Türkiye’de Yapay Zekâ Destekli Otonom Çiftlikler İçin Yeni Dönem Başladı
Türkiye’de tarım teknolojileri alanındaki yeni program, 12 şehirden seçilen 22 girişimciyi yapay zekâ destekli otonom çiftlik modeliyle üretime hazırlıyor. Her biri 100 büyükbaş kapasitesine göre tasarlanan tesislerde sağım, yemleme, hayvan takibi, ahır koşullarının izlenmesi ile tarla operasyonlarının robotlar ve sensörlerle yönetilmesi planlanıyor. Program kapsamında son bir yılda 24 otonom çiftlik kurulurken 2026 sonunda toplam sayının 40’a çıkarılması hedefleniyor.
Çiftliklerde Sağım Ve Yemleme İşleri Robotlarla Yönetilecek
Yeni modelde süt sağımı, hayvan besleme ve yem lojistiği gibi günlük olarak tekrarlanan işlemler otomasyon sistemleri tarafından yürütülecek. Sağım robotları, hayvanların sağım işlemini gerçekleştirirken elde edilen verileri dijital olarak kaydederek üreticilere hayvan bazında takip imkânı sağlayacak.
Yemleme süreçlerinde otonom buzağı besleme sistemleri, otomatik yemleme çözümleri ile yem itme robotları kullanılacak. Akıllı yem merkezleri ise hayvanların ihtiyaçlarına uygun yemin hazırlanması ve çiftlik içerisindeki ilgili noktalara ulaştırılması için dijital sistemlerden yararlanacak.
Robotik hayvancılık sistemleri, özellikle gün içinde sürekli tekrarlanan fiziksel işlerin daha düzenli yürütülmesini hedefliyor. Üreticiler böylece günlük operasyonların tamamını manuel olarak takip etmek yerine hayvan sağlığı, üretim planlaması ve işletme yönetimi gibi daha geniş süreçlere odaklanabilecek.
Çiftliklerde farklı noktalara yerleştirilecek sensörler ile görüntüleme sistemleri, hayvanların durumuna ilişkin verileri sürekli olarak toplayacak. Yapay zekâ destekli tarım yaklaşımı, söz konusu verilerin analiz edilmesiyle üreticilerin sürü yönetimi konusunda daha hızlı karar almasına yardımcı olacak.
Akıllı çiftlik sistemleri, hayvanların bulunduğu ortamı da sürekli takip edecek. Sıcaklık, havalandırma ve diğer çevresel koşullar sensörler üzerinden izlenirken ahır içerisindeki şartların hayvanların ihtiyaçlarına göre yönetilmesi planlanıyor.
Programa katılan girişimciler de yalnızca teknolojik ekipmanların kullanımına yönelik eğitim almıyor. Eğitimlerde hayvan sağlığı, sürü yönetimi, üretim planlaması, işletmecilik, robotik, sensör teknolojileri, veri analizi ile yapay zekâ destekli üretim konuları teorik ve uygulamalı olarak ele alınıyor.
Eğitim programını tamamlayan girişimciler sınava giriyor. Başarılı olan katılımcılar sertifika aldıktan sonra yatırımcılarla buluşturuluyor ve çiftlik kurulumları gerçekleştiriliyor.
Tarım alanlarında kullanılacak otonom sistemler, hayvancılık operasyonlarının dışına çıkarak ilaçlama ve hasat gibi süreçleri de kapsayacak. Tarım dronları ile robotik araçlar, insan gücüyle yürütülen bazı tarla işlemlerinin otomatikleştirilmesi için kullanılacak.
Sensörlerden gelen veriler, tarımsal üretimde yalnızca ihtiyaç bulunan bölgelere müdahale edilmesini sağlayacak şekilde değerlendirilecek. Sistemler tarlanın tamamına aynı uygulamayı yapmak yerine ihtiyaç duyulan alanları belirleyerek daha hassas bir üretim yaklaşımını destekleyecek.
Türkiye otonom tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte hayvancılık ile bitkisel üretimde aynı teknolojik yaklaşımı kullanmayı hedefliyor. Veri toplama, analiz ve otomasyon sistemlerinin birlikte çalışması üreticilerin kaynak kullanımını daha ayrıntılı biçimde takip etmesine yardımcı olacak.
Türkiye’de son bir yıl içinde 12 şehirde 24 otonom çiftlik kuruldu. Üniversiteler için oluşturulan 12 tesis eğitim ve araştırma amacıyla kullanılırken tarım girişimcileri için kurulan diğer 12 tesis doğrudan üretim faaliyetlerine hazırlanıyor.
Yükseköğretim Kurulu ile yapılan protokol kapsamında üniversitelere verilen tesisler, öğrencilerin yeni tarım teknolojilerini gerçek üretim koşullarında deneyimlemesine imkân sağlayacak. Üniversiteler aynı zamanda bilimsel çalışmalarını bu tesislerde yürütürken AR-GE faaliyetlerini sahaya taşımak için çiftliklerden yararlanacak.
Girişimciler için kurulan tesislerin bazıları ise kurulum aşamasını tamamladı. Hazır hale gelen çiftliklerde hayvanların yeni tesislere taşınması beklenirken girişimciler üretim sürecine geçiş için hazırlıklarını sürdürüyor.
Programdaki girişimcilerden Şeydanur Kaya, 100 anaç Angus ile 100 sağlıklı buzağı elde etmeyi hedeflediğini belirtiyor. Kaya’nın hedefi, kurulan tesislerde teknolojik altyapının doğrudan hayvancılık üretimiyle birlikte uygulanmasını sağlayacak.
Programın 2026 sonuna kadar 40 yapay zekâ destekli otonom çiftliği faaliyete geçirme hedefi bulunuyor. Uzun vadeli plan ise 40 bin genç tarım girişimcisini 40 bin yeni nesil otonom çiftlikle buluşturacak daha geniş bir üretim ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor.
Otonom çiftlik teknolojileri yaygınlaştıkça robotik sistemler, sensörler ve veri analizi tarımsal üretimin daha fazla aşamasında kullanılabilecek. Tarım işletmelerinin elde edeceği saha verileri, farklı bölgelerdeki üretim koşullarına uygun otomasyon modellerinin geliştirilmesine de katkı sağlayabilecek.
Üniversite tesisleri ile girişimci çiftliklerinin birlikte ilerlemesi, Türkiye’deki tarım teknolojilerinin yalnızca ekipman yatırımı olarak kalmaması açısından önem taşıyor. Eğitim, AR-GE ve gerçek üretimin aynı ekosistemde buluşması, programın 2026 sonrasında ulaşmak istediği daha geniş ölçekli otonom üretim modelinin temelini oluşturacak.









