Saniyede 25 Tur Dönerek Neredeyse Görünmez Hale Gelen Drone Geliştirildi
Drone teknolojilerinde geliştirilen yeni bir prototip, kamuflaj yerine insan gözünün algılama sınırlarından yararlanarak dikkat çekiyor. Northwestern University mühendisleri tarafından geliştirilen Phantom Twist, saniyede 25 dönüşe ulaşan gövdesi sayesinde hareket bulanıklığı oluşturuyor ve havada neredeyse görünmez hale geliyor. Araştırmacılar, yeni tasarımın özellikle doğal yaşam gözlemleri ve hassas altyapı denetimleri gibi alanlarda farklı kullanım senaryoları sunabileceğini belirtiyor.
Dönen Gövde Tasarımı Droneun İnsan Gözü Tarafından Algılanmasını Zorlaştırıyor
Geleneksel dronelar, sabit gövdeleri ve dört pervaneli yapıları nedeniyle uzaktan kolayca fark edilebiliyor. Phantom Twist ise tamamen farklı bir tasarımla geliştirildi. Prototipte tek bir motor ve tek bir pervane bulunuyor. Pervane bir yöne dönerken gövde ters yöne hareket ediyor. Böylece insan gözünün odaklanabileceği sabit yüzeyler ortadan kalkıyor. Gövde saniyede 15 ila 25 kez döndüğünde hareket eden parçalar arka planla birleşerek yalnızca silik bir bulanıklık şeklinde algılanıyor. Araştırmacılar, maksimum dönüş hızında dronenun benzer boyuttaki klasik dört pervaneli modellere kıyasla yaklaşık 10 kat daha az fark edildiğini belirtiyor.
Mühendislik ekibi, görünürlüğü en aza indirecek tasarımı oluşturabilmek için yapay zekâ destekli optimizasyon yöntemlerinden yararlandı. İlk aşamada yaklaşık 20 bin farklı yerleşim modeli oluşturuldu. Algoritmalar; motor, batarya, devre kartı, denge ağırlığı ve diğer bileşenlerin konumlarını sürekli değiştirerek hem uçuş kararlılığı hem de düşük görünürlük sağlayan seçenekleri belirledi.
Daha sonra en başarılı tasarımlar, 100 farklı gerçek yaşam arka planı üzerinde simüle edildi. İnsan görme sistemini modelleyen analiz sonucunda en az fark edilen 500 tasarım seçildi ve bunlar üzerinde yeni optimizasyonlar gerçekleştirildi. Son aşamada ortaya çıkan Phantom Twist, parçaların farklı yükseklik ve açılara yerleştirilmesi sayesinde dönüş sırasında koyu bir siluet oluşturmadan çalışabiliyor.
Araştırmacılar, mevcut prototipin henüz kontrollü test ortamlarında kullanılabildiğini belirtiyor. Sistem, uçuş sırasında harici optik takip altyapısına ihtiyaç duyuyor. Ayrıca karbon fiber destek çubukları ile bağlantı kabloları belirli açılardan görülebiliyor.
Bir diğer önemli sınırlama ise ses seviyesi olarak öne çıkıyor. Görsel olarak fark edilmesi zorlaşsa da pervanenin oluşturduğu gürültü, cihazın yerini ele verebiliyor. Gelecek sürümlerde daha sessiz itki sistemleri ve daha şeffaf malzemelerin kullanılması planlanıyor.
Araştırma ekibi, teknolojinin yabani hayvanların doğal davranışlarını bozmadan gözlemlenmesi, sulak alanların incelenmesi ve kritik altyapıların denetlenmesi gibi alanlarda kullanılabileceğini değerlendiriyor. Dönen gövdeye yerleştirilecek bir kameranın ise tek uçuşta 360 derece görüntü sağlayarak navigasyon sistemlerine katkı sunabileceği ifade ediliyor.










