Veri Merkezlerinin Yüzde 80’i Uygun Olmayan İklimlerde Yer Alıyor
Dünya genelindeki veri merkezlerinin yüzde 80’i iklimsel açıdan uygun olmayan bölgelerde faaliyet gösteriyor. RestOfWorld ve Climate Central adlı kuruluşların yürüttüğü yeni bir araştırma, bu tesislerin yüzde 10’unun aşırı sıcak bölgelerde bulunduğunu ortaya koydu. Bu durum soğutma sistemleri üzerinde ekstra baskı oluşturuyor ve güvenlik risklerini artırıyor.
Araştırma 21 Ülkedeki Tüm Tesislerin Risk Altında Olduğunu Gösteriyor
Araştırmacılar, Avrupa Birliği’nin iklim verilerini açık kaynak haline getirme projesi kapsamında oluşturulan Copernicus İklim Veri Deposu’ndaki sıcaklık bilgilerini inceledi. Veri merkezi konumları için ise sektörde yaygın olarak referans alınan Data Center Map kaynağı kullanıldı. Dünya çapında faaliyet gösteren 8.808 veri merkezinin neredeyse 7.000’inin optimal sıcaklık aralığının dışında yer aldığı tespit edildi.

Araştırma, 21 ülkede bulunan tüm veri merkezlerinin önerilen sıcaklık aralığının üzerindeki bölgelerde konumlandığını gösterdi. Amerikan Isıtma, Soğutma ve Klima Mühendisleri Derneği, veri merkezleri için ideal ortam sıcaklığını 18-27 santigrat derece arasında tanımlıyor. Singapur, Tayland, Nijerya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerdeki tüm veri merkezleri, yıllık ortalama sıcaklığı 27 santigrat derecenin üzerinde olan bölgelerde yer alıyor. Suudi Arabistan ve Malezya’daki veri merkezlerinin neredeyse tamamı da aynı kategoride değerlendiriliyor.
Endonezya’daki 170 veri merkezinin yaklaşık yarısı aşırı sıcak bölgelerde konumlanmış durumda. Büyük teknoloji ve sosyal medya şirketleri için önemli bir pazar olan Hindistan’da ise bu oran yüzde 30 seviyesinde bulunuyor.
Araştırmacılar, aşırı sıcaklığın yalnızca soğutma sistemleri üzerinde ek yük oluşturmadığını belirtiyor. Yüksek sıcaklıklar aynı zamanda güç iletim verimliliğini de düşürerek kesinti risklerini artırıyor. Soğutma için harcanan enerji, veri merkezlerinin toplam enerji tüketiminin önemli bir bölümünü oluşturuyor. İklim değişikliğiyle birlikte artan sıcaklıklar, bu sorunu daha da kritik hale getiriyor. Birçok bölgede sıcaklık rekorları kırılırken, veri merkezlerinin soğutma ihtiyaçları da giderek artıyor. Bu durum operasyonel maliyetler üzerinde doğrudan etki yaratıyor.
Soğutma teknolojilerindeki gelişmeler, veri merkezi verimliliğini artırmaya yardımcı oluyor. Büyük teknoloji şirketleri, enerji kullanımını azaltma çabalarını öne çıkarıyor. Google, veri merkezlerinin her bir birim BT ekipmanı enerjisi için yaklaşık yüzde 84 daha az ek enerji kullandığını iddia ediyor.
Google bu verimlilik artışını kısmen DeepMind yapay zekasını soğutmayı optimize etmek için kullanarak başardı. Microsoft ise yapay zeka iş yüklerini optimize ettiğini ve soğutma için sıfır su kullandığını iddia ettiği yeni bir veri merkezi tasarımı kullanıyor.
Mikroakışkanlar, sıvı soğutucuyu doğrudan silikonun içine taşıyarak ısıyı daha verimli şekilde uzaklaştırıyor. Microsoft’un laboratuvar ölçekli testleri, mikroakışkanların soğuk plakalara kıyasla ısıyı uzaklaştırmada iş yüküne ve konfigürasyona bağlı olarak üç kata kadar daha iyi performans gösterdiğini ortaya koydu. Şirket ayrıca bir GPU içindeki silikonun maksimum sıcaklık artışını yüzde 65 oranında azalttı.
AWS bu yaz havadan sıvı soğutmaya geçiş yaptığını duyurdu. Şirketin çipe doğrudan yaklaşımı, soğuk bir plakayı doğrudan çipin üzerine yerleştiriyor. Sıvı, kapalı plaka içindeki tüplerden geçerek ısıyı emiyor ve sunucu rafının dışına taşıyor. Sıvı daha sonra soğutuluyor ve yeniden dolaşıma sokuluyor.
RestOfWorld araştırmacıları, sıcak ülkelerdeki olası çözümler arasında veri merkezlerini su altında veya yer altında inşa etmeyi öneriyor. Nükleer enerji ve hidrojen yakıt hücrelerinin kullanımı da diğer alternatifler arasında yer alıyor. Bu çözümler, geleneksel soğutma yöntemlerine kıyasla daha yüksek verimlilik sunabiliyor. Ancak uygulama maliyetleri ve teknik gereksinimler, bu teknolojilerin yaygınlaşmasını etkileyen faktörler olmaya devam ediyor.
Veri merkezi sektörünün enerji tüketimi ve çevresel etkileri, iklim değişikliği tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Şirketler, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için yenilikçi soğutma çözümleri geliştirmeye devam edecek. İklimsel koşulların veri merkezi verimliliği üzerindeki etkisi, önümüzdeki yıllarda daha fazla önem kazanacak.









