Türkiye’nin Eurofighter Talebi Almanya Engeline Takıldı
Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçağı alım sürecini yavaşlatan gelişmeler yaşanıyor. Dört ülkenin ortak ürettiği bu uçaklar için tüm üyelerin onayı gerekirken, Almanya’nın tutumu sürecin önünde bir engel teşkil ediyor.
Almanya’nın Yaklaşımı Süreci Belirsizleştiriyor
Türkiye, 40 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarik etmek için Birleşik Krallık ve BAE Systems ile teknik görüşmelere başladı. Fakat bu jetlerin üretimi Birleşik Krallık, İspanya, İtalya ve Almanya’nın ortak girişimiyle gerçekleşiyor. Bu da satışın tamamlanması için tüm konsorsiyum üyelerinin onayının şart olduğu anlamına geliyor.
Eurofighter CEO’su Jorge Degenhardt, son açıklamasında Türkiye’ye satış sürecinde aşılması gereken birtakım engeller olduğunu belirtti. Degenhardt, bu engellerden birinin son derece hassas olduğunu söylemekle yetindi. Açıklamanın içeriği tam olarak paylaşılmasa da bu ifadenin Almanya’nın siyasi tutumuna işaret ettiği düşünülüyor.
Daha önce Birleşik Krallık ve İspanya’nın Türkiye’ye olası bir satışa sıcak baktığı biliniyordu. Ancak Almanya’nın geçmişte benzer savunma projelerinde siyasi gerekçelerle engelleme tavırları sergilediği göz önüne alındığında, bu durumun Eurofighter sürecinde de tekrar edebileceği endişesi oluşmuş durumda.
Resmî makamlar tarafından henüz açık bir veto kararı gelmedi. Türkiye’nin, görüşmeleri ağırlıklı olarak Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı ve BAE Systems ile yürüttüğü ifade ediliyor. Almanya’dan konuyla ilgili herhangi bir resmî bildirim yapılmadı.
Eurofighter Typhoon, Avrupa’nın en modern savaş uçakları arasında yer alıyor. Türkiye’nin bu uçaklara duyduğu ilgi, hava kuvvetlerini modernize etme planlarıyla yakından ilişkili. NATO içindeki stratejik sorumlulukları da bu alımı Türkiye için kritik bir hâle getiriyor.
Eurofighter CEO’su Degenhardt da daha önceki açıklamalarında Türkiye’nin bu sınıfta yeni savaş uçaklarına ihtiyacının açıkça ortada olduğunu dile getirmişti. Ona göre, Türkiye’nin bu platformu tercih etmesi, NATO içindeki görev paylaşımı ve operasyonel uyumluluk açısından da faydalı sonuçlar doğuracaktı.










