LinkedIn Kullanıcıların Tarayıcı Eklentilerini Gizlice Taradığı İddialarıyla Gündeme Geldi
LinkedIn'in kullanıcı tarayıcılarındaki 6 binden fazla eklentiyi gizlice taradığı ortaya çıktı. Şirket bu verileri güvenlik için topladığını savunurken raporlar rakip yazılımların takip edildiğini öne sürüyor.

Microsoft çatısı altında faaliyet gösteren LinkedIn platformunun ziyaretçilerin tarayıcılarında yüklü olan 6 binden fazla eklentiyi gizli bir JavaScript koduyla taradığı ve cihaz verilerini topladığı öne sürüldü. LinkedIn veri toplama süreçlerine dair hazırlanan BrowserGate raporu, bu verilerin kullanıcı profilleriyle eşleştirilerek rakip yazılım şirketlerinin müşteri listelerini ifşa etmek için kullanıldığını iddia ediyor. Platform bu işlemin sadece güvenlik ve stabilite amacıyla yapıldığını savunarak iddiaları reddediyor.
JavaScript Kodları Üzerinden Dijital Parmak İzi Toplanıyor
Siber güvenlik uzmanları LinkedIn web sitesi tarafından yüklenen rastgele adlandırılmış bir dosyanın tarayıcıdaki 6 bin 236 farklı eklentiyi kontrol ettiğini doğruladı. LinkedIn Chrome eklenti tarama işlemi için kullanılan bu sinsi teknik, eklentilere ait özel kimlik numaraları üzerinden dosya kaynaklarına erişmeye çalışarak hangi araçların aktif olduğunu tespit ediyor. Veri toplama süreci sadece eklentilerle sınırlı kalmayıp işlemci çekirdek sayısı, ekran çözünürlüğü, pil durumu ve depolama özellikleri gibi geniş bir cihaz profilini de kapsıyor. LinkedIn fingerprinting yöntemi tartışmalarını tetikleyen bu yöntem, geçmişte eBay ve bazı büyük bankalar tarafından da dolandırıcılığı önleme gerekçesiyle kullanılmıştı.

Fairlinked e.V. tarafından hazırlanan raporda, LinkedIn’in kendi satış araçlarıyla rekabet eden ZoomInfo ve Apollo gibi 200’den fazla ürünü özellikle takip ettiği belirtiliyor. Şirket bu sayede hangi kurumun hangi rakip yazılımı kullandığını haritalandırarak ticari bir avantaj elde ediyor.
LinkedIn yetkilileri eklenti tespit işlemini inkar etmezken bu verilerin üyelerin güvenliğini korumak ve izinsiz veri kazıma işlemlerini engellemek için kullanıldığını vurguladı. Tarayıcı veri izleme eyleminin arkasındaki temel motivasyonu site kararlılığını sağlamak olarak açıklayan şirket, raporun doğruluğunu kabul etmiyor. Mahkeme belgeleri, veri toplama yöntemlerinin site kararlılığını etkileyen araçları belirlemek amacıyla kullanıldığını ve hassas bilgilerin çıkarımı için bir araç olmadığını gösteriyor.
👉️ İlginizi Çekebilir: LinkedIn Algoritmasındaki Değişim Kullanıcıların Erişimini Etkiliyor
Alman mahkemeleri tarafından reddedilen ihtiyati tedbir kararı, platformun kendi ekosistemini koruma hakkı olduğunu tescilleyerek tartışmaların hukuki boyutunu netleştirdi. LinkedIn gizlilik tartışması odağındaki dijital parmak izi alma yöntemlerinin şeffaflığı siber güvenlik dünyasında tartışılmaya devam ediyor.









