Haberler

Delivery Hero, Cloudflare Desteğiyle HTTP/3 Geçişinde Yanıt Süresini Yüzde 17 Azalttı

Delivery Hero, HTTP/3 protokolüne geçiş yaparak mobil uygulamalarının ana ekranındaki uçtan uca yanıt süresini yüzde 17 azalttı. P99 2026 sanal konferansında paylaşılan verilere göre şirket, kullanıcılarının yüzde 95’ini HTTP/3 altyapısına taşırken ağ bağlantısındaki el sıkışma gecikmesini yüzde 51 düşürdü. Cloudflare içerik dağıtım ağı üzerinden yürütülen çalışma, özellikle bağlantı kalitesinin düşük olduğu pazarlarda uygulama performansını artırırken bazı ekranlarda paket kaybından kaynaklanan sorunlar devam etti.

Delivery Hero HTTP/3 Geçişiyle Uygulama Hızını Artırdı

Delivery Hero’da görev yapan kıdemli mühendis Elvis Chidera, şirketin HTTP/3 geçiş sürecini P99 2026 konferansında anlattı. Avrupa, Latin Amerika, Afrika, Orta Doğu ve Asya’da faaliyet gösteren şirket, farklı ağ koşullarına sahip pazarlarda kullanıcı deneyimini iyileştirmek amacıyla bağlantı gecikmelerini azaltmaya odaklandı.

Delivery Hero, farklı bölgelerde Foodpanda, Yemeksepeti, Glovo ve PedidosYa gibi markalar üzerinden hizmet veriyor. Şirketin tahmini kullanıcı tabanı 60 milyon kişiye ulaşıyor. Bu geniş coğrafyada mobil uygulamaların aynı performans seviyesini koruması, özellikle bağlantı kalitesinin düşük olduğu bölgelerde önemli bir teknik sorun oluşturuyor.

Mühendislik ekibinin ölçümlerine göre Pakistan gibi pazarlarda uygulamaların sunucuyla güvenli bağlantı kurması, 90. yüzdelik dilimde yaklaşık bir saniye sürebiliyordu. HTTP/3 geçişi, bu gecikmeyi azaltmak amacıyla uygulanan temel çözümlerden biri oldu. Şirket, protokol değişikliğiyle ana ekranın toplam yanıt süresini yüzde 17 düşürürken ağ seviyesindeki istek hatalarını da azalttı.

İnternet Mühendisliği Görev Gücü (IETF), HTTP/3 standardını 2022 yılında resmen kullanıma sundu. HTTP protokolü, istemciler ile sunucular arasındaki uygulama katmanı iletişimini yönetiyor. Önceki HTTP sürümleri TCP üzerinden çalışırken HTTP/3, Google tarafından geliştirilen QUIC protokolünü kullanıyor.

TCP, veri teslimini ve akış kontrolünü güvence altına alan bir aktarım protokolü olarak modern internet altyapısının temelini oluşturuyor. QUIC ise UDP üzerinde çalışırken kendi akış kontrolü mekanizmalarını uyguluyor. Bu mimari, bağlantı kurma sürecindeki bazı gecikmeleri azaltırken uygulamaların veri aktarımına daha erken başlamasına yardımcı oluyor.

HTTP/3’ün öne çıkan özelliklerinden biri, uygun koşullarda sıfır gidiş-dönüş süresi anlamına gelen 0-RTT bağlantı özelliğini kullanabilmesi. Uygulama, önceden saklanan oturum bileti sayesinde sonraki bağlantıda el sıkışma işlemi tamamlanmadan gönderilmesine izin verilen verileri aktarabiliyor. Bu yöntem, özellikle bağlantı kurmanın uzun sürdüğü ağlarda bekleme süresini azaltabiliyor.

HTTP/3 ayrıca HTTP/2’de görülebilen baş çizgisi engellemesi (head-of-line blocking) sorununu aktarım katmanında farklı biçimde ele alıyor. HTTP/2’de TCP bağlantısındaki kayıp veya gecikmiş paketler, aynı bağlantı üzerinden ilerleyen diğer veri akışlarını da etkileyebiliyor. HTTP/3 ise QUIC üzerinden birden fazla bağımsız akış kullanarak bu tür gecikmelerin diğer akışlara yansımasını sınırlıyor.

