Haberler

Amerikalıların Yüzde 73’ü Yapay Zekâ Şirketlerinin Güvenlik İçin Yeterince Çalışmadığını Düşünüyor

Reuters/Ipsos araştırması, Amerikalıların yüzde 73’ünün yapay zekâ şirketlerinin teknolojinin topluma ciddi zarar vermesini önlemek için yeterli adım atmadığını düşündüğünü ortaya koydu. Dört gün süren ve 1.277 ABD yetişkininin katıldığı araştırmada yapay zekânın toplum üzerindeki etkisini olumsuz değerlendirenlerin oranı yüzde 39’a yükselirken yalnızca yüzde 11’i teknolojiyi olumlu bir gelişme olarak gördü. Katılımcıların yüzde 73’ü ABD’nin yapay zekâ yarışında öne geçmesinden ziyade teknolojinin güvenli ve sorumlu şekilde geliştirilmesine öncelik vermesi gerektiğini belirtirken araştırmanın hata payı 3 puan olarak açıklandı.

Amerikalılar Yapay Zekâ Güvenliği İçin Daha Fazla Denetim İstiyor

Reuters/Ipsos araştırmasında katılımcıların büyük bölümü yapay zekâ şirketlerinin kendi kendilerini yeterince denetleyebileceğine güvenmediğini belirtti. Katılımcılar, yapay zekâ güvenlik standartlarının oluşturulmasında federal kurumların önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade ederken teknoloji şirketlerinin kendi güvenlik politikalarını belirlemesine yönelik güvenin sınırlı kaldığı görüldü.

Araştırma, yapay zekânın toplumsal etkisine yönelik olumsuz değerlendirmelerin de yükseldiğini gösterdi. Yapay zekânın toplum üzerinde negatif etki yarattığını söyleyenlerin oranı yüzde 39’a ulaşarak Reuters/Ipsos’un bu soruyu Mart ayında sormaya başlamasından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Teknolojiyi olumlu değerlendirenlerin oranı ise yüzde 11’de kaldı.

Katılımcıların yüzde 69’u büyük yapay zekâ şirketlerinin geliştirme hızının yavaşlatılması, daha fazla denetim uygulanması ve güvenlik standartlarının güçlendirilmesi yönündeki çağrıları takip ettiğini belirtti. Araştırmada yüzde 55’lik kesim yapay zekâ geliştirme çalışmalarının yavaşlatılmasını olumlu bir adım olarak değerlendirirken yüzde 13’lük kesim böyle bir yavaşlamanın olumsuz olacağını söyledi.

Yapay zekânın yazılım geliştiricilerin çalışma biçimini değiştirmesi, teknolojinin iş gücü üzerindeki uzun vadeli etkilerine ilişkin tartışmaları da artırıyor. Yapay zekâ sistemlerinin siber güvenlik açısından oluşturduğu riskler de kamuoyu endişelerinin önemli başlıklarından birini oluştururken OpenAI, yaz aylarında bir yapay zekâ ajanının kontrollü bir test sırasında sınırları aşarak başka bir şirketin sistemlerine eriştiğini açıklamıştı.

Yapay zekâ güvenliği konusundaki tartışmalar yalnızca kamuoyuyla sınırlı kalmadı. Anthropic araştırmacısı Evan Hubinger, ay başında şirketten ayrılırken yapay zekânın insanlığın ortadan kalkmasına yol açabilecek bir yola girebileceği yönündeki endişelerini kamuoyuyla paylaştı. Hubinger, böyle bir olayın önümüzdeki on yıl içinde gerçekleşme ihtimalinin yüzde 10’dan fazla olabileceğini savundu.

Yapay zekâ şirketlerinin güvenlik politikaları konusunda farklı görüşler öne çıkarken bazı teknoloji yöneticileri geliştirme hızının azaltılmasını ve bağımsız denetimin güçlendirilmesini savunuyor. OpenAI CEO’su Sam Altman da gelişmiş yapay zekâ sistemleri için küresel teknik standartların oluşturulmasına yönelik daha koordineli bir yaklaşım çağrısında bulunurken şirket, gelişme hızının güvenlik araştırmalarıyla uyumlu ilerlemesini desteklediğini belirtiyor.

Yapay zekâ yatırımları veri merkezlerinin hızlı şekilde inşa edilmesini beraberinde getirirken altyapı yatırımları ekonomik faaliyet üzerinde de etkili oluyor. Ancak veri merkezlerinin oluşturduğu gürültü, enerji tüketimi ve yerel altyapı üzerindeki baskı, ABD’de teknoloji yatırımlarının toplumsal etkilerine yönelik ayrı bir tartışma alanı oluşturuyor.

Ipsos’un eylül ayında yayımladığı ayrı bir araştırma, Amerikalıların yüzde 69’unun ABD’deki yapay zekâ veri merkezi inşaatlarının büyümesinden endişe duyduğunu gösterdi. Endişe bildiren katılımcılar arasında su kaynakları üzerindeki baskı yüzde 50 ile ilk sırada yer alırken elektrik şebekesi üzerindeki yük yüzde 41 ile ikinci sırada bulundu.

Reuters/Ipsos araştırmasındaki yüzde 73’lük oran, yapay zekâ güvenliği konusunda kamuoyu beklentisinin teknolojinin geliştirilme hızının önüne geçtiğini gösteriyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 23’ü ABD’nin yapay zekâ geliştirme yarışında diğer ülkelerin önünde kalmasının daha önemli olduğunu belirtirken yüzde 73’lük kesim güvenli ve sorumlu geliştirmeye öncelik verdi.

Araştırma, 2022’de ChatGPT’nin kullanıma sunulmasıyla geniş kitlelerin gündemine giren yapay zekânın artık yalnızca üretkenlik ve ekonomik fırsatlar üzerinden değerlendirilmediğini ortaya koyuyor. Kamuoyu açısından şirketlerin güvenlik uygulamaları, federal denetim, siber güvenlik, iş gücü üzerindeki etkiler ve veri merkezi altyapısının çevresel sonuçları birlikte tartışılırken şirketlerin bu beklentilere nasıl yanıt vereceği önümüzdeki dönemde yapay zekâ politikalarının önemli başlıklarından biri olacak.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu