Temenos CEO’suna Göre Avrupa’nın Egemen Yapay Zekâ ve Bulut Altyapısı Büyük Bankalara Hazır Değil
Avrupa’da teknolojik bağımsızlığı güçlendirmeyi amaçlayan egemen yapay zekâ ve bulut bilişim girişimleri, büyük bankaların ihtiyaçlarını karşılayacak olgunluğa henüz ulaşmadı. İsviçre merkezli bankacılık yazılımı şirketi Temenos’un CEO’su Takis Spiliopoulos, veri erişimi, sınır ötesi faaliyetler ve düzenleyici gerekliliklerin kurumsal ölçekte benimsenmenin önündeki temel engeller arasında yer aldığını belirtti. Avrupa Birliği, ABD merkezli teknoloji sağlayıcılarına bağımlılığı azaltmayı hedefleyen düzenlemeler üzerinde çalışırken yerel veri merkezlerinin kurulması da veri egemenliği konusundaki endişeleri tamamen gidermiyor.
Avrupa’nın Egemen Bulut ve Yapay Zekâ Planları Büyük Bankalara Henüz Hitap Etmiyor
Temenos CEO’su Takis Spiliopoulos’a göre Avrupa’da geliştirilen egemen bulut ve yapay zekâ çözümleri, büyük bankaların operasyonel gereksinimlerini karşılayacak olgunluğa henüz erişmedi. Reuters’a konuşan Spiliopoulos, bankaların söz konusu teknolojileri geniş ölçekte kullanmaya başlaması için altyapıların ve hizmetlerin daha fazla geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Avrupa ülkeleri, dijital altyapı üzerindeki kontrolü artırmak amacıyla ABD merkezli bulut sağlayıcılarından yerel veri merkezleri kurmalarını talep ediyor. Ancak verilerin hangi koşullarda erişime açık kalacağı ve farklı ülkelerdeki yasal düzenlemelerin veri kontrolünü nasıl etkileyeceği konusundaki soru işaretleri varlığını koruyor. Spiliopoulos, bankaların egemen veri ve yapay zekâ çözümlerini değerlendirmesi için mevcut hizmetlerin yeterli olgunluğa ulaşması gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliği, teknolojik egemenlik politikası kapsamında ABD merkezli büyük teknoloji şirketlerine olan bağımlılığı azaltmaya yönelik adımlar atıyor. Gündemdeki Cloud and AI Development Act girişimi, Avrupa’nın bulut bilişim ve yapay zekâ alanındaki kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan düzenleme çalışmaları arasında bulunuyor.
Amazon, Microsoft ve Google gibi şirketler küresel bulut bilişim pazarında önemli bir konuma sahip. Avrupa’daki kurumların bu sağlayıcılara bağımlılığı, özellikle hassas verilerin hangi yasal yetki alanları kapsamında erişime açılabileceği konusunda tartışmalara neden oluyor. ABD mevzuatının veri erişimi üzerindeki etkisine ilişkin endişeler, Avrupa’nın kendi teknoloji altyapısını geliştirme arayışını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Yerel veri merkezlerinin kurulması, verilerin fiziksel olarak Avrupa sınırları içinde saklanmasına katkı sağlasa da tek başına tam veri egemenliği anlamına gelmiyor. Kurumların kullandığı hizmetlerin hukuki yapısı, erişim yetkileri ve altyapıyı işleten şirketlerin tabi olduğu düzenlemeler de veri kontrolünün kapsamını belirliyor.
Büyük bankaların farklı ülkelerde faaliyet göstermesi, egemen bulut altyapılarının yaygınlaşmasının önündeki önemli engellerden biri olarak öne çıkıyor. Spiliopoulos, farklı yargı alanlarında faaliyet gösteren finans kuruluşlarının sınır ötesi operasyonları ile düzenleyici yükümlülüklerinin, Avrupa merkezli çözümlerin geniş ölçekte kullanılmasını zorlaştırdığını belirtti.
Bankalar, faaliyet gösterdikleri her ülkede geçerli veri koruma kurallarını, finansal düzenlemeleri ve operasyonel gereklilikleri dikkate almak zorunda kalıyor. Bir ülkede egemen bulut standartlarını karşılayan altyapı, başka bir ülkedeki bankacılık faaliyetleri için aynı koşulları sağlamayabiliyor. Bu durum, uluslararası bankaların ortak teknoloji sistemleri kurmasını ve farklı bölgelerde tutarlı hizmet sunmasını güçleştiriyor.
Egemen yapay zekâ çözümlerinin kurumsal kullanıma hazırlanması da benzer gereksinimleri beraberinde getiriyor. Bankaların veri güvenliği, erişim kontrolü ve operasyonel süreklilik beklentilerini karşılayan sistemlere ihtiyaç duyması, yeni altyapıların yalnızca teknik kapasite açısından değil, hukuki ve operasyonel açıdan da değerlendirilmesini gerektiriyor.
Temenos yönetiminin değerlendirmesi, Avrupa’nın teknoloji alanındaki bağımsızlık hedefleri ile büyük finans kuruluşlarının mevcut ihtiyaçları arasında henüz bir uyum sağlanamadığını gösteriyor. Egemen bulut ve yapay zekâ hizmetlerinin bankacılık sektöründe geniş ölçekte kullanılabilmesi için teknik altyapının yanı sıra farklı ülkelerin düzenlemeleriyle uyumlu işletim modellerinin de geliştirilmesi gerekiyor.
Avrupa’nın yerel teknoloji kapasitesini artırmaya yönelik politikaları, Amazon, Microsoft ve Google gibi sağlayıcılara alternatif oluşturma hedefi taşıyor. Ancak büyük bankaların bu alternatifleri tercih etmesi, veri egemenliğine ilişkin güvencelerin açık biçimde tanımlanmasına ve hizmetlerin çok ülkeli operasyonları desteklemesine bağlı kalacak. Temenos CEO’sunun açıklamaları, Avrupa’nın dijital bağımsızlık hedefinde ilerleme sağlasa bile bankacılık sektöründe kapsamlı bir geçiş için zamana ihtiyaç duyulduğuna işaret ediyor.









