Haberler

Uzmanlar Yapay Zekâ İçin Kırmızı Çizgilerin Belirlenmesini İstedi

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılan toplantıda siyasetçiler, akademisyenler ve bilim insanları ortak bir çağrı yaptı. “Global Call for AI Red Lines” adı verilen girişimle dünya genelinde yapay zekâ kullanımında evrensel riskler için kırmızı çizgiler belirlenmesi talep edildi. Grup, hükümetlerden 2026 yılı sonuna kadar bu sınırların tanımlanmasını bekliyor.

Küresel Çağrıya Nobel Ödüllü İsimler Destek Verdi

Şu ana kadar girişime 200’den fazla uzman ve siyasetçi imza attı. Eski İrlanda Cumhurbaşkanı Mary Robinson, eski Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos ve birçok Nobel Ödüllü isim bu çağrıyı destekledi. Yapay zekâ alanında öncü kabul edilen Geoffrey Hinton ile Yoshua Bengio da imza atanlar arasında yer aldı. Çağrının amacı ülkelerin en azından herkesin üzerinde uzlaşabileceği riskli alanlarda ortak bir tavır geliştirmesi oldu.

Hazırlanan belgede kesin kurallar sunulmadı. Ancak bazı örnekler verildi. Yapay zekânın nükleer silahların kontrolünde kullanılmasının engellenmesi veya insan gözetimi olmadan kendi kendine işlemeye devam eden sistemlerin yasaklanması öneriler arasında gösterildi. Ayrıca geniş çaplı gözetim için yapay zekâdan yararlanılmasının da küresel ölçekte sakıncalı olabileceği vurgulandı. Katılımcılar, ülkelerin bu örnekleri tartışarak kendi yasak listelerini belirlemesi gerektiğini ifade etti.

Hazırlanan çağrı metninde, küresel anlaşmanın üç temel unsur üzerine kurulması gerektiği belirtildi. Bunlar yasakların net bir şekilde listelenmesi, denetlenebilir doğrulama sistemlerinin kurulması ve taraf devletlerin belirleyeceği bağımsız bir yapının uygulamayı denetlemesi oldu. Uzmanlara göre bu şartlar yerine getirilmeden güvenli bir çerçeve oluşturulamayacak.

Ülkelerin farklı öncelikleri bulunması sürecin en büyük engeli olarak öne çıkıyor. ABD, Biden döneminde yapay zekâya nükleer silah kontrolü verilmemesi konusunda taahhüt sunmuştu. Ancak iç güvenlik ve gözetim alanında daha esnek bir yaklaşımın gündeme gelebileceği konuşuluyor. Avrupa Birliği ise diğer bölgelere kıyasla daha net adımlar atarak kendi düzenleme çerçevesini oluşturmaya başladı. Uzmanlara göre 2026 yılına kadar nasıl bir uzlaşma sağlanacağı belirsizliğini koruyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu