Haberler

OpenAI ile Anthropic Açık Yapay Zekâ Modellerine Yönelik Düzenleme Çağrısında Ortak Tutum Benimsedi

OpenAI ile Anthropic, ticari rekabette karşı karşıya olmasına rağmen açık yapay zekâ modellerine yönelik düzenlemeler konusunda ortak bir yaklaşım sergilemeye başladı. ABD’de politika yapıcılarla yürütülen görüşmelerde iki şirket de güçlü açık ağırlıklı modellerin oluşturabileceği risklerin daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesini savunuyor. Gelişme, açık model ekosistemini destekleyen araştırmacılar ile teknoloji girişimlerinin tepkisini beraberinde getirdi.

OpenAI Ve Anthropic Açık Yapay Zekâ Modellerinin Denetlenmesini Savunuyor

OpenAI ile Anthropic, Washington’da yürüttükleri temaslarda güçlü açık ağırlıklı yapay zekâ modellerinin belirli güvenlik standartları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Her iki şirket de gelişmiş modellerin kötüye kullanım risklerinin yalnızca kapalı sistemlerle sınırlı olmadığını, açık modeller için de benzer güvenlik yaklaşımlarının oluşturulmasını istiyor.

Anthropic CEO’su Dario Amodei, açık ağırlıkların yayımlanmasının ardından geliştiricilerin erişimi geri çekme, güvenlik önlemlerini güncelleme veya kötüye kullanımı sınırlandırma imkânını kaybettiğini savunuyor. OpenAI ise açık kaynak yaklaşımını desteklediğini belirtirken bunun ulusal düzeyde oluşturulacak ortak bir çerçeve içinde uygulanması gerektiğini ifade ediyor.

Bu yaklaşım, iki şirketin ticari rekabetten bağımsız olarak düzenleyici politikalar konusunda benzer görüşler paylaşmaya başladığını gösteriyor. Tartışmalar, ABD’nin yapay zekâ güvenliği stratejisinin nasıl şekilleneceğine ilişkin belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.

Açık yapay zekâ modeli ekosistemini destekleyen araştırmacılar ile teknoloji girişimleri ise daha sıkı düzenlemelerin pazardaki rekabeti zayıflatabileceğini düşünüyor. Eleştirmenlere göre açık modeller, şirketlerin tek bir sağlayıcıya bağımlı kalmasını önlerken bilimsel araştırmaların hızlanmasına da katkı sağlıyor.

Eski Beyaz Saray teknoloji danışmanlarından Suresh Venkatasubramanian, özellikle Çin kaynaklı açık modellerin araştırmacılar açısından önemli bir çalışma alanı oluşturduğunu belirtiyor. Araştırmacılar, açık ağırlıklı sistemlerin incelenebilmesi ve değiştirilebilmesi sayesinde güvenlik testlerinin daha kapsamlı gerçekleştirilebildiğini ifade ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın yapay zekâ danışmanlarından David Sacks da daha katı kuralların büyük teknoloji şirketlerine avantaj sağlayabileceğini savunuyor. Bazı uzmanlar, güvenlik amacıyla hazırlanacak düzenlemelerin fiilen pazara giriş engeli oluşturabileceği görüşünü dile getiriyor.

Düzenleme tartışmalarının merkezinde distilasyon yöntemi de yer alıyor. Distilasyon, bir yapay zekâ modelinin çıktılarından yararlanılarak daha küçük veya farklı bir modelin eğitilmesi sürecini ifade ediyor. OpenAI, bu yöntemin fikri mülkiyet ihlallerine yol açabileceğini savunurken ABD Ticaret Temsilciliği de bazı Çin merkezli uygulamaları bu kapsamda değerlendirdiğini açıkladı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Çin’de geliştirilen yapay zekâ modellerinin ABD merkezli sistemlerle aynı standartlara göre inceleneceğini belirtti. Buna karşın distilasyonun doğrudan fikri mülkiyet ihlali olarak değerlendirilmesine karşı çıkan uzmanlar, bu yaklaşımın bağımsız geliştirilen açık yapay zekâ modellerini de olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

ABD yönetimi henüz kapsamlı yapay zekâ güvenlik standartlarını açıklamış değil. Önümüzdeki günlerde OpenAI CEO’su Sam Altman’ın Kongre üyeleri ile Beyaz Saray yetkilileriyle gerçekleştireceği görüşmelerin, açık yapay zekâ modellerine yönelik federal düzenlemelerin şekillenmesinde önemli rol oynaması bekleniyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu