Yeni Mezunların İş Arayışı Yapay Zekâ Nedeniyle Daha Belirsiz Hâle Geliyor
Yapay zekâ destekli işe alım süreçleri, yeni mezunların iş bulma sürecindeki belirsizliği artırırken bazı adaylar kabul ettikleri iş tekliflerinin sonradan geri çekildiğini bildiriyor. Resume Builder’ın Haziran 2026 araştırmasında 20-28 yaş aralığındaki 1.000 yeni mezunun yüzde 34’ü kabul ettiği bir iş teklifinin geri alındığını söylerken yüzde 13’lük grup aynı durumu birden fazla kez yaşadığını belirtti. İş görüşmesinden sonra geri dönüş alamayanların oranı yüzde 68’e ulaşırken adayların yüzde 65’i yapay zekânın kendi alanlarındaki giriş seviyesi pozisyonları azalttığını düşünüyor.
İş Tekliflerinin Geri Çekilmesi Yeni Mezunları Zorluyor
Resume Builder’ın araştırması, son bir yıl içinde lisans eğitimini tamamlayan gençlerin işe giriş sürecinde karşılaştığı sorunların yalnızca başvuru sayısıyla sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan 1.000 kişinin üçte birinden fazlası kabul ettiği iş teklifinin daha sonra geri çekildiğini belirtirken bu grubun önemli bir bölümü aynı deneyimi birden fazla kez yaşadığını aktarıyor.
İşe alım süreçlerinde adaylara geri dönüş yapılmaması da araştırmanın öne çıkan sonuçları arasında yer alıyor. Görüşmeye katılan gençlerin yüzde 68’i işveren tarafından yanıtsız bırakıldığını söylerken Resume Builder Baş Kariyer Danışmanı Stacie Haller, iş arayanların yüzlerce hatta binlerce başvuruyu kısa sürede göndermesinin işe alım ekipleri üzerindeki yükü artırdığını belirtiyor.
Şirketlerin çalışan ihtiyacını doğru hesaplayamaması da tekliflerin geri çekilmesinde etkili olabilecek faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Pandemi döneminde yoğun işe alım yapan bazı işletmeler, yapay zekâ yatırımlarıyla birlikte görev dağılımlarını yeniden düzenlerken hangi pozisyonlara ihtiyaç duyacaklarını yeniden değerlendiriyor.
Adayların özgeçmiş hazırlamak için yapay zekâ araçlarına yönelmesi, işe alım ekiplerinin karşılaştığı başvuru hacmini önemli ölçüde değiştirdi. Çok sayıda adayın benzer araçlarla hazırlanan CV’leri aynı anda göndermesi, insan kaynakları ekiplerinin nitelikli adayları ayırt etmesini zorlaştırırken şirketler de aday eleme süreçlerinde otomatik sistemlere daha fazla başvuruyor.
İşe alım yazılımlarının adayları değerlendirme biçimi de tartışmanın diğer tarafını oluşturuyor. Google’a ait dahili belgelerin nitelikli adayların başvurularının yapay zekâ sistemleri tarafından hatalı biçimde elenebildiğini göstermesi, otomatik aday tarama sistemlerinin doğruluk sorunlarını gündeme getiriyor. Bazı şirketler ilan metinlerini hazırlamak, özgeçmişleri sınıflandırmak, adayları ön değerlendirmeden geçirmek hatta mülakat gerçekleştirmek için yapay zekâdan yararlanırken adaylar da aynı sistemlere uyum sağlayacak şekilde başvurularını düzenliyor.
İşe alım algoritmaları ile yapay zekâ destekli aday başvuruları arasındaki karşılıklı uyum arayışı, insan kaynakları süreçlerinde yeni bir rekabet alanı oluşturuyor. Adaylar otomatik sistemlerin aradığı ifadeleri kullanmaya çalışırken şirketler daha fazla başvuruyu işleyebilmek için otomasyon araçlarını genişletiyor.
Yeni mezunların yüzde 65’inin yapay zekânın kendi sektörlerindeki giriş seviyesi işlerin azalmasına neden olduğunu düşünmesi, teknolojinin kariyer başlangıcındaki etkisini doğrudan ortaya koyuyor. Şirketlerin rutin görevleri otomatikleştirmesi, daha önce genç çalışanlara deneyim kazandıran bazı görevlerin ortadan kalkmasına veya farklı pozisyonlara taşınmasına neden olabiliyor.
Giriş seviyesi işler, şirketlerin gelecekteki yetenek havuzunu oluşturması açısından kritik bir rol taşıyor. Bir işletme rutin kodlama, veri düzenleme, içerik hazırlama veya müşteri hizmetleri gibi görevleri otomatikleştirdiğinde yeni mezunların ilk iş deneyimini kazanabileceği alanlar daralabiliyor.
İş gücü piyasasındaki dönüşüm, özellikle üniversiteden yeni çıkan adaylar açısından daha karmaşık bir tablo oluşturuyor. İşverenler yapay zekâ kullanımını artırırken adaylar da özgeçmiş optimizasyonu, mülakat hazırlığı ve başvuru takibi gibi aşamalarda aynı teknolojiden yararlanıyor.
İnsan kaynakları departmanları açısından otomasyonun yaygınlaşması, yalnızca daha fazla başvurunun kısa sürede işlenmesi anlamına gelmiyor. Otomatik sistemlerin yanlış eleme yapması, adayların niteliklerinin yalnızca özgeçmişteki ifadeler üzerinden değerlendirilmesi ve yapay zekâ tarafından hazırlanan ilanların yaygınlaşması, insan denetiminin önemini artırıyor.
Yeni mezunların karşılaştığı teklif iptalleri ile yanıtsız başvuruların yaygınlaşması, şirketlerin aday deneyimine ilişkin standartlarını da gündeme getiriyor. Resume Builder araştırmasında Haller, kabul edilmiş bir teklifin açıklama yapılmadan geri çekilmesinin özellikle çalışma hayatına yeni başlayan kişiler açısından ciddi bir hayal kırıklığı yarattığını belirtiyor.
İşverenlerin yapay zekâ destekli işe alım sistemlerini kullanırken aday değerlendirmesinde insan kontrolünü koruması, önümüzdeki dönemin önemli başlıklarından biri olabilir. Şirketler otomasyonu başvuru yoğunluğunu yönetmek için kullanırken nihai karar süreçlerinde daha güçlü denetim mekanizmaları kurmadığı takdirde teknoloji, işe alım sürecini hızlandırmak yerine adaylar açısından daha öngörülemez bir yapıya dönüştürebilir.









