Haberler

Oxford’dan Şaşırtan Rapor: Yapay Zekâ Altyapısı Neden Bir Avuç Ülkenin Kontrolünde?

Oxford Üniversitesi tarafından yayınlanan yeni bir rapor, yapay zekâ altyapısının tıpkı petrol gibi gelecekte ülkelerin küresel gücünü belirleyecek temel unsurlardan biri olacağını ortaya koydu. Ancak bu altyapının büyük kısmı yalnızca sınırlı sayıda ülkede toplanmış durumda.

Yapay Zekâ Veri Merkezleri Dünya Genelinde Dengesiz Dağılıyor

Araştırmacılar, dünya genelinde sadece 33 ülkede yapay zekâya özel veri merkezlerinin bulunduğunu tespit etti. ABD, Çin ve Avrupa ülkeleri bu alanda açık ara önde yer alıyor. Afrika ve Güney Amerika kıtalarında ise yalnızca Güney Afrika ile Brezilya’nın bu altyapıya sahip olduğu belirtildi. Toplam 132 bulut bilişim merkezinin yapay zekâ destekli donanıma sahip olduğu aktarıldı. Bu merkezlerden 26’sı ABD’de, 22’si Çin’de ve 27’si Avrupa Birliği ülkelerinde bulunuyor.

Araştırma, küresel bulut altyapı harcamalarının yüzde 78’inin ABD, Çin ve Avrupa’da gerçekleştiğini gösterdi. ABD’de Amazon, Google ve Microsoft, Çin’de Alibaba, Huawei ve Tencent, Avrupa’da ise OVHcloud, Hetzner ve Exoscale gibi firmalar öne çıkıyor.

Oxford Üniversitesi’nden Vili Lehdonvirta, AI altyapısındaki bu eşitsizliğin siyasi gücü de etkileyebileceğine dikkat çekti. Lehdonvirta, petrol üreticilerinin uluslararası siyasette oynadığı etkin rolün benzerinin gelecekte bilgi işlem altyapılarına sahip ülkeler için geçerli olabileceğini vurguladı.

Veri merkezlerinin içinde kullanılan çiplerin çoğunun Nvidia tarafından üretildiği ve bunların büyük bir kısmının Tayvan’da üretildiği açıklandı. Bu durum, tedarik zincirindeki kırılganlığı artırıyor. ABD ve Çin’deki şirketlerin, bu bağımlılığı azaltmak amacıyla kendi donanımlarını üretmeye yöneldiği ve yerli hızlandırıcı yatırımlarını artırdığı belirtildi.

Oxford ekibi, yapay zekâ altyapısının eşit dağılmamasının gelişmekte olan ülkeler için uzun vadeli sorunlar doğurabileceğini ifade etti. AI alanındaki beyin göçü hız kazanırken, altyapısı olmayan ülkeler hem teknolojik avantajlardan mahrum kalıyor hem de yetenekli uzmanlarını kaybediyor.

Araştırmaya göre, gerçek anlamda bilgi işlem egemenliğini sağlayabilen ülkeler yalnızca ABD, Çin ve birkaç Avrupa ülkesiyle sınırlı. Bu ülkeler, altyapıyı hem kendi topraklarında barındırıyor hem de hizmeti veren firmalara da sahiplik ediyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu