Türkiye’nin Yapay Zekâya Güven Düzeyi Ortaya Konuldu
İş dünyası, operasyonel verimlilik, karar destek sistemleri ve müşteri deneyimi gibi alanlarda yapay zekâ teknolojilerini benimseme konusunda artan bir hız ve istek sergiliyor. Kurumsal liderler, bu teknolojilerin potansiyeline ve dönüştürücü gücüne yönelik belirgin bir güven ifade ediyor.
Ancak, bu olumlu algı ve niyetin aksine, bağımsız araştırmalar ve sektör analizleri, gerçekleşen yatırımların ve somut projelerin beklenen düzeyde olmadığını ortaya koyuyor. Güven ile eylem arasında gözlemlenen bu tutarsızlık bütçe ayırma ve yetenek geliştirme aşamalarında hâlâ çeşitli zorluklarla karşılaştığına işaret ediyor.
Yapay Zekâya Duyulan Güven İle Yatırım Arasındaki Fark Açılıyor
SAS desteğiyle hazırlanan IDC Veri ve Yapay Zekâ Etki Raporu, şirketlerin güven algısı ile kurumsal hazırlık seviyesi arasındaki farkı net biçimde ortaya koyuyor. Rapora göre kurumların yüzde 78’i yapay zekâ sistemlerine tam güven duyduğunu belirtiyor. Aynı rapor, etik çerçeve ile yönetişim yatırımı yapan kurum oranının yüzde 40’ta kaldığını ortaya çıkarıyor.
Araştırma, üretken yapay zekâ çözümlerine duyulan güvenin geleneksel sistemlere kıyasla daha yüksek olduğunu gösteriyor. Rapora katılan yöneticiler, insan benzeri etkileşim kuran üretken yapay zekâya yüzde 48 oranında güven duyduğunu ifade ediyor. Kurumlar, klasik yapay zekâ sistemlerinde bu oranı yüzde 18 seviyesinde tutuyor. Uzmanlar, doğruluk değerlendirmesinden bağımsız gelişen bu güven algısının stratejik risk barındırdığını vurguluyor.
Raporda şirketlerin en büyük kaygısı veri gizliliği başlığı altında toplanıyor. Kurumların yüzde 62’si veri güvenliğini ilk sıraya koyuyor. Kurumlar, şeffaflık konusunu yüzde 57 oranıyla ikinci sıraya yerleştiriyor. Buna rağmen sorumlu yapay zekâ politikasına sahip kuruluşların oranı yüzde 10’un altında kalıyor. Bu tablo, güven söylemi ile kurumsal uygulamalar arasındaki kopukluğu derinleştiriyor.
META bölgesinde yer alan Türkiye, rapor sonuçlarında olumlu bir tablo çiziyor. Türkiye, 3,30 etki skoru ile küresel ortalamanın üzerine çıkıyor. Araştırma, güven ile yatırım arasındaki dengenin Türkiye’de daha istikrarlı seyrettiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu verinin bölgesel rekabet açısından önemli bir avantaj sunduğunu ifade ediyor.
Veriler, yapay zekâ sistemlerini etik ile şeffaf temelde yapılandıran kurumların yatırım getirisi elde etme olasılığının yüzde 60 daha yüksek olduğunu gösteriyor. Araştırma, zayıf veri altyapısı ile yetkinlik eksikliğinin büyümeyi yavaşlatan temel engeller arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Kurumlar, bu sorunları aşan şirketlerin rekabette öne geçtiğini belirtiyor.









