Haberler

Siber Saldırılarda Yeni Hedef Tarayıcılar Oldu: 2026 Raporu Tehlikeyi Ortaya Koydu

Push Security’nin 2026 yılına yönelik araştırması, siber saldırganların kurumsal sistemlere ulaşmak için tarayıcıları, arama motorlarını ve sosyal medya platformlarını daha yoğun kullandığını ortaya koydu. Şirketin verilerine göre incelenen saldırıların yarısı e-posta dışındaki kanallardan ulaştırılırken, kimlik avı sayfalarının büyük bölümü güvenlik araçlarından kaçmak için farklı yöntemlerden yararlanıyor. Yapay zekâ destekli saldırı araçlarının yaygınlaşması da şirketlerin tarayıcı güvenliğine yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirmesini gerektiriyor.

Siber Saldırganlar E-Posta Güvenliğini Aşarak Tarayıcılara Yöneliyor

Push Security’nin yayımladığı rapor, modern siber saldırıların yalnızca e-posta ekleri veya zararlı dosyalar üzerinden ilerlemediğini gösteriyor. Saldırganlar arama motorları, sosyal medya mesajları, iş ilanları, kısa mesajlar ve iş birliği platformları aracılığıyla kullanıcıları zararlı internet sayfalarına yönlendirebiliyor. Kullanıcı tarayıcıda oturum açtığında saldırı, normal internet trafiği içinde gizlenebiliyor.

Rapora göre Push Security tarafından incelenen saldırı içeriklerinin yarısı, arama motorları ve sosyal medya gibi geleneksel e-posta güvenlik sistemlerinin doğrudan denetlemediği kanallardan ulaştırıldı. Bu yöntem, e-posta güvenlik ağ geçitlerinin koruma kapsamı dışında kalan alanlarda yeni riskler oluşturuyor.

Saldırganların amacı yalnızca kullanıcı adlarını ve parolaları ele geçirmekle sınırlı kalmıyor. Oturum belirteçlerinin çalınması, kimlik doğrulama süreçlerinin kötüye kullanılması ve kullanıcıların zararlı komutları kendilerinin çalıştırmasının sağlanması da saldırı yöntemleri arasında yer alıyor. Bu nedenle tarayıcıda gerçekleşen her şüpheli etkinlik, bilgisayara zararlı yazılım yüklenmesiyle sonuçlanmasa bile hesap güvenliğini tehdit edebiliyor.

Raporda öne çıkan saldırı yöntemlerinden biri ClickFix olarak adlandırılıyor. Bu teknikte saldırganlar, kullanıcılara sahte bir güvenlik doğrulaması veya hata düzeltme adımı göstererek belirli komutları çalıştırmalarını ya da panoya kopyalanan içeriği kullanmalarını istiyor. Kullanıcı, ekranda gördüğü talimatı güvenilir sanarak uyguladığında zararlı kodun çalışmasına zemin hazırlayabiliyor.

Push Security’nin verilerine göre şirketin engellediği ClickFix sayfalarının beşte dördü, arama motorlarındaki zararlı reklamlar, arama sonuçlarını manipüle eden yöntemler veya ele geçirilmiş internet siteleri üzerinden ziyaret edildi. Bu bulgu, kullanıcıların yalnızca şüpheli e-postalardan değil, sıradan bir internet aramasından da saldırıyla karşılaşabileceğini gösteriyor.

Saldırganlar ayrıca güvenilir görünen internet sitelerini ve yönlendirme zincirlerini kötüye kullanabiliyor. Microsoft Azure, SharePoint, Google Sites ve diğer yaygın hizmetlerde barındırılan içerikler, bazı saldırılarda zararlı bağlantıları gizlemek için kullanılıyor. Bir bağlantının bilinen bir hizmete yönelmesi, içeriğin güvenli olduğunu tek başına kanıtlamıyor.

Geleneksel güvenlik sistemleri, bilinen zararlı internet adreslerini engelleme listeleri üzerinden tespit etmeye çalışıyor. Ancak saldırganlar, kimlik avı sayfalarının bulunduğu alan adlarını kısa aralıklarla değiştirerek bu listelerin etkinliğini azaltabiliyor.

Push Security, incelediği kimlik avı alan adlarının çoğunun yeni bir adresle değiştirilmeden önce yaklaşık iki gün etkin kaldığını bildiriyor. Saldırganların yeni alan adlarına geçmesi, daha önce tespit edilen bağlantıların engellenmesine rağmen kampanyaların farklı adreslerle devam etmesine olanak tanıyor.

Araştırmaya göre tarayıcı içindeki saldırıların yüzde 95’inde, güvenlik araçlarının sayfaları analiz etmesini zorlaştıran bot koruma hizmetlerinden yararlanıldı. Bu tür mekanizmalar, bazı inceleme sistemlerine farklı içerik göstererek zararlı sayfaların tespit edilmesini güçleştirebiliyor.

Saldırganlar böylece güvenlik ürünlerinin yalnızca alan adı itibarına, bilinen zararlı dosyalara veya belirli ağ trafiği işaretlerine dayanan kontrollerini aşmayı hedefliyor. Şirketler açısından bu durum, saldırıların yalnızca bilgisayarda çalışan dosyalar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayabileceğine işaret ediyor.

Push Security’nin 2026 yılında incelediği kimlik avı araçlarının yüzde 90’ında yapay zekâ tarafından oluşturulmuş içerik veya yapay zekâyla bağlantılı işaretler bulunduğu bildiriliyor. Şirket, yapay zekânın saldırganlara daha inandırıcı mesajlar hazırlama ve kendi saldırı araçlarını daha hızlı geliştirme konusunda katkı sağladığını belirtiyor.

Yapay zekâ destekli yazılım geliştirme araçları, daha önce kapsamlı teknik bilgi gerektiren bazı işlemlerin daha geniş bir saldırgan kitlesi tarafından gerçekleştirilmesini kolaylaştırabiliyor. Hazır kimlik avı paketlerine yeni işlevlerin eklenmesi de saldırı yöntemlerinin daha hızlı yayılmasına katkıda bulunabiliyor.

Raporda cihaz koduyla kimlik avı yöntemlerindeki artış da öne çıkıyor. Push Security, 2026 yılında 30’dan fazla yeni cihaz kodu kimlik avı paketini katalogladığını aktarıyor. Bu yöntemde saldırganlar, kullanıcıları meşru bir oturum açma sayfasına yönlendirerek kendilerine verilen bir kodu girmeye ikna edebiliyor. Kullanıcı işlemi onayladığında saldırgan, hesabın yetkilendirilmesinden yararlanmayı deneyebiliyor.

Bu tür saldırılar, yalnızca güçlü parola kullanımına dayalı korumanın neden yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Çok faktörlü kimlik doğrulama önemli bir güvenlik katmanı sunsa da oturumların, erişim izinlerinin ve uygulama onaylarının da korunması gerekiyor.

Push Security’nin değerlendirmesine göre mevcut güvenlik araçlarının bir bölümü, tarayıcının içinde gerçekleşen kimlik avı ve hesap ele geçirme girişimlerini izlemek için tasarlanmamış durumda. E-posta dışındaki kanallardan gelen bağlantılar, normal kullanıcı davranışlarına benzeyen işlemler ve sürekli değişen alan adları güvenlik ekiplerinin saldırıları zamanında fark etmesini zorlaştırabiliyor.

Kuruluşların tarayıcı güvenliğini güçlendirmek için kullanıcıların hangi internet uygulamalarına eriştiğini, hangi izinleri verdiğini ve oturumların nasıl kullanıldığını değerlendirmesi gerekiyor. Şüpheli tarayıcı eklentilerinin denetlenmesi, uygulama izinlerinin sınırlandırılması ve çalışanların beklenmedik komutları çalıştırmaması konusunda bilgilendirilmesi de önem taşıyor.

Güvenlik ekiplerinin yalnızca e-posta filtrelerine veya uç nokta korumasına güvenmek yerine kimlik, tarayıcı ve bulut uygulamalarını birlikte değerlendirmesi gerekiyor. Özellikle kurumsal hesaplara erişim sağlayan oturum belirteçlerinin korunması, saldırı sonrasında hesapların ele geçirilmesini önleme açısından kritik rol oynuyor.

Push Security’nin bulguları, tarayıcıların yalnızca internet sitelerini görüntüleyen araçlar olmaktan çıkarak kurumsal kimliklere, bulut uygulamalarına ve hassas verilere erişimin merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor. Saldırganların kullandığı yöntemler çeşitlendikçe şirketlerin de tarayıcı içindeki davranışları izleyen, kimlik risklerini değerlendiren ve kullanıcıların erişimlerini denetleyen güvenlik önlemlerini güçlendirmesi gerekiyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu