Telefonların Çekmediği Bölgeler İçin Stratosferden 5G Dönemi Başlıyor
Mobil iletişimde kapsama alanının yetersiz kaldığı bölgeler için geliştirilen yeni nesil hava platformları önemli bir eşiği geride bıraktı. ABD merkezli Sceye ile Japon telekom şirketi SoftBank, stratosferde gerçekleştirilen testlerde yer yüzüne doğrudan 5G bağlantısı sağlamayı başardı. Yapılan denemeler, Yüksek İrtifa Platform Sistemleri teknolojisinin gelecekte mobil şebekelerin ulaşamadığı alanlarda yeni bir alternatif oluşturabileceğini gösterdi.
Stratosferde Konumlanan Platform 5G Sinyalini Yeryüzüne Aktardı
Dünya genelinde milyonlarca kişi hâlâ mobil operatörlerin kapsama alanı dışında kalan bölgelerde iletişim sorunu yaşıyor. Mevcut uydu destekli akıllı telefonlar acil durum mesajları gibi sınırlı hizmetler sunarken yüksek hızlı mobil internet konusunda yeterli çözüm sağlayamıyor.

Sceye tarafından geliştirilen Yüksek İrtifa Platform Sistemleri (HAPS) yaklaşımı ise bu soruna farklı bir çözüm getiriyor. Yaklaşık 20 bin metre irtifada görev yapan insansız platformlar, stratosferde sabit kalarak geniş bir bölgeye doğrudan mobil kapsama sunabiliyor. Bu yükseklik, ticari yolcu uçaklarının uçuş seviyesinin yaklaşık iki katına karşılık geliyor.
Sistemin son testinde SoftBank’ın 5G altyapısı kullanılarak platform üzerinden yeryüzüne kesintisiz veri bağlantısı iletildi. Böylece mobil baz istasyonlarının ulaşamadığı alanlarda yüksek hızlı iletişimin mümkün olabileceği gösterildi.
Testlerde kullanılan SE2 platformu, yaklaşık 60 metre uzunluğundaki gövdesi ve helyum gazıyla çalışan yapısıyla klasik hava araçlarından ayrılıyor. Güneş panelleri gün boyunca bataryaları şarj ederken alt bölümde bulunan haberleşme ekipmanları mobil sinyalleri doğrudan yeryüzüne yönlendiriyor.
Platformun gelişmiş uçuş kontrol sistemi, stratosferdeki rüzgâr akımlarına karşı sürekli dengeleme yaparak belirlenen koordinatta uzun süre görev yapmasını sağlıyor. Yapılan son denemelerde SE2’nin tek uçuşta 88 saat boyunca havada kalmayı başardığı açıklandı.
Yüksek İrtifa Platform Sistemleri yalnızca mobil kapsama amacıyla geliştirilmiyor. Teknolojinin orman yangınları, kasırgalar, seller ve diğer doğal afetlerin izlenmesinde gerçek zamanlı görüntü ile veri aktarımı sağlaması da hedefleniyor. SoftBank ile planlanan ticari testlerin başarılı olması durumunda, gelecekte mobil iletişim altyapısında uydular ile yer tabanlı baz istasyonları arasında yeni bir katman oluşabilir. Böylece bugün “ölü bölge” olarak tanımlanan birçok noktada kesintisiz bağlantı sunulmasının önü açılabilir.









