Haberler

Hava Sıkıştırmalı Enerji Depolama Sistemi Apartman ve İş Yerlerine Uyarlanıyor

Avrupa Birliği destekli yeni bir teknoloji, havayı sıkıştırarak enerji depolayan sistemleri apartmanlar ve endüstriyel tesisler için uygun hâle getiriyor. Geliştirilen bu sistem, özellikle uzun süreli enerji depolama ihtiyacına ekonomik ve sürdürülebilir bir çözüm sunmayı hedefliyor.

Kimyasal Bataryaların Sınırları Geniş Ölçekli Kullanımı Zorlaştırıyor

Elektrikli araçlarda yaygın olarak tercih edilen lityum bazlı bataryalar, yüksek verim ve kompakt yapıları sayesinde önemli bir rol oynuyor. Ancak bu sistemler pahalı hammaddelere ihtiyaç duyuyor ve zamanla performans kaybı yaşıyor. Bu durum, bataryaların apartman kompleksleri ve büyük ölçekli sanayi alanlarında kullanılmasını sınırlayan temel etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.

Alternatif bir yaklaşım sunan izotermal hava sıkıştırma sistemi, çevreden alınan havayı sıkıştırarak enerjiyi depoluyor. Bu teknoloji, ihtiyaç duyulan anda sıkıştırılmış havayı serbest bırakarak elektriği geri üretiyor. Sistemin verimliliği yaklaşık yüzde 70 seviyesinde ölçülüyor. Kimyasal bataryaların aksine bu sistem, nadir metaller yerine yaygın malzemelerle üretildiği için hem uygun maliyetli hem de çevre dostu bir çözüm olarak değerlendiriliyor.

Konteyner tabanlı yapıya sahip sistem, bir kompresör, üç ısı değiştirici, basınçlı hava tankları ve birkaç valften oluşuyor. Bileşenlerin tamamı piyasada yaygın olarak bulunan malzemelerden seçiliyor. Bu özellik, sistemi hem üretim açısından kolaylaştırıyor hem de bakım süreçlerini basitleştiriyor. Arıza durumunda sadece arızalı parça değiştiriliyor. Bu da sistemin 30 yılı aşan ekonomik ömre sahip olmasını sağlıyor.

Sistem, ölçeklenebilir yapısıyla farklı enerji ihtiyaçlarına uyum sağlayabiliyor. Depolama süresini artırmak için yalnızca hava tankı sayısını artırmak yeterli oluyor. Örneğin 5 saatlik enerji depolama süresi, ek tanklarla 10 saate çıkarılabiliyor. Bu özellik sayesinde gündüz güneş enerjisiyle üretilen elektrik gece saatlerinde de kullanılabiliyor. Özellikle apartmanlar ve iş yerleri için bu sistem, güneş enerjisinden kesintisiz faydalanmayı mümkün kılıyor.

Geliştirilen sistemin ilk endüstriyel prototiplerinin 2026 yılında tamamlanması bekleniyor. Ticari seri üretim sürecinin ise 2028 ile 2029 yılları arasında başlaması hedefleniyor. Geliştirilen ünite 200 kWh elektrik depolayarak 10 saatten fazla kesintisiz enerji sunabiliyor. Bu kapasite, birçok apartman ve iş yeri için gece boyunca yeterli elektrik sağlamaya yetiyor.

Bu teknoloji, ilk olarak Segula isimli şirket tarafından deniz altı uygulamaları için tasarlandı. Daha sonra kara kullanımı için yeniden geliştirildi ve Avrupa Birliği destekli Air4NRG projesi çatısı altında ABC Kompresör firmasıyla birlikte hayata geçirildi. Elde edilen teknik tecrübe, sistemin daha verimli ve uyarlanabilir hâle gelmesini sağladı.

Sistem iki adet 12 metrelik konteynerden oluşuyor. Bir konteynerde kompresör ve ilgili bileşenler yer alırken, diğeri tamamen hava tanklarına ayrılmış durumda. İlk bakışta büyük bir yapı gibi görünse de modüler tasarım, düşük maliyet, kolay bakım ve hızlı tamir edilebilirlik gibi avantajlar sayesinde sistem oldukça pratik bir çözüm sunuyor.

Eğer bu sistem, beklenen maliyet avantajını da sağlayabilirse, apartmanlar ve sanayi tesislerinde kurulu güneş enerji sistemlerinin verimliliğini ciddi oranda artıracak. Böylece yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriğin gece saatlerinde de kullanılabilmesi sağlanacak.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu