Haberler

PostgreSQL’in Yaratıcısı Konuştu: Oracle’ın MySQL Kararı Rakibinin Önünü Açtı

PostgreSQL’in yaratıcısı Michael Stonebraker, Oracle’ın MySQL’i satın almasının dolaylı olarak PostgreSQL’in küresel veritabanı ekosisteminde güç kazanmasına yardımcı olduğunu söyledi. Stonebraker’a göre Microsoft, Google ve Amazon gibi büyük teknoloji şirketlerinin PostgreSQL uyumlu sistemlere yönelmesi, açık kaynaklı veritabanının kullanım alanını yalnızca PostgreSQL sunucularıyla sınırlı kalmayacak şekilde genişletti. PostgreSQL’in 30 yıllık SQL geçmişi son yıllarda hızla büyürken MySQL’in güçlü rakip konumunu giderek kaybettiği değerlendirmesi de veritabanı pazarındaki değişimi ortaya koyuyor.

Oracle’ın MySQL Kararı PostgreSQL’in Önünü Açtı

UC Berkeley’de emeritus profesör olarak çalışmalarını sürdüren Michael Stonebraker, Oracle’ın 2010 yılında Sun Microsystems’i satın almasının ardından MySQL’i bünyesinde tutmasının PostgreSQL açısından beklenmedik bir fırsat yarattığını belirtti. MySQL, Facebook, Google, Twitter ve Uber gibi internet şirketlerinin erken dönemlerinde yaygın biçimde kullanılırken Oracle’ın satın alma hamlesi sonrasında bazı geliştiriciler gelecekteki yönelim konusunda alternatif aramaya başladı.

Stonebraker, MySQL’in Oracle çatısı altına girmesinin PostgreSQL’in yükselişini hızlandıran gelişmelerden biri olduğunu düşünüyor. PostgreSQL’in herhangi bir teknoloji şirketinin kontrolünde olmaması da geliştiricilerin uzun vadeli tercihlerini etkileyen unsurlar arasında bulunurken açık kaynak geliştirme modeli veritabanının farklı ticari ürünlere uyarlanmasını kolaylaştırdı.

PostgreSQL’in ilk sürümü 30 yıl önce SQL desteğiyle ortaya çıkarken projenin temeli Stonebraker’ın 1986 yılında önerdiği Postgres sistemine dayanıyor. Veritabanı teknolojisi yıllar boyunca geliştirici topluluklarında istikrarlı biçimde yayılırken son beş yıldaki kullanım artışı PostgreSQL’i kurumsal altyapıların daha görünür bir bileşeni hâline getirdi.

Stack Overflow’un 2023 geliştirici araştırması, PostgreSQL’i geliştiriciler arasında en popüler veritabanı seçeneği olarak gösterdi. PostgreSQL’in etkisi yalnızca doğrudan PostgreSQL kullanan sistemlerle sınırlı kalmadı çünkü farklı üreticiler PostgreSQL’in istemci iletişim protokolüyle uyumlu veritabanları geliştirerek aynı ekosisteme bağlandı.

Microsoft, PostgreSQL’e katkı sağlayan şirketler arasında yer alırken kendi dağıtık PostgreSQL hizmetini de geliştirdi. Google ile Amazon da PostgreSQL uyumluluğunu bulut veritabanı hizmetlerinde stratejik bir seçenek olarak konumlandırırken CockroachDB ve YugabyteDB gibi bağımsız veritabanı şirketleri de PostgreSQL uyumluluğunu ürünlerinin önemli özellikleri arasında tutuyor.

Stonebraker’ın değerlendirmesinde PostgreSQL adı yalnızca doğrudan kullanılan açık kaynaklı veritabanını ifade etmiyor. Stonebraker, PostgreSQL’in wire protocol adı verilen istemci-sunucu iletişim yapısıyla uyumlu çok sayıda sistemi de aynı ekosistemin parçası olarak görüyor ve Microsoft, Google ile Amazon’un bu standarda büyük yatırımlar yaptığını belirtiyor.

Oracle’ın MySQL üzerindeki yönetimi uzun süre görece açık bir yaklaşım olarak değerlendirilse de son yıllarda şirketin MySQL geliştirmelerine yaptığı yatırım konusunda soru işaretleri arttı. Oracle’ın 2025 yılında MySQL’in çekirdek geliştirme ekibinde geniş çaplı işten çıkarmalar gerçekleştirdiğine ilişkin haberler, topluluğun gelecekteki ürün desteğine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

MySQL’in geçmişte web şirketleri için güçlü bir tercih olmasının temelinde kullanım kolaylığı, geniş geliştirici desteği ve internet uygulamalarıyla uyumluluğu bulunuyordu. PostgreSQL ise daha geniş SQL özellikleri, gelişmiş veri türleri, güçlü sorgulama yetenekleri ve genişletilebilir mimarisi sayesinde zaman içinde farklı kurumsal iş yüklerine daha fazla uyum sağladı.

PostgreSQL’in yükselişi, tek bir şirketin pazarlama gücünden çok geniş geliştirici topluluğunun oluşturduğu ekosistemle ilerliyor. Stonebraker, projenin birkaç büyük şirket tarafından kontrol edilmemesinin uzun vadede bağımsızlığını korumasına yardımcı olacağını savunurken açık kaynak modelini bu yapının temel avantajı olarak görüyor.

Michael Stonebraker, PostgreSQL’in ardından Illustra ve Vertica gibi veritabanı şirketlerinin kurulmasına öncülük ederek veri yönetimi alanındaki çalışmalarını sürdürdü. 80’li yaşlarında olmasına rağmen yeni teknolojiler üzerinde çalışan Stonebraker, 2023 yılında veri merkezli işletim sistemi fikri üzerine DBOS’u kurdu.

DBOS, daha sonra odağını yapay zekâ ajanlarına kaydırarak veri tabanlı işletim sistemi yaklaşımındaki zaman yolculuğu yeteneklerini ajan iş akışlarında kullanmaya başladı. Şirketin teknolojisi, bir yapay zekâ ajanının çalışması kesildiğinde önceki durumunu koruyarak işlemi yeniden sürdürebilmesine dayanan dayanıklı yürütme yaklaşımını kullanıyor.

Qian Li ile Peter Kraft, DBOS’ta CEO ve CTO görevlerini üstlenirken Databricks ile CockroachDB şirketin teknolojisini yapay zekâ ajanı uygulamalarında kullanıyor. PostgreSQL’in bulut bilişimde yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan geniş uyumluluk ekosistemi, veritabanı teknolojisinin yapay zekâ uygulamalarında da altyapı rolünü güçlendirmesine zemin hazırlıyor.

PostgreSQL’in gelecekteki etkisi yalnızca açık kaynaklı bir DBMS’in pazar payıyla ölçülmeyecek. Microsoft, Google ve Amazon gibi büyük sağlayıcıların PostgreSQL uyumluluğunu temel hizmetlerine taşıması, geliştiricilerin farklı altyapılar arasında daha kolay hareket etmesini sağlarken PostgreSQL’in bir ürün olmaktan çıkarak geniş bir veri erişim standardına dönüşmesini destekliyor. Stonebraker’ın “dünyayı ele geçirme” değerlendirmesi de bu nedenle doğrudan veritabanı kurulumlarından çok PostgreSQL etrafında oluşan geniş teknik ekosisteme işaret ediyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu