Haberler

KVKK’dan İşverenleri İlgilendiren Kritik Uyarı Geldi

KVKK, çalışanların mesai takibinde parmak izi ve yüz tanıma gibi biyometrik yöntemlerin kullanılmasının veri koruma ilkeleriyle bağdaşmadığını açıkladı.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, çalışanların mesai takibinde biyometrik veri kullanımının hukuka aykırı olabileceğini açıkladı. Resmi Gazete’de yayımlanan ilke kararında, parmak izi ve yüz tanıma sistemleriyle yapılan giriş-çıkış kontrollerinin veri koruma mevzuatıyla uyumlu olmadığı belirtildi. Kurum, açık rıza alınmış olsa bile bu uygulamaların tek başına yasal dayanak oluşturmadığını vurguladı.

Parmak İzi Ve Yüz Tanıma Sistemleri Neden Uygun Bulunmadı?

KVKK’ya ulaşan başvuru ve şikâyetlerde çalışanların biyometrik doğrulama sistemleriyle takip edilmesinin sık karşılaşılan konular arasında yer aldığı belirtildi. Kurum, biyometrik veri kategorisindeki bilgilerin özel nitelikli kişisel veri kapsamında değerlendirildiğini hatırlatarak işleme faaliyetlerinin yalnızca rızaya dayandırılamayacağını ifade etti.

Kararda, işverenlerin çalışma sürelerini takip etmesine ilişkin yasal düzenlemelerin bulunduğu ancak bu takibin biyometrik doğrulama yöntemleriyle yapılmasını zorunlu kılan veya açık şekilde izin veren bir hükmün yer almadığına dikkat çekildi. Kurum, veri minimizasyonu ilkesi, ölçülülük ilkesi ve kişisel veri güvenliği açısından daha az müdahaleci yöntemlerin tercih edilmesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu.

👉️ İlginizi Çekebilir: KVKK Şikayetvar Ve Baydöner Veri İhlalini Duyurdu

Çalışanların parmak izi sistemi, yüz tanıma teknolojisi veya göz tarama sistemleri üzerinden mesai kontrolüne tabi tutulmasının temel hak ve özgürlükler açısından çeşitli riskler doğurabileceği belirtildi. KVKK, biyometrik veri işleme süreçlerinde gereklilik şartının açık biçimde ortaya konulamadığı durumlarda bu uygulamaların hukuka aykırı kabul edilebileceğini ifade etti.

Kurum, işverenlerin devam kontrol süreçlerinde kullanabileceği alternatif yöntemlere de karar metninde yer verdi. Açıklamaya göre şifreli kart sistemleri, PIN tabanlı doğrulama yöntemleri, RFID kart kullanımı ve geleneksel imza çizelgeleri gibi seçenekler daha uygun çözümler arasında gösterildi.

KVKK ayrıca denetçi gözetiminde gerçekleştirilen manuel giriş kayıtlarının da değerlendirebileceğini belirtti. Kurumun yayımladığı ilke kararı, özellikle biyometrik mesai takibi kullanan işletmeler açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Uzmanlar, işverenlerin mevcut sistemlerini gözden geçirerek veri koruma yükümlülüklerine uygun hale getirmesi gerektiğini değerlendiriyor.

✍️ Editörün Notu İçin Tıklayın

KVKK’nın yayımladığı yeni ilke kararı, iş yerlerinde yaygın kullanılan biyometrik takip sistemlerine yönelik önemli bir sınır çiziyor. Karar, yalnızca çalışan mahremiyetini korumayı değil aynı zamanda işverenlerin veri işleme süreçlerini ölçülülük ilkesi çerçevesinde yeniden değerlendirmesini amaçlıyor. Önümüzdeki dönemde birçok kurumun parmak izi ve yüz tanıma tabanlı sistemlerden alternatif çözümlere yönelmesi bekleniyor.

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. KVKK metni açıkça “mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesi” diyor ve alternatif olarak kart, PIN, RFID/NFC, imza çizelgesi gibi yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor.

    Ama buradan şu sonucu çıkarmamak lazım: “Sistem odası, veri merkezi, AR-GE laboratuvarı, kasa odası gibi kısıtlı alanlarda biyometrik erişim kontrolü tamamen serbesttir.” o da KVKK kapsamında ayrıca değerlendirilir. Çünkü parmak izi, yüz tanıma, iris/retina gibi veriler yine özel nitelikli kişisel veri sayılır ve işlenmesi için çok daha sıkı şartlar gerekir.

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu