Haberler

ABD, Çinli Yapay Zekâ Şirketlerini Teknoloji Kopyalamakla Suçladı

ABD yönetimi, aralarında DeepSeek, Moonshot AI ile Alibaba’nın da bulunduğu altı Çinli yapay zekâ şirketini Amerikan şirketlerinin geliştirdiği modellerden teknoloji kopyalamakla suçladı. ABD’li istihbarat ile kolluk kuvvetleri yetkilileri, şirketlerin daha büyük modellerin ürettiği çıktıları kullanarak daha küçük sistemleri eğittiği distilasyon yönteminden geniş ölçekte yararlandığını öne sürdü. Açıklama, Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında eylül sonunda yapılması planlanan görüşme öncesinde Washington ile Pekin arasındaki teknoloji gerilimini yeniden gündeme taşıdı.

ABD Distilasyon Yöntemi Üzerinden Yeni Suçlamalar Yöneltti

Washington’daki ABD’li yetkililer, Çin merkezli şirketlerin Amerikan yapay zekâ laboratuvarlarına ait fikrî mülkiyeti distilasyon yoluyla kullandığını ileri sürdü. Distilasyon yöntemi, daha büyük bir yapay zekâ modelinin ürettiği yanıtların daha küçük bir modelin eğitilmesinde kullanılmasıyla yeni sistemin geliştirme maliyetinin azaltılmasına dayanıyor.

ABD’li istihbarat ile kolluk kuvvetleri, söz konusu şirketlerin Anthropic, OpenAI, Google ile SpaceX tarafından geliştirilen yapay zekâ modellerinin farklı sürümlerinden yararlandığını iddia etti. Yetkililer, Çinli şirketlerin söz konusu çıktıları kullanarak kendi ürünlerini daha kısa sürede geliştirdiğini savunurken faaliyetlerin Çin hükümetinin bilgisi dahilinde gerçekleştirilmiş olabileceğini belirtti.

DeepSeek ile Moonshot AI gibi şirketlerin yanı sıra Alibaba’nın da suçlamalarda yer alması, Washington’ın konuyu yalnızca küçük ölçekli yapay zekâ girişimleriyle sınırlamadığını gösteriyor. ABD’li yetkililer, faaliyetleri endüstriyel ölçekte gerçekleştirilen hedefli distilasyon çalışmaları olarak nitelendirirken iddialara ilişkin şirketlerden ayrıntılı teknik kanıt sunmadı.

Bir yapay zekâ modeli başka bir modelin yanıtlarından öğrenerek eğitildiğinde geliştirici şirket daha az hesaplama kaynağı kullanabiliyor. Büyük modelin bilgi üretme kapasitesi küçük modele aktarılırken geliştirici ekip daha düşük maliyetle belirli görevlerde güçlü performans sağlayan bir sistem oluşturabiliyor.

Distilasyon tek başına yasa dışı bir yöntem olarak kabul edilmiyor. Araştırmacılar yöntemi uzun süredir model sıkıştırma, daha düşük maliyetli çıkarım ile cihaz üzerinde çalışan yapay zekâ sistemleri geliştirme gibi meşru amaçlarla kullanıyor.

ABD’nin itirazı ise yöntemin nasıl kullanıldığı noktasında yoğunlaşıyor. Washington, Çinli şirketlerin Amerikan modellerinden büyük miktarda çıktı alarak kendi sistemlerini eğittiğini iddia ederken söz konusu yaklaşımın fikrî mülkiyet, hizmet koşulları ile teknoloji transferi açısından sorun oluşturduğunu savunuyor.

ABD’li yetkililerin açıklamasında OpenAI ile Anthropic’in modellerinin yanı sıra Google’ın yapay zekâ sistemleri de hedef alınan teknolojiler arasında gösterildi. Yetkililer, farklı Amerikan yapay zekâ laboratuvarlarının modellerinden elde edilen çıktılarla Çin merkezli sistemlerin daha hızlı geliştirildiğini öne sürdü.

OpenAI açısından model çıktılarının başka bir sistemin eğitilmesinde kullanılması, yapay zekâ sektöründe uzun süredir tartışılan veri kullanım politikalarıyla bağlantılı bir konu oluşturuyor. Model sağlayıcıları, kullanıcı girdileri ile model çıktılarının nasıl kullanılabileceğini hizmet koşulları üzerinden düzenlerken rakip bir modelin sistematik biçimde eğitilmesi farklı bir değerlendirme alanı ortaya çıkarıyor.