Delivery Hero, dünya genelindeki kullanıcılarına içerik ve bağlantı hizmetleri sunmak için Cloudflare’ın içerik dağıtım ağını kullanıyor. Bu nedenle sunucu tarafında HTTP/3 desteğinin etkinleştirilmesi, büyük ölçüde yapılandırma değişikliğiyle gerçekleştirildi. Mobil istemcilerde protokol desteği eklemek de mühendislik ekibinin beklediğinden daha kolay ilerledi.

Apple, iOS 15 sürümünden itibaren HTTP/3 desteği sunuyor. Yerel tarayıcıların büyük bölümü de protokolü standart olarak destekliyor. Android tarafında ise şirketin mevcut ağ kodunu koruması gerektiğinden daha fazla geliştirme çalışması yapıldı.

Delivery Hero, Android uygulamalarında Google’ın Cronet ağ kitaplığını kullandı. Ekip, mevcut kodun büyük bölümünü yeniden yazmamak amacıyla Cronet’i OkHttp istemcisiyle birleştiren Cronet Transport for OkHttp katmanından yararlandı. İlk uygulama, HTTP/3 geçişini destekledi ve ağ seviyesindeki istek hatalarını azalttı.

Ancak Cronet’in başlatılması, 90. yüzdelik dilimde yaklaşık 800 milisaniye sürüyordu. Bu süre, HTTP/3’ün 0-RTT bağlantısıyla sağladığı hız kazanımının bir bölümünü ortadan kaldırıyordu. Mühendislik ekibi bu sorunu aşmak için OKCronet adlı bir kitaplık üzerinden kendi bağlantı katmanını geliştirdi. Ekip ayrıca Cronet’in başlatılmasını diğer arka plan görevleriyle eş zamanlı yürütmeye başladı.

Bu optimizasyonların ardından 95. yüzdelik dilimde ölçülen gecikme 1,2 saniyeden 120 milisaniyeye düştü. Böylece ilgili ölçümde okuma gecikmesi on kat iyileşti. Bu sonuç, protokol değişikliğinin tek başına yeterli olmadığını, istemci tarafındaki başlatma süreçlerinin de performans üzerinde belirleyici olduğunu ortaya koydu.

Delivery Hero, kullanıcılarının yüzde 95’ini HTTP/3 protokolüne taşıdı. UDP trafiğini engelleyen ağlarda bulunan veya protokolü desteklemeyen cihazlar otomatik olarak HTTP/2 bağlantısına geri döndü. Şirket, bu geçiş sonucunda uygulamalar ile sunucu arasındaki el sıkışma gecikmesini yüzde 51 azalttı. Pakistan’daki yanıt süresi de yarıya indi.

Buna rağmen bazı uygulamaların ana ekran dışındaki ikincil sayfalarında gecikme sorunları görüldü. Sorunlar özellikle Pakistan gibi paket kaybının daha sık yaşandığı pazarlarda ortaya çıktı. Mühendislik ekibi, bu durumu Cloudflare’ın HTTP/3 bağlantılarında kullandığı Cubic tıkanıklık kontrol algoritmasıyla ilişkilendirdi.

Cubic, paket kaybının yoğun olduğu ağ koşullarında performans sorunları yaşayabiliyor. Delivery Hero ekibi, Google’ın HTTP/3 uyumlu sunucularında kullanılan BBR (Bottleneck Bandwidth and Round-trip propagation time) algoritmasını test etti. Testlerde BBR kullanan bağlantıların paket kaybı nedeniyle aynı ölçüde takılmadığı görüldü.

Chidera, Delivery Hero’nun söz konusu tıkanıklık kontrolü sorununu çözmek amacıyla Cloudflare ile birlikte çalıştığını belirtti. Şirketin elde ettiği sonuçlar, HTTP/3’ün bağlantı gecikmesini önemli ölçüde azaltabildiğini gösterirken ağ koşullarına uygun algoritma seçiminin de kritik olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle düşük kaliteli bağlantılarda protokolün sunduğu avantajların korunması, istemci optimizasyonlarının yanı sıra paket kaybını yönetme biçimine de bağlı kalıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu