Haberler

Avrupa’da Yapay Zekâ Dönemi Resmen Başlıyor: Yeni Kurallar Devreye Giriyor

Avrupa Birliği, teknoloji devlerini yakından ilgilendiren yapay zekâ düzenlemelerinde yeni bir aşamaya geçti. 2 Ağustos’tan itibaren yürürlüğe girecek kurallar, büyük dil modelleri ve üretici yapay zekâ sistemleri geliştiren şirketler için bağlayıcı hâle geliyor. ABD ile farklı bir yaklaşım benimseyen AB, teknoloji alanında güvenlik ve şeffaflığı ön planda tutuyor.

Şirketler Sözleşmelerini Gözden Geçiriyor

Avrupa Parlamentosu tarafından geçtiğimiz yıl mart ayında kabul edilen Yapay Zekâ Yasası, dünyanın ilk kapsamlı yapay zekâ yasası olma özelliğini taşıyor. Yeni kurallar, üretici yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi sürecinde risk analizinden siber güvenliğe kadar birçok sorumluluğu şirketlere yüklüyor.

Geliştiricilerin, sistemik riskleri analiz etmesi, saldırgan testler gerçekleştirmesi, ciddi olayları AB Komisyonu’na bildirmesi, enerji verimliliğini raporlaması ve siber güvenlik önlemlerini hayata geçirmesi gerekiyor.

Yasanın uygulanabilirliğini kolaylaştırmak adına Avrupa Komisyonu, geliştiriciler için bir rehber kodu ve uygulama yönergeleri hazırladı. Şirketler, yasanın maddelerine doğrudan uymak yerine bu rehberi referans göstererek AI Ofisi ile çalışabilecek. Ancak Meta, söz konusu rehberi imzalamayı reddetti. Şirketin küresel ilişkilerden sorumlu başkanı Joel Kaplan, LinkedIn’de yaptığı açıklamada, “Avrupa yapay zekâ konusunda yanlış yola sapıyor” ifadelerini kullandı. Meta, rehberin yasal belirsizlikler içerdiğini savunuyor.

Rehberin Yayınlanma Tarihi Tepki Çekti

Haziran ayında yayınlanması planlanan rehber, 10 Temmuz’da geliştiricilere sunuldu. Uygulamaya geçiş için şirketlere yalnızca üç hafta gibi kısa bir süre bırakılması, özellikle büyük yapay zekâ üreticileri tarafından eleştirildi. Bindmans hukuk bürosundan Monika Sobiecki, belirsizliklerin sürdüğünü belirtti. Rehberin henüz Avrupa Komisyonu ve üye ülkeler tarafından tam olarak onaylanmaması, bazı firmalarda soru işaretleri yarattı.

Yapay zekâ konusunda Avrupa ile ABD arasındaki yaklaşım farkı giderek derinleşiyor. Trump yönetimi, geçtiğimiz hafta daha serbest bir politika izleyen bir eylem planı açıkladı. Avrupa ise güvenliğe, insan haklarına ve şeffaflığa odaklanıyor. Pinsent Masons’tan Nils Rauer, Avrupa’daki üreticilerin büyük çoğunluğunun yasalara uyum için hazırlık yaptığını belirtti. Rauer, uygulamanın zorluklarına rağmen büyük şirketlerin süreci ciddiyetle yönettiğini vurguladı.

Yeni kurallar yalnızca geliştiricileri değil, yapay zekâyı kullanan tüm işletmeleri ilgilendiriyor. Rauer, şirketlerin tedarik zincirlerinde kullanılan yapay zekâ sistemlerini denetlemeye başladığını ifade etti. Özellikle ilaç geliştirme, insan kaynakları ve pazarlama gibi alanlarda AI kullanımı daha detaylı sözleşmelerle düzenleniyor.

Bazı otomotiv markaları, ajanslarının yapay zekâyla oluşturduğu reklam içeriklerinin telif haklarına tabi olup olmadığını sorguluyor. Yapay zekâyla üretilen görsellerin insan yaratımı sayılmaması, telif korumasını da tartışmalı hale getiriyor.

Yapay Zekâ Yasası’nın uygulama takvimi kademeli olarak ilerliyor. Şubat ayında, yüz tanıma sistemleriyle bireylerin politik görüşlerine, dini inançlarına veya etnik kökenlerine göre sınıflandırılması yasaklandı. Eğitim ve iş yerlerinde duygu tanıma teknolojilerinin kullanımı da durduruldu.

2 Ağustos’ta üretici yapay zekâ sistemlerine yönelik yükümlülükler devreye girerken, 2026 yılının Ağustos ayında yüksek riskli sistemler için düzenlemeler başlayacak. Bu kapsamdaki sistemler, sağlık, güvenlik, temel haklar, çevre ve hukuk gibi alanlarda ciddi etkiler oluşturabilecek uygulamaları içeriyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu