Haberler

Yapay Zekâ Güvenlik Açıkları, Şirketleri Alarm Durumuna Geçirdi

Kurumsal dünyada üretken yapay zekânın yaygınlaşması, beraberinde yeni güvenlik açıklarını da getirerek siber güvenlik ekiplerini zorlu bir süreçle karşı karşıya bırakıyor. Bu durum, şirketlerin güvenlik stratejilerini yeniden gözden geçirmesini gerektiriyor.

Kurumlar, Yapay Zekâ Kullanımında Görünürlüğü Kaybediyor

Palo Alto Networks tarafından yayımlanan yeni rapora göre, üretken yapay zekâ trafiği 2024 yılında yüzde 890’dan fazla artış gösterdi. Teknoloji en çok yazım asistanı olarak kullanıldı. Kullanımın yüzde 34’ünü bu alan oluşturdu. Sohbet robotları yüzde 29, kurumsal arama çözümleri ise yüzde 11’lik pay aldı.

Raporda ChatGPT, Microsoft 365 Copilot ve Microsoft Power Apps gibi uygulamalar öne çıktı. Fakat bu hızlı yayılım, kurumlarda ciddi güvenlik açıklarına neden oldu. Veri kaybı önleme olayları 2025’in ilk aylarında iki kattan fazla artarken üretken yapay zekâ kaynaklı güvenlik olaylarının aylık ortalaması 2.5 kat yükseldi. Artık tüm yazılım hizmeti (SaaS) trafiğinde meydana gelen veri güvenliği ihlallerinin yüzde 14’ü bu kategoride değerlendiriliyor.

Ortalama bir kurumda 66 adet üretken yapay zekâ uygulaması aktif olarak kullanılıyor. Bu uygulamaların yüzde 10’u ise yüksek risk taşıyor. Güvenlik uzmanları, yetkisiz yapay zekâ araçlarının kontrolsüz kullanımı ve belirsiz kurumsal politikaların yeni riskler doğurduğuna dikkat çekti.

Veri Sızıntısı ve Kötü Amaçlı Yazılım Riski Artıyor

Şirketler, üretken yapay zekâ kullanımındaki belirsizlik nedeniyle gölge yapay zekâ faaliyetlerini kontrol etmekte zorlanıyor. Ekipler, bu uygulamaların nasıl ve nerelerde kullanıldığını tespit edemiyor. Bu durum, hassas verilere izinsiz erişimi kolaylaştırıyor.

Rapora göre, kötü niyetle manipüle edilmiş modeller zararlı bağlantılar verebiliyor ya da kullanıcıları kötü amaçlı yazılımlara yönlendirebiliyor. Özellikle eklentiler, yardımcı uygulamalar ve yapay zekâ ajanları, gözden kaçan açıklar yaratıyor. Büyüyen bir diğer tehdit ise mevzuat uyumsuzluğu. Hızla değişen yapay zekâ ve veri güvenliği yasaları karşısında uyumsuzluk, şirketleri ağır yaptırımlarla karşı karşıya bırakabiliyor.

Palo Alto Networks uzmanları, ticari sırlar ya da kaynak kodları gibi hassas bilgilerin kontrolsüz yapay zekâ platformlarında paylaşılmasının veri kaybına yol açabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca güvenlik denetiminden geçmemiş yapay zekâ araçlarının, kullanıcıları oltalama girişimlerine ya da sahte yanıtlarla yönlendirilmiş yazılımlara maruz bırakabileceği belirtildi.

Uzmanlara göre, kurumların üretken yapay zekâ uygulamalarını etkili bir şekilde yönetebilmesi için koşullu erişim denetimleri uygulaması büyük önem taşıyor. Bu sayede, uygulamalara, eklentilere ve hassas verilere kimlerin erişebileceği sınırlandırılabiliyor. Gerçek zamanlı içerik denetimiyle veri sızıntılarının önüne geçilebiliyor. Ayrıca, sıfır güven güvenlik mimarisinin benimsenmesi de öneriliyor. Bu yaklaşım, üretken yapay zekâ yanıtları içinde gizlenmiş karmaşık ve gelişmiş tehditleri tespit edip engelleme gücüne sahip.

Raporu hazırlayan ekip, “Üretken yapay zekânın patlama düzeyinde büyümesi kurumsal dijital yapıyı temelden değiştirdi” ifadesini kullandı. Teknolojinin getirdiği verimlilik ve rekabet avantajının yanı sıra, kontrolsüz yayılımının ciddi güvenlik zafiyetlerine yol açtığına da dikkat çekildi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu