FTC Başkanı Ferguson, Yapay Zekâ Ajanlarının Eylemlerinde Şirket Sorumluluğuna İşaret Etti
ABD Federal Ticaret Komisyonu Başkanı Andrew Ferguson, yapay zekâ ajanlarının neden olduğu zararlarda geliştirici şirketlerin sorumluluğunun gündeme gelebileceğini söyledi. Ferguson, 25 Eylül 2026’da Austin’de düzenlenen Reuters Momentum AI etkinliğinde yaptığı açıklamada, yapay zekâ sistemlerinin bağımsız birer aktör gibi değerlendirilmesine karşı çıktığını belirtti. FTC Başkanı, mevcut hukuk kurallarının bazı yapay zekâ kaynaklı olaylarda kullanılabileceğini savunurken kişiselleştirilmiş fiyatlandırma uygulamalarına yönelik yeni bir inceleme hazırlığının da bulunduğunu açıkladı.
Yapay Zekâ Ajanları İçin Denetim Tartışması Genişliyor
Austin’deki etkinlikte konuşan Ferguson, yapay zekâ araçlarının insan benzeri iradeye sahip varlıklar şeklinde tanımlanmasına karşı çıktığını ifade etti. FTC Başkanı, bir şirketin belirli bir görevi yerine getirmesi için yapay zekâ aracına talimat vermesi durumunda ortaya çıkan sonuçların yalnızca yazılımın davranışı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Ferguson’un yaklaşımı, yapay zekâ ajanlarının kendi başına hareket ettiği yönündeki açıklamalar yerine geliştiricilerin verdiği talimatlara ve sistemin nasıl tasarlandığına odaklanıyor.
Yapay zekâ ajanlarının e-posta gönderme, satın alma yapma, veri tabanlarına erişme veya çevrim içi hizmetlerle etkileşime girme gibi görevleri üstlenmesi, sorumluluk tartışmasını doğrudan teknik tasarımla ilişkilendiriyor. Bir sistemin hangi araçlara erişebildiği, hangi izinlerle çalıştığı ve hangi talimatları izlediği, olası bir olay sonrasında incelenebilecek temel unsurlar arasında yer alıyor. Ferguson, geçmişte incelenen bazı olaylarda işlem kayıtlarının sistemlerin kendilerine verilen talimatları uyguladığını gösterdiğini belirtti.
Washington’daki düzenleyici yaklaşım, yapay zekâ için her olayda tamamen yeni bir hukuk sistemi kurulması yerine mevcut tüketici koruma yetkilerinin kullanılabileceği görüşünü de içeriyor. FTC, hâlihazırda şirketlerin veri ihlalleri veya tüketicileri yanıltan uygulamalar konusunda yürürlükteki kurallar kapsamında işlem yapabiliyor. Ferguson’un açıklamaları, benzer yetkilerin yapay zekâ sistemlerinin yol açtığı olaylarda şirketlerin davranışını değerlendirmek için kullanılabileceğine işaret ediyor.
FTC’nin yaklaşımı açısından kritik nokta, yapay zekâ şirketlerinin bir sistemin ortaya çıkardığı sonucu hangi ölçüde öngördüğü veya kontrol ettiği olacak. Geliştiricinin model davranışını nasıl tasarladığı, ajanın hangi dış araçlara bağlandığı, kullanıcıya hangi yetkilerin verildiği ve güvenlik önlemlerinin nasıl uygulandığı gibi teknik ayrıntılar hukuki değerlendirmelerde önem kazanabilir. Yapay zekâ ajanlarının daha fazla işlem yapması, geliştirici ile kullanıcı arasındaki sorumluluk sınırlarını da daha görünür hâle getiriyor.
FTC’nin tüketici politikası gündeminde yapay zekâ ajanlarından bağımsız olarak kişiselleştirilmiş fiyatlandırma da bulunuyor. Kurum, 19 Ağustos 2026’da yayımladığı taslak uygulama politikası için kamuoyundan görüş istedi ve kişisel verilerin tüketicinin ödemeye razı olacağı düşünülen tutara göre fiyat belirlemek amacıyla kullanılmasını inceleme kapsamına aldı. FTC, görüş süresini daha sonra 25 Eylül’e kadar uzattı.
Kişiselleştirilmiş fiyatlandırma sistemleri, tüketicinin konumu, tarama geçmişi veya satın alma davranışları gibi verilerden yararlanarak farklı kullanıcılar için farklı fiyatlar oluşturabiliyor. FTC, şirketlerin kişisel verilerin fiyat belirleme sürecinde kullanıldığını tüketicilere açıklamaması durumunda mevcut tüketici koruma yasalarının devreye girebileceğini belirtiyor. Kurum ayrıca kişiselleştirilmiş fiyatlandırmayı her koşulda yasaklama yetkisine sahip olmadığını açıkça ifade ediyor.
FTC’nin önceki çalışmaları, kişiselleştirilmiş fiyatlandırma sistemlerinin konum ve tarama geçmişi gibi ayrıntılı tüketici verilerinden yararlanabildiğini ortaya koymuştu. Kurumun 2025 tarihli çalışması, bazı aracıların tüketicilerin arama ve satın alma faaliyetlerine göre daha yüksek fiyatlı ürünler gösterebildiğine ilişkin bulgular paylaşmıştı.
ABD’deki düzenleyici tartışma, yapay zekâ ajanlarının yalnızca içerik üretmesi yerine gerçek dünyadaki işlemleri kullanıcı adına gerçekleştirmeye başlamasıyla daha somut bir zemine taşınıyor. Bankacılık sektörü de eylül ayında OpenAI, Anthropic, Google ve Meta gibi şirketlerin geliştirdiği alışveriş ajanlarının finansal veriler, dolandırıcılık ve tüketici güvenliği açısından yeni riskler oluşturabileceği konusunda uyarıda bulundu.
ABD’deki tartışmanın sonraki aşaması, mevcut yasaların hangi durumlarda yapay zekâ geliştiricilerine uygulanacağının somut olaylar üzerinden belirlenmesiyle şekillenecek. FTC’nin kişiselleştirilmiş fiyatlandırma politikası için yürüttüğü süreç ile Ferguson’un ajan sorumluluğuna ilişkin açıklamaları, tüketici verisi, otomatik kararlar ve yapay zekâ destekli işlemlerin aynı düzenleyici çerçevede daha fazla incelenebileceğini gösteriyor.









