde 2026’nın ilk yarısında 80 milyar dolar zarar ettiği iddiası ile gelecek on yılda veri merkezlerine 1 trilyon dolar daha harcama planına ilişkin bilgiler, sektördeki maliyet baskısını gündeme taşıyor.
Yapay zekâ altyapısına yönelik büyük harcamalar, şirketlerin gelecekte daha yüksek gelir elde edeceği beklentisine dayanıyor. Ancak ürün talebinin beklentileri karşılamaması veya altyapı maliyetlerinin gelir artışından daha hızlı yükselmesi, yatırımcıların büyüme tahminlerini yeniden değerlendirmesine yol açabilir.
Reuters’ın haberine göre devlet destekli yatırımcılar, piyasalardaki hızlı yükseliş dönemlerinde satış yaparak fiyat hareketlerini sınırlamaya çalıştı. Çin yönetiminin oynaklığı azaltmayı hedefleyen yaklaşımına rağmen yapay zekâ ve yarı iletken hisselerindeki sert gerileme engellenemedi.
Piyasa müdahaleleri, kısa vadeli fiyat hareketlerini etkileyebilse de şirketlerin ürünlerine yönelik gerçek talebi veya uzun vadeli gelir potansiyelini tek başına değiştirmiyor. Yapay zekâ uygulamalarının ticari karşılığının beklenenden düşük kalması, yüksek değerlemeler üzerine kurulan yatırım tezlerini zayıflatabilecek temel faktörler arasında yer alıyor.
Çin’deki gelişmeler, yapay zekâ sektöründeki büyümenin yalnızca sermaye akışına ve teknolojik ilerlemeye bağlı olmadığını ortaya koyuyor. Şirketlerin sürdürülebilir gelir üretmesi, küresel pazarlara erişimi ve altyapı maliyetlerini yönetmesi de yatırımcı güveninin korunmasında belirleyici olacak.









