Kurumsal Şirketlerde SaaS Güvenliği Ciddi Açıklar Barındırıyor
Yeni bir araştırma, kuruluşların büyük kısmının SaaS güvenliğinden emin olduğunu gösterse de şirketlerin çoğu son bir yıl içinde en az bir güvenlik olayı yaşadı.
Şirketler Güvende Olduğunu Düşünüyor Ama Veriler Aksini Gösteriyor
AppOmni tarafından yapılan araştırmaya göre, yazılım hizmetleri (SaaS) şirket ağlarının en fazla hedef alınan alanlarından biri hâline geldi. 800’den fazla güvenlik yöneticisiyle yapılan ankete dayanan rapor, SaaS uygulamalarının yaygınlığına rağmen bu alandaki savunma mekanizmalarının yetersiz kaldığını ortaya koydu.

Her üç kurumdan ikisi 50’den fazla SaaS uygulaması kullanıyor. Yaklaşık üçte biri ise 100’den fazla çözümle çalışıyor. Buna rağmen şirketlerin %75’i son 12 ayda en az bir SaaS kaynaklı veri ihlali veya güvenlik olayı yaşadı. Ancak %89’u hâlâ bu sistemler üzerinde yeterli denetime sahip olduğunu düşünüyor.
AppOmni CEO’su Brendan O’Connor, bu durumu “kontrol illüzyonu” olarak tanımlıyor. O’Connor, kurumların tehditleri küçümsediğini ve çoğunun güvenliği sağlayacak altyapıya sahip olmadığını vurguluyor.
Araştırmaya göre, güvenlik yöneticilerinin en büyük kaygısı hassas verilerin sızması. Katılımcıların %57’si entelektüel mülkiyetin çalınmasından endişe duyuyor. %37’si ise müşteri verilerinin tehlikeye girmesini en büyük tehdit olarak görüyor.
Ayrıca son dönemde yükselen üretken yapay zekâ araçlarının SaaS güvenliği üzerindeki etkileri de dikkat çekiyor. Katılımcıların %61’i, önümüzdeki yıl yapay zekânın SaaS güvenliğinde daha belirleyici olacağını düşünüyor. Özellikle yapay zekâ araçlarına erişimi olan sistem hesaplarının kontrolü giderek önem kazanıyor.
Rapor, olayların %41’inin yanlış yetkilendirme politikalarından, %29’unun ise hatalı yapılandırmalardan kaynaklandığını gösteriyor. Bu durum, temel güvenlik hijyeninin şirketlerde hâlâ yeterli düzeyde uygulanmadığını ortaya koyuyor. Ayrıca risk yönetimi süreçlerinde de ciddi eksikler var. Kurumların yalnızca %52’si belirli aralıklarla değerlendirme yaptığını belirtiyor. Sürekli izleme yapan kurumların oranı ise %43’te kalıyor.
SaaS güvenliğine olan yaklaşımda kurumsal dağınıklık göze çarpıyor. Kurumların sadece %16’sı SaaS güvenliğini doğrudan güvenlik ekiplerine devrediyor. %43’lük kesim ise sorumluluğu farklı iş birimlerine paylaştırıyor.
O’Connor’a göre güvenlik sağlamak için sadece görünürlük yeterli değil. “SaaS sağlayıcılarına duyulan güven, strateji yerine geçmemeli” diyen O’Connor, şirketlerin rastgele ve tepkisel çözümler yerine sürekli izlemeye dayalı net sorumluluk mekanizmaları kurması gerektiğini vurguluyor.










