TÜİK Verileri Açıklandı: Türkiye’de Yapay Zekâ Kullanımı Bir Yılda İkiye Katlandı
Türkiye’de yapay zekâ kullanan bireylerin oranı 2026 yılında yüzde 37,6’ya çıkarak bir önceki yıla göre yaklaşık iki katlık artış gösterdi. TÜİK’in 2026 araştırmaları, üretken yapay zekâ kullanımının 2025’teki yüzde 19,2 seviyesinden yükseldiğini, işletmelerde herhangi bir yapay zekâ teknolojisi kullananların oranının da yüzde 14’e ulaştığını ortaya koydu. Veriler, kullanımın özellikle gençler ile yükseköğretim mezunlarında yoğunlaştığını gösterirken şirketlerin yaygınlaşma sürecinde uzmanlık eksikliği başlıca sorun olarak öne çıktı.
Türkiye’de Yapay Zekâ Kullanımı Hızlı Bir Şekilde Yaygınlaştı
TÜİK’in Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması ile Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, bireysel kullanım ile kurumsal benimsemenin son bir yılda aynı yönde ilerlediğini ortaya koydu. Üretken yapay zekâ kullanan bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 seviyesinde bulunurken 2026 yılında yüzde 37,6’ya yükseldi. Girişimlerde yapay zekâ teknolojisi kullananların oranı da 2025’te yüzde 7,5 iken 2026’da yüzde 14 olarak kaydedildi.

Girişimlerdeki değişim daha uzun bir zaman aralığında incelendiğinde yaygınlaşmanın yalnızca son döneme özgü olmadığı görülüyor. Yapay zekâ kullandığını bildiren işletmelerin oranı 2021 yılında yüzde 2,7 düzeyinde bulunurken 2026’da yüzde 14’e çıktı. Şirketlerin beş yıllık dönemdeki bu değişimi, yapay zekânın kurumsal yazılım ve iş süreçleri içindeki yerinin giderek genişlediğine işaret ediyor.
16-24 yaş grubundaki bireylerin yüzde 64,9’u üretken yapay zekâ kullandığını bildirirken 25-34 yaş grubunda oran yüzde 55,7 olarak ölçüldü. 35-44 yaş grubunda kullanım yüzde 38,1 seviyesine inerken 45-54 yaş grubunda yüzde 20,6’ya geriledi. 55-64 yaş grubunda yüzde 10,6 olarak hesaplanan oran, 65-74 yaş grubunda yüzde 5,1’e kadar düştü.
Eğitim düzeyi yükseldikçe kullanım oranı da belirgin biçimde arttı. Yükseköğretim mezunlarında üretken yapay zekâ kullanım oranı yüzde 62,7’ye ulaşırken lise veya mesleki lise mezunlarında yüzde 45,4 seviyesinde kaldı. İlköğretim veya ortaokul mezunlarında oran yüzde 35,5 olarak ölçülürken ilkokul mezunlarında yüzde 8,5’e indi.
Kadınların yüzde 38,1’lik kullanım oranı erkeklerdeki yüzde 37,2 seviyesine oldukça yakın seyretti. Veriler, Türkiye’de yapay zekâ kullanımındaki temel ayrışmanın cinsiyetten çok yaş ile eğitim düzeyinde ortaya çıktığını gösterdi.
Yapay zekâ kullanan bireylerin kullanım amaçları arasında kişisel ihtiyaçlar ilk sırada yer aldı. TÜİK verilerine göre kullanıcıların yüzde 86,4’ü söz konusu teknolojilerden özel amaçlarla yararlanırken mesleki kullanım oranı yüzde 37,3 olarak hesaplandı. Örgün eğitim kapsamında kullanım ise yüzde 32,6 seviyesinde kaldı.
Kullanıcı olmayan kesimde ise ihtiyaç algısı en güçlü engel olarak ortaya çıktı. Yapay zekâ kullanmayan bireylerin yüzde 63,3’ü bu teknolojilere ihtiyaç duymadığını belirtirken yüzde 18,7’si kullanım konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını söyledi. Yapay zekânın varlığından haberdar olmayanların oranı yüzde 12,4 olarak kaydedildi. Gizlilik, güvenlik veya emniyet kaygıları ise yüzde 5,5’lik bir kesimin kullanım kararını etkiledi.
Telekomünikasyon, programlama ile bilişim faaliyetleri yürüten girişimlerde yapay zekâ kullanım oranı yüzde 63,7’ye ulaşarak sektörler arasında ilk sırada yer aldı. Yayımcılık, radyo ve televizyon ile içerik faaliyetlerinde oran yüzde 57,1 olurken bilgisayar ve iletişim araçlarının onarımında yüzde 32,4 olarak ölçüldü.
Pazarlama ve satış süreçleri, yapay zekâ kullanan girişimlerin tercih ettiği başlıca iş alanı oldu. Şirketlerin yüzde 51’i yapay zekâdan pazarlama veya satış çalışmalarında yararlandığını belirtirken Ar-Ge ya da yenilik faaliyetlerindeki oran yüzde 46,3’e ulaştı. Üretim veya hizmet süreçlerinde kullanım ise yüzde 43,4 seviyesinde kaldı.
Açık kaynaklı yazılımlar şirketlerin yapay zekâya erişiminde yüzde 67,8 ile en yüksek payı aldı. Kapalı kaynaklı yazılım veya sistemlerin kullanım oranı yüzde 49,1 olurken çalışanların kendi geliştirdiği yapay zekâ sistemlerinden yararlanan işletmelerin oranı yüzde 32,1 olarak açıklandı.
Gelecekte yapay zekâ kullanmayı planlayan ancak henüz teknolojiye geçmeyen girişimlerin oranı yüzde 8,3 seviyesinde kaldı. Çalışan sayısı arttıkça planlanan kullanım da yükselirken 50’den az çalışanı bulunan işletmelerde oran yüzde 7,4, 250 veya daha fazla çalışanı bulunan işletmelerde yüzde 14,9 olarak ölçüldü.
Yapay zekâ kullanmayı planlayan şirketlerin yüzde 72,3’ü gerekli uzmanlığın bulunmamasını temel engellerden biri olarak gösterdi. Hukuki sonuçlara ilişkin belirsizlik yüzde 66,4 ile ikinci sırada yer alırken veri koruma ve gizlilik endişeleri yüzde 65,4 oranında ifade edildi. Ekipman, yazılım veya sistem uyumsuzluğu yüzde 65,2 seviyesine çıkarken maliyetlerin yüksek olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 65 oldu.
Türkiye’de yapay zekâ kullanımının önündeki tablo, teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte yetkinlik ihtiyacının da büyüdüğünü gösteriyor. Kurumların önümüzdeki dönemde yalnızca yazılım yatırımlarına değil çalışanların yapay zekâ becerilerine, veri yönetimine, güvenlik politikalarına ve hukuki uyuma da odaklanması gerekecek. Bireysel kullanımda ortaya çıkan yaş ve eğitim farkı ise yapay zekâ okuryazarlığının toplumun farklı kesimlerine ulaştırılmasının teknoloji kullanımının niteliği açısından belirleyici olacağını gösteriyor.