Google’ın da suçlamalarda yer alması, tartışmanın ABD’deki tek bir yapay zekâ şirketinin ticari çıkarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Amerikan yapay zekâ sektörünün geliştirdiği modellerin Çin’deki rakip sistemlerin eğitiminde kullanıldığı iddiası, teknoloji rekabetini fikrî mülkiyet ile ulusal güvenlik başlıklarıyla doğrudan ilişkilendiriyor.

ABD’li yetkililer, distilasyon faaliyetlerinin Çinli şirketlerin araştırma-geliştirme maliyetlerini düşürmenin ötesine geçtiğini savundu. Washington, elde edilen teknolojik kazanımların Çin’in askeri kapasitesini ile ABD’ye ve müttefiklerine karşı kullanılabilecek siber saldırı yeteneklerini geliştirebileceğini ileri sürdü.

ABD’nin bu değerlendirmesi, yapay zekâ teknolojisinin sivil ürünlerle askeri uygulamalar arasındaki sınırını daha önemli hale getiriyor. Büyük dil modelleri kod üretimi, veri analizi ile otomasyon gibi alanlarda kullanılabildiği için aynı teknik kapasitenin savunma veya siber operasyonlarda değerlendirilmesi devletler açısından güvenlik riski olarak görülüyor.

ABD’li yetkililerin önceki açıklamaları da benzer bir endişeyi yansıtıyor. Reuters’ın 31 Temmuz tarihli haberinde Çinli askeri araştırmacıların önde gelen Amerikan yapay zekâ modellerinin çıktılarını yerli sistemleri eğitmek ve savunma kapasitesini ilerletmek amacıyla kullandığı bildirilmişti.

Çin, ABD’nin Suçlamalarını Reddetti

Pekin’de Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, ABD’nin iddialarına karşı Çin’in yapay zekâ alanındaki ilerlemesini bilimsel ve teknolojik açıdan kendi kendine yeterlilik çerçevesinde değerlendirdi. Mao, Washington’ın yanlış suçlamalar yöneltmemesi gerektiğini savunurken iki ülkenin yapay zekâ konusunda iş birliğini güçlendirmesi çağrısında bulundu.

Çin yönetiminin açıklaması, Washington ile Pekin arasındaki teknoloji rekabetinde karşılıklı suçlamaların diplomatik ilişkilere de yansıdığını gösteriyor. Pekin, ABD’nin teknoloji kısıtlamaları karşısında yerli kapasitesini geliştirmeyi öne çıkarırken Washington, Çin’in Amerikan teknolojisine erişimini sınırlayan politikalarını sürdürmeye çalışıyor.

İki ülkenin yapay zekâ güvenliği konusunda eylül ortasında bir diyalog gerçekleştirmeye hazırlanması, suçlamaların zamanlamasını daha hassas hale getiriyor. Donald Trump ile Şi Cinping’in eylül sonunda gerçekleştirmesi planlanan görüşme öncesinde yapılan yeni açıklama, teknoloji başlığının ekonomik ilişkiler kadar diplomatik gündemde de ağırlık taşıyabileceğine işaret ediyor.

Washington’ın son açıklaması, nisan ayında Trump’ın Pekin ziyaretinden önce yöneltilen benzer suçlamaların ardından geliyor. ABD yönetimi, Çinli şirketlerin Amerikan yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak geliştirme sürecini hızlandırdığı iddiasını tekrarlarken distilasyon yöntemini rekabetin kritik başlıklarından biri haline getiriyor.

Çinli yapay zekâ şirketlerinin daha düşük maliyetle güçlü modeller geliştirmesi, ABD’nin çip ihracatı kısıtlamalarıyla yürüttüğü teknoloji politikasına yeni bir boyut ekliyor. Donanım erişiminin sınırlandırılması model eğitiminin maliyetini yükseltirken model çıktılarından yararlanılması iddiası, aynı kapasiteyi daha az kaynakla oluşturma tartışmasını gündeme getiriyor.

Eylül ayındaki diplomatik temaslar yaklaşırken yapay zekâ teknolojisinin fikrî mülkiyet, siber güvenlik ile askeri kapasite boyutlarının aynı dosyada birleşmesi bekleniyor. Tarafların distilasyon konusunda ortaya koyacağı teknik kanıtlar ile düzenleyici yaklaşımlar, ABD ve Çin arasındaki yapay zekâ rekabetinin yalnızca model performansına değil teknolojiye erişim kurallarına da dayanacağını belirleyecek.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu