Windows 11 26H2 RAM Kullanımını Azaltıyor: Uygulamalar da Daha Hızlı Açılıyor
Microsoft’un Windows 11 26H2 güncellemesi, resmi duyuruda öne çıkarılmayan bellek optimizasyonları sayesinde boşta RAM kullanımını bazı sistemlerde 3 GB’a kadar azaltıyor. 16 GB RAM bulunan bir dizüstü bilgisayarda yapılan testte boşta bellek tüketimi yaklaşık 10 GB seviyesinden 7 GB seviyesine gerilerken kullanıcı raporları da benzer düşüşler gösteriyor. Güncelleme ayrıca Low Latency Profile özelliğinin daha fazla uygulamada kullanılmasını sağlayarak bazı programların açılış süresini kısaltıyor.
Windows 11 26H2 Boşta RAM Tüketimini Azaltıyor
Windows 11 26H2 sonrasında bazı sistemlerde boşta RAM kullanımı yaklaşık 2 GB azalırken belirli kullanıcı raporlarında düşüş 3 GB seviyesine kadar ulaşıyor. Microsoft, 26H2 duyurusunda RAM optimizasyonunu ayrı bir özellik olarak açıklamadığı için değişiklik ilk olarak kullanıcı testleriyle ortaya çıktı.

16 GB RAM kullanan bir dizüstü bilgisayarda yapılan karşılaştırma, güncellemenin bellek tüketimi üzerindeki etkisini daha net gösteriyor. Test sisteminde Windows 11 26H2 öncesinde boşta kullanım yaklaşık 10 GB seviyesinde bulunurken güncelleme sonrasında tüketim 7 GB civarına indi.
Windows’un boşta yüksek RAM kullanması ise tek başına belleğin gereksiz tüketildiği anlamına gelmiyor. İşletim sistemi sık kullanılan uygulamaları ile hizmetleri RAM üzerinde hazır tutarak ihtiyaç duyulduğunda daha hızlı erişim sağlamaya çalışıyor. Dolayısıyla Görev Yöneticisi üzerinde görülen kullanım miktarının tamamı aktif işlemler tarafından sürekli tüketilen bellekten oluşmuyor.
Windows 11 26H2 testinde sistem, kullanılan RAM’in yaklaşık 4 GB’lık bölümünü önbellek için ayırırken yaklaşık 8,8 GB belleği kullanılabilir durumda tutuyor. Önbellek mekanizması, daha önce erişilen verileri RAM üzerinde tutarak depolama birimine yeniden erişme ihtiyacını azaltabiliyor.
Microsoft’un yaptığı optimizasyonun kullanıcı açısından temel sonucu, işletim sisteminin boşta durumdayken daha az RAM kullanması oluyor. Daha fazla kullanılabilir bellek kalması, özellikle aynı anda çok sayıda uygulama çalıştıran bilgisayarlarda sistemin bellek baskısını daha geç yaşamasına yardımcı olabilir.
16 GB RAM kapasitesine sahip bilgisayarlarda ortaya çıkan değişiklik, düşük bellekli sistemlerde daha belirgin hissedilebilir. Kullanıcıların gerçek kazanımı ise yalnızca boşta RAM değerine değil, aynı anda çalışan uygulamaların sayısına ve sistemin bellek yönetimine bağlı olarak değişecektir.
Windows 11 26H2 ile Low Latency Profile özelliği daha geniş bir uygulama grubunda kullanılmaya başlıyor. Microsoft daha önce bu yaklaşımı işletim sistemiyle birlikte gelen bazı uygulamalarda kullanırken yeni sürüm özelliğin kapsamını daha fazla programa yayıyor.
Low Latency Profile, bir uygulama başlatılırken işlemci frekansını kısa süreliğine en yüksek seviyeye çıkarıyor. Sistem bu yüksek performans durumunu yaklaşık 1 ila 3 saniye boyunca koruyarak uygulamanın başlatma işlemini hızlandırmayı hedefliyor.
Düşük donanım seviyesine sahip bilgisayarlar, bu optimizasyondan özellikle yararlanabiliyor. İşlemcinin kısa süreli yüksek performans durumuna geçirilmesi, uygulamanın başlangıç aşamasındaki işlemlerin daha hızlı tamamlanmasına yardımcı oluyor.
Windows 11 26H2 testlerinde Microsoft Edge ile Outlook gibi uygulamaların yaklaşık yüzde 40 daha hızlı açıldığı görülüyor. Açılış süresindeki değişim uygulamaya, donanıma ve sistem yapılandırmasına göre farklılık gösterebilir.
Başlat Menüsü ile Windows genelindeki bağlam menüleri ise daha yüksek bir hızlanma sergiliyor. Yapılan testlerde bazı arayüz bileşenlerinde açılış veya tepki süresinin yüzde 70’e kadar iyileştiği belirtiliyor.
Windows 11 26H2 RAM optimizasyonu ile Low Latency Profile değişikliğinin aynı güncellemede yer alması, özellikle günlük kullanımda performans kazanımının yalnızca bellek tüketimiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Kullanıcılar daha düşük boşta RAM kullanımıyla birlikte uygulama başlatma ve arayüz tepkilerinde de farklılık görebiliyor.
Windows 11 26H2’nin bellek kullanımındaki düşüşü bütün bilgisayarlarda aynı seviyede gerçekleşmeyebilir. İşlemci, RAM kapasitesi, çalışan hizmetler, kurulu uygulamalar ve sistem yapılandırması sonuçları doğrudan etkileyebilir.
Kullanıcıların güncelleme sonrasında yalnızca Görev Yöneticisi’ndeki RAM değerini karşılaştırması da performans değişimini değerlendirmek için yeterli olmayabilir. Uygulama açılış süreleri, sistemin tepkiselliği, kullanılabilir bellek miktarı ve önbellek kullanımı birlikte değerlendirildiğinde güncellemenin etkisi daha sağlıklı ölçülebilir.
Windows 11 26H2 ile ortaya çıkan sonuçlar, Microsoft’un işletim sistemi performansında kullanıcı arayüzünde görünmeyen optimizasyonlara da odaklandığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde daha fazla cihaz üzerinde yapılacak testler, RAM tüketimindeki düşüşün hangi donanım yapılandırmalarında daha belirgin olduğunu ortaya koyabilir.









